Koronavirüs (Covid-19) günlerinde nasıl vakit geçirmeli

Koronavirüs (Covid-19) günlerinde nasıl vakit geçirmeli? Çocuklarla nasıl zaman geçirmeli? Duygusal dayanıklılığı çocuklarla birlikte sağlayın! Çocuklar belirsizlik kaygısı yaşıyor.

Koronavirüs (Covid-19) günlerinde nasıl vakit geçirmeli
Paylaş:

Koronavirüs (Covid-19) salgını ile yaşamımızda birçok şey değişti. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurper Ülküer salgının yetişkinler kadar çocukları da etkilediğine dikkat çekiyor. Herkeste kaygı ve endişe olduğunu belirten Prof. Dr. Nurper Ülküer anne-babanın yaşadığı kaygıyı çocuklarına yansıtmaması gerektiğini belirterek “Duygusal dayanıklılığı çocuklarla beraber sağlayın” tavsiyesinde bulunuyor.

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurper Ülküer, Koronavirüs (Covid19) nedeniyle içinde bulunduğumuz durumun çocuklarda oluşturacağı belirsizlik kaygısına dikkat çekti.

“Çocuklar belirsizlik kaygısı yaşıyor”

Prof. Dr. Nurper Ülküer, “Önce, anne-babalar ve diğer yetişkinler kendi aralarında konuşmaya başladılar. Daha sonra, el yıkama, maske takma gibi kurallar geldi, daha sonra okullar kapatıldı. Anne, baba ve kardeşler eve kapandı. Üst kattaki büyükanne-babaya gidilemiyor veya arkadaş ile oynanamıyor. Bunların bir açıklaması olmalı ama kendilerine de pek bir şey de söylenmiyor veya sorulunca geçiştirilmeye çalışılıyor. Bunların çocuklarda belirsizlik kaygısı yaratması tabii ki en doğal bir durumdur” dedi.

“Çocuklar ebeveynlerin anlayış sınırını zorlayabilir…”

Okul öncesi çağdaki çocuklarının özellikle kreş gibi yerlere düzenli devam edenlerde bu yaşanan ani duraksamayı ve evde kapalı kalmayı sorgulayacaklarının altını çizen Prof. Dr. Nurper Ülküer, çocukların oyun arkadaşlarından uzak olmanın stresini yaşayacaklarını belirtti. Bu durumun kendileri de kaygı içinde olan anne-babaların anlayış sınırlarını zorlayabileceğini ve çocukların hırpalanmasına neden olabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Nurper Ülküer, şunları söyledi:

“Enerjisini atamayan çocuk hırçınlaşıyor…”

“Çocukların evde uzun süre kapalı kalması, enerjisini yeterince atamadığı ve kısıtlandığı için hırçınlaşmasına yol açacaktır. Sadece küçük çocuklar değil, okul çağı çocukları ve ergenlik dönemindeki gençler de yaşamlarına gelen yeni kısıtlamalar sonucu kaygı ve huzursuzluk içinde olabilirler. Okula internet veya televizyon üzerinden devam etmeye çalışmak, ev ortamının okul ortamı haline gelmesi ve bu duruma hızla uyum sağlamaya çalışmak çocuklar ve aileler üzerinde ayrı bir stres nedenidir. Ancak, bu stres durumunu “katlanılabilir”, hatta “olumlu” strese dönüştürmek ve çocuklarda sosyal- duygusal “dayanıklılığı” sağlayacak bir ev ortamı oluşturmak ebeveynlerin elindedir ve bu öyle büyük bir çaba da gerektirmez. Üstelik bunu yaparken, ebeveynler kendi kaygılarını azaltarak, bu olağan üstü durumu “olağan ve olumlu” bir enerji ile yönetebilir, aile içi etkileşimi güçlendirmede bir fırsat olarak değerlendirebilirler” dedi.

Kaygı ve stresi olumluya dönüştürün!

Anne ve babaların birlikte yaşadıkları olumsuz kaygı ve stresi olumluya çevirmek adına UNICEF ve Dünya Sağlık Örgütü’nün önerilerine dikkat çeken Prof. Dr. Nurper Ülküer bu önerileri şöyle sıralıyor:

Sakin ve proaktif olun: Çocuklarınızla Koronovirisü (Covid 19) konusunda sakin ve açık bir şekilde, onların endişelerini azaltacak, kendilerini koruyacak şekilde konuşun. Onlara güven duygusu verin. Onları dinleyin. Sorularını açıklıkla ve doğru cevaplamaya çalışın. Bilmiyorsanız, beraberce araştırın ve cevabı bulun. Çocuklarınızı gözlemleyin. Sağlık durumlarını onları endişelendirmeyecek şekilde kontrol edin. Kendilerine, çocuklar için fazla bir tehlike olmadığını ama yine de halsiz veya hasta hissettiklerinde hemen haber vermelerini hatırlatın. El yıkanmasının en iyi koruma yöntemi olduğunu anlatın. El yıkama şekli gösterilerek bunu sıklıkla ve dışardan geldiklerinde mutlaka tekrarlamaları vurgulayın. Çocukların, kendi ellerini yıkayarak, sadece kendilerini koruyarak etrafındaki diğer insanları da koruduğu anlatın.  Öksürdüklerinde ağız ve burunların kapatmayı gösterin ve uygulayın.

Belirli bir rutin oluşturun ve ona bağlı kalın: Çocukların ve sizin günlük programınız olsun. Durumun belirsizliğini azaltacak en önemli şey beraberce yapılan ve uyulan programlardır. Programlarda, ev işleri de dâhil herkesin yapacağı işler ve zamanı belirlenebilir. Bu programın içine herkesin kendisine ait bir zamanı ve faaliyeti de olabilir. Arkadaşlarla telefonla veya görüntülü konuşmalar için, kitap okumak, ortak oyunlar oynamak, ders yapmak için zamanlar belli olmalı ve bu zamanlara uyulmaya dikkat edilmelidir. Bu program, 3 yaştan itibaren, ergenliğe kadar her yaş grubu için geçerlidir ve yapılırken herkesin görüşü ve tam katılımı olması gerekir.

Bırakın çocuklar duygularını yaşasınlar: Koronavirus (Covid-19) yüzünden çocuklarınızın birçok programı aksamış olabilir. Sınavları, spor ve sanat etkinlikleri, arkadaşları ile çıkacakları geziler iptali nedeniyle üzgün olabilirler. Evde kapalı kalmaktan sıkılabilirler ve aksi davranışlarda bulunabilirler. Hazırlıklı olun ve anlayışla karşılayın. Duygularını yaşamalarına izin verin. Sizinle konuşmak isterlerse dinleyin, dinlediğinizi ve kendinizi onun yerine koyup anladığınızı ona hissettirin.

Duymuş oldukları bilgilerin doğruluğunu birlikte kontrol edin: Koronavirus (Covid-19) hakkında oldukça çok bilgi dolaşıyor. Neyin doğru veya yanlış olduğunu çocuklarınızla birlikte anlamaya çalışın. Doğru kaynaklardan bilgi almaya çalışın. Bu konuda, UNICEF www.unicef.org ve Dünya Sağlık Örgütlerinin www.who.org  Türkçe web sitelerine ve Sağlık Bakanlığının bilgilerine güvenin. Covid 19 ile ilgili okul ve çevrimiçi zorbalıklar konusunda çocuklarınızın yanında olun, onların bu zorbalıklarla baş edebilmesi için sizin onun yanında olduğunuzu hissetmesi gerekir. Çocuğunuza bunu hissettirin ve yanında olun.

Oyalayıcı hoş şeyler bulun – bu zamanı aile içi iletişimi güçlendirecek bir fırsat olarak değerlendirin: Bilhassa büyük şehirlerde, çalışan anne-baba ve çocuklardan oluşan ailelerin birbirleri ile bu kadar uzun ev ortamında zaman geçirmenin nadir olduğunu düşünürsek, bu “zorunlu” eve kapanmayı bir fırsat olarak değerlendirmek gerekir. Yemekleri beraber ve sohbet ederek yiyin, bunun her zaman yapamadığınız bir “ayrıcalık” olduğunu hatırlayın. Aile bireylerinin beraberce veya gruplar halinde yapacağı eğlenceli işler ve oyunlar düzenlenebilir. Kızma Birader, Borsa ve benzeri masa oyunları tüm aileyi bir araya toplayabilir. Günlük yemek, temizlik gibi işler gruplar halinde yapılabilir ve eğlenceli hale getirilebilir. Örneğin, küçük çocuklardan ergenlere kadar herkes yeni bir kek veya kurabiye tarifini uygulamak isteyebilir.

Kendinize iyi bakın, zaman ayırın ve davranışlarınızı izleyin: Unutmayın, çocuklarınız da sizi gözlemliyor. Onlara her türlü örnek olun. Kaygılarınızı ve telaşınızı göstermeyin zira onlar sizin sadece ne dediğinizi değil davranışlarınızı da kopyalarlar. Onların size güvenebileceğini ve zor durumda yanında olduğunuzun mesajını verin. Bunu yapabilmek için: Kendinize zaman ayırın, kendi rutininizi oluşturun. Spor yapın, nefes egzersizleri yapın, pozitif düşünün. Duygularınızın ve endişelerinizin farkında olun onları olumlu yönde şekillendirin. Çocuklarınızda olduğu gibi kaygılarınızın ve endişelerinizin normal olduğunu kabul edin. Eşler arası iş birliği ve dayanışma olmasına dikkat edin. Sorumlulukların ebeveynler arasında (anne-baba) arasında dengeli dağılmasına dikkat edin. Bu zamanın, beraber geçirilecek anlar olarak bir fırsat olduğunu düşünün ve öyle değerlendirin. Eğer tek ebeveyn iseniz yakınlarınızdan yardım isteyin.

Oyun ve eğlenceli aktivitelere birlikte zaman ayırın

Çocukların bu dönemde her zamandan daha fazla, sevgiye, şefkate, duyarlı bakıma, güven duymaya, gelişmeye ve öğrenmeye ihtiyaçları olduğunu belirten Prof. Dr. Nurper Ülküer, anne-babaların çocukları ile kuracakları sıcak ve olumlu ilişki ile birlikte bu olağan üstü durumdan “güçlenmiş” olarak çıkabileceklerini ifade etti.

Ekran başında tek başına veya ebeveyniyle uzun süre kalmanın birlikte olma prensibini bozacağını belirten Prof. Dr. Nurper Ülküer ailelerin ekran başında geçirilen süreye özen göstermeleri ve kendi sınırlarını çizmelerini söylüyor. Prof. Dr. Nurper Ülküer çocuklarıyla birlikte iyi vakit geçirmek isteyen ailelere şu önerilerde bulunuyor:

- Eğlenceli oyunlar, müzik açılıp, özgürce dans etme, farklı nesnelerle müzik yapma, karanlıkta fenerli gölge oyunları oynama, birlikte yemek pişirme, eski dergilerden görseller kesip kolajlar yapma, her gün farklı bir spor branşını inceleyerek uygulama, göz bağlayıp, kokularından nesneleri tanıma gibi evde yapılacak aktiviteleri deneyin.

- Beraberce bir hikaye okuyup hikayeyi canlandırın ya da hikayeyi yarıda kesip sonunu hayal etmesini isteyin. Veya beraberce doğaçlama hikâye oluşturun.

- Tüm arşivlere ücretsiz erişim sunan TÜBİTAK Bilim Çocuk (+6 yaş)  ve Meraklı Minik (3-6 yaş) sayılarını birlikte inceleyin, oyuncakları yıkayın, sulu oyunlar hazırlayın.

- Hayvan yürüyüşleri taklit edin, eski fotoğraflara bakın, sevdiklerinize mektup yazın

- Çocukluk oyunlarınızı çocuğunuza öğretin.



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: