Kişi olmanın yolu

Dylan Matthews 2 Haziran'da Washington Post gazetesinde, Jason Trigg adlı bir gençle ilgili etkileyici bir makale yazdı.

Kişi olmanın yolu

Dylan Matthews 2 Haziran'da Washington Post gazetesinde, Jason Trigg adlı bir gençle ilgili etkileyici bir makale yazdı.

kisilikMassachusetts Teknoloji Enstitüsü Bilgisayar Mühendisliği bölümünden mezun olan 25 yaşındaki Trigg, dünyaya azami ölçüde faydalı olabileceğini düşündüğü bir yöntem keşfetmiş. Sık aralıklı borsa işlemleri yapan bir hedge fonunda çalışan Trigg, maaşını harcamak yerine öğrenci hayatı yaşıyor ve parasının büyük bir kısmını bağışlıyor. 2 bin 500 dolarlık harcamayla bir kişinin sıtmadan ölmesinin önlenebileceğini gösteren istatistikten etkilenen Trigg, Wall Street'teki işiyle birçok hayatı kurtarabileceğini düşünüyor. Onu bu düşünceye, faydacı filozof Peter Singer sevk etmiş. Makaleden samimi ve ahlaken ciddi bir genç olduğu anlaşılan Trigg, planını uygularsa gerçekten de çok sayıda hayatı kurtarabilir. Ama Trigg'in izinden gitmeyi düşünüyorsanız, dikkatli olmanızı tavsiye ederim. Öncelikle bu yola, en büyük amacınız olan sıtmayla mücadeleyi gerçekleştirmenin uygun bir yöntemi olarak finansı gördüğünüz için girebilirsiniz. Ama beyin değişime açık bir organdır. Bir faaliyette bulunduğunuzda veya bir şey düşündüğünüzde, bir parçanızı eskisinden biraz farklı bir şeye dönüştürürsünüz. Başkalarıyla birlikte geçirdiğiniz her saatte, etrafınızdaki insanlara daha fazla benzersiniz. Gittikçe farkl ı bir kişiye dönüşürsünüz. Günlük faaliyetleriniz ile asıl amacınız arasında büyük bir uçurum olduğunda, günlük faaliyetlerinize daha çok önem verirken başlangıçtaki amacınıza olan bağlılığınız azalır. Sıtmayla mücadeleden çok hedge fonuna önem verir hale gelirsiniz. Hedge fonunda çalışmanın bir zararı olmasa da, başlangıçtaki önceliğiniz bu değildir. İkinci olarak, duyguların doğal düzenini tersine çevirme konusunda dikkatli olmak gerekir. Dünyaya tamamen düşünsel bir açıdan bakınca, Pakistan veya Zambiya'daki bir çocuk kendi çocuğunuz kadar önemli hale gelir. Ancak böyle düşünen insanların sayısı azdır. Çoğu kişi bir istatistik olarak algılanan soyut yaşam kavramını, beslenen, kucaklanan, özenle büyütülen ve birlikte oyun oynanan gerçek bir çocukla bir tutmaz. Bazı soyut iyilikler yapma isteğinizi tatmin etmeyen bir meslek seçtiğinizde, uzak olana yakındakinden daha fazla değer veren bir insana dönüşebilirsiniz. Genel anlamda insanlığı seven, ama etrafındaki gerçek insanlardan hoşlanmayan kişilerden biri haline gelebilirsiniz. Uzağımızdaki şeyleri algılarken kullandığımız yetiler (örneğin, akılcılık) güçlenebilir ve en yakınımızdaki kişilerle etkileşime girerken kullandığımız yetileri (sevgi, hassasiyet ve bağımlılık yeteneği) bastırabilir. Kendinizi belli bir topluluğa derinden bağlı bir kişi olarak görmek yerine, insanlığa soğukkanlı biçimde bakan mesafeli bir tanrıya dönüşebilirsiniz. Üçüncüsü ve en önemlisi, kendinizi amaç yerine araca dönüştürme konusunda endişe duymalısınız. Yardım kuruluşlarına bağış yapmak için Wall Street'te çalışırsanız, servetin yeniden dağıtılmasında araç haline gelebilir ve kendinizi mali politikaya dönüştürebilirsiniz. Oysa insan hayatı sadece belli sonuçlar almanın bir aracı değil, bizzat kendi başına bir amaçtır. Dostlarımızı değerlendirirken sadece yaptıkları şeylere değil, özünde nasıl kişiler olduklarına da bakarız. Yalnızca iyilik yapıp yapmadıklarını değil, iyi biri olup olmadıklarını anlamak isteriz. Bu yüzden çoğu kişi meslek seçerken, sadece dışsal açıdan faydalı bir meslek yerine hoşlanacakları, kendilerini daha iyi biri haline getirecek meslekleri tercih eder. Romancı Frederick Buechner'in ifadesiyle "derin memnuniyetin dünyanın derin açlığıyla buluştuğu noktayı" bulmayı isterler. Akıllı, çalışkan ve şanslı biriyseniz, hem üretken olan hem de sizi içsel olarak yücelten bir iş bile bulabilirsiniz. Öte yandan bir işe sadece para kazanmak için girmek, kazandığınız parayı spor arabalar yerine hayır kurumlarına verseniz bile yıpratıcı olur. Acımasız ölçüde ticari bir kültürde yaşıyoruz. Bu yüzden çoğu kişinin, hayatına faydacı ve sonuçlara önem veren bir yön vermesi çok doğal. Ancak kendini bu zihniyete fazla kaptırarak, mantık sahibi olurken bilgelikten uzaklaşma ve ruhsuz bir uzmana dönüşme olasılığı da var. Kişinin kendini yetiştirmesi, bir ürün üretmekten veya dışsal bir sonuç elde etmekten farklıdır. Bu iş farklı bir mantık ve farklı araçlar gerektirir. Sizi en çok çeken işe yönelirseniz, geniş bir gönüle sahip olma ihtimaliniz artar. En fazla önem verdiğiniz konu Afrika veya Bangladeş'te ölen çocuklar olduğunda, belki de en iyisi Wall Street'e değil Afrika veya Bangladeş'e gitmektir. THE NEW YORK TIMES