Klinik Uygulama ve EMDR

EMDR’nin geniş bir yelpazeye yayılmış psikolojik sorunların iyileştirilmesindeki çarpıcı etkisini vurgulamak için örnekleri farklı psikolojik sıkıntılara sahip danışanlarımdan seçtim

Paylaş:

Herhangi bir problemle psikolojik danışmanlık almak için başvuran kişilerin, kendileriyle ilgili olumsuz inançlara sahip olduğu gözlenir. Kimi zaman bu olumsuz düşünceler kişinin yaşamının her alanında tekrarlayan sabit bir hal alabilir. Klinik uygulamalarda, psikolojik problemi olan kişilerin kendileri ile ilgili bazı sabit olumsuz inançlara ve bunlarla ilişkili kaygı, öfke, sıkıntı, suçluluk, huzursuzluk, utanma, tedirginlik, korku gibi olumsuz duygulara sahip olduklarını görürüz. Bu kişiler ne yaparlarsa yapsınlar kendileriyle ilgili bu olumsuz düşüncelerin ve duyguların etkisinden kurtulamadıklarını ifade ederler. Olumsuz duygu ve düşünceler kişinin tüm yaşamını etkisi altına alabilir. Örneğin, panik atak yaşayan bir kişi, sıklıkla kontrolünü kaybettiği duygusunu yaşayabilir. "Tehlikedeyim", "çaresizim", "dayanamıyorum", "kontrolümü yitirdim" gibi olumsuz düşüncelerin kendisini yoğun olarak etkilediğini fark edebilir. Tehlikede olduğu durumlarda şiddetli korku hissedebilir ya da ileride başına olumsuz bir şey geleceğini düşünerek yoğun bir şekilde kaygılanabilir. İşle ilgili performans kaygısı olan ya da aşırı mükemmeliyetçi bir çalışan "başarısızım", "karar veremiyorum", "mükemmel olmalıyım", "kendimi organize etmeliyim" gibi düşüncelerin etkisinde kalarak işyerindeki zamanının büyük kısmını sıkıntı, huzursuzluk ya da kaygı duyguları içinde geçirebilir. Başarısızlık korkusu kimi zaman o kadar büyüktür ki, kişi yeni bir iş ya da karar konusunda çekimser kalabilir. Yaptığı işle ilgili olası bir hata olacağı kaygısı ile çalışma arkadaşlarıyla paylaşımda zorlanır. Uçak korkusu olan bir kişi ise uçağa bindiğinde ya da bir süre sonra uçmasını gerektirecek bir iş gezisine çıkması durumunda "tehlikedeyim", "güvende değilim" gibi düşünceler eşliğinde yoğun kaygı atakları yaşayabilir. Yoğun kaygı atakları kimi zaman kişinin yaşadığı bireysel travmalara bağlı olarak değişebilir. Tacize uğramış bir kişi, yaşadığı dehşet verici olayın etkini içselleştirebilir, yaşadığı çaresizlik ve öfke ile kendisinde suç arayabilir. "Kötü şeyleri hak ediyorum", "sevgiyi hak etmiyorum", "değersizim", "elim kolum bağlı" gibi düşüncelerden kurtulamayacakmış hissine kapılabilir. EMDR ile yaptığım birçok uygulamada, yukarıda bir kısmını dile getirdiğim sorunlarda var olan kuvvetli olumsuz inanç ve duyguların azalıp yok olduğunu ve daha da önemlisi bunların olumlu inanç ve duygularla yer değiştirdiğini çarpıcı bir şekilde gördüm. Bu değişim bazen o kadar hızlı bir şekilde olmaktadır ki buna halen ben bile şaşırıyorum ve EMDR’nin vaat ettiği iyileştirici gücü yakından gören bir kişi olarak heyecanlanıyorum. Takip eden satırlarda, çeşitli problemlerden ötürü görüştüğüm danışanlara uyguladığım EMDR seanslarından elde ettiğim sonuçları kısaca yazdım. Örneklerde süreç içinde yaşananlardan hiç bahsetmedim ve sadece sonuçları özetledim. Örnekler danışanların uzun zaman dilimindeki değerlendirmelerini yansıtmıyor, sadece danışana sıkıntı veren belirli bir konu üzerinde yapılan EMDR çalışmasının sonucuna odaklanıyor. Bir danışanım, eşinin ölümünden sonra bir türlü aklından çıkaramadığı rahatsız edici son görüntüsünü, kısa bir EMDR seansı (45 dk.) sonunda istese de aklına net bir şekilde getiremiyor, getirebildiği zamanlarda da bundan artık etkilenmiyordu. Uçak fobisi olan bir danışanım sekiz kısa EMDR seansından sonra uçarken güzel vakit geçirdiğini dile getiriyordu. Uçak, önceden olduğu gibi tehlikede olduğuna inandığı bir yer değil kendisini güvende hissettiği bir yerdi artık. Köprüde trafik sıkıştığında panik atağı yaşayan bir danışanım, iki kısa EMDR seansından sonra hiçbir kaygı yaşamadan köprüden geçebilmeye başladı. Artık kendisini çaresiz hissetmiyor ve korkmuyordu. Ciddi bir trafik kazası geçiren bir danışanım, dört EMDR seansından (90 dk.lık) sonra, kazayla ilgili görüntülerden kurtulmuştu. Artık tahammül edilebilir bir endişe seviyesi ile araba kullanabiliyordu. İşleri yetiştiremeyeceği, işçilerin ve alacaklıların kapıya dikileceği düşüncesiyle son derece yoğun kaygı yaşayan bir danışanımın da, bu durumla ilgili çaresizlik düşünceleri kısa bir EMDR seansının ardından yok oldu. Bu rahatlama, işiyle ilgili kaygı duyduğu diğer durumlara da olumlu yansıdı, o durumlarla ilgili ayrı EMDR çalışmaları yapmaya gerek bile kalmadı. 35 sene önce ablasını kaybeden bir danışanımın ablasının ölüm günü ile ilgili aklından çıkaramadığı görüntüler, dört kısa EMDR seansından sonra canlılığını kaybetti, o günle ilgili olan "dayanamıyorum" düşüncesi ve yoğun sıkıntı yok oldu. Bu süreç sonunda, "bu yaşananları kabul edebilir ve geçmişte bırakabilirim" düşüncesine tamamen inanır hale gelmişti. Cinsel ilişkiye zorlanan bir danışanımın kimseye güvenemeyeceği ile ilgi sabit düşüncesi, üç kısa EMDR görüşmesinden sonra tamamen değişti. Artık "Bu geçmişte kalan bir şeydi, beni etkilemesine izin vererek kendime haksızlık ediyorum" diye düşünüyordu. Yeme davranışını kontrol edemediği şikâyeti ile gelen bir danışanım tek seanslık EMDR çalışmasından sonra, sadece ihtiyacı kadar yiyebileceğine inanıyordu ve bu inancı büyük ölçüde davranışlarına aksettirebildi. Astım atakları karşısında kendisini çaresiz hisseden ve başaramayacağına, kontrolden çıkacağına inanan bir danışanım da beş EMDR seansı sonunda bu durumu kontrol edebileceğine tam olarak inanıyordu. Atak geçirse de kontrolün kendinde olduğunu düşünüyor ve atağı çok daha hafif atlatabiliyordu. EMDR’nin geniş bir yelpazeye yayılmış psikolojik sorunların iyileştirilmesindeki çarpıcı etkisini vurgulamak için örnekleri farklı psikolojik sıkıntılara sahip danışanlarımdan seçtim. Özellikle vurgulamak istediğim nokta, kısaca bahsedilen birçok danışan hikâyesinde dikkat çeken en önemli hususun insanların aslında çok güçlü bir iyileşme potansiyelini içlerinde barındırdıkları olduğu gerçeğidir. EMDR seansında odaklanılan sorunlara böylesine hızlı çözüm bulunabilinmesinin altında da bu potansiyelin yattığı anlaşılmaktadır. Aslında beynimiz, kendi haline bırakıldığında senelerce insanların hayatını kâbusa dönüştürebilecek olan bu sıkıntıları iyileştirme gücüne sahiptir. Çoğu zaman tek eksik, bu gücün harekete geçirilmesidir. İşte bu kritik noktada EMDR bize ciddi umutlar vaat ediyor. Psk. Dr. Ercüment Doğan