Kendini unutan oyuncu

37 yaşındaki oyuncu birçok filme yer aldı, birçok başarıya imza attı. İşte kendini unutan oyuncu.

Kendini unutan oyuncu

37 yaşındaki oyuncu birçok filme yer aldı, birçok başarıya imza attı. İşte kendini unutan oyuncu. Marion Cotillard, 2007'de "La Vie en Rose" filmindeki Édith Piaf rolüyle Oscar (Fransızca bir performansa verilen ilk Oscar ödülü) kazandıktan sonra, Woody Allen'ın "Paris'te Gece Yarısı" ve Batman serisinin son filmi "Kara Şövalyenin Yükselişi" ile ana akım Amerikan sinemaseverinin zihnine kazındı.

Ancak Cotillard, bu süre içinde Avrupa'da sanat filmlerinden kaynaklanan itibarını da muhafaza etti. 37 yaşındaki oyuncunun son filmi "Rust and Bone". Fransız yönetmen Jacques Audiard tarafından yazılıp yönetilen filmde, Belçikalı genç oyuncu Matthias Schoenaerts da oynuyor. Fransa'da hem eleştirmenlerden tam not alan hem de gişede büyük başarı yakalayan "Rust and Bone", Cotillard'ı şimdiden Oscar adaylığında adı geçenler arasına soktu. Cotillard filmde Fransa'da bir su parkında çalışan ve akvaryumda geçirdiği bir kazada bacaklarını kaybeden Stéphanie adında asabi ve gizemli bir katil balina eğitmenini canlandırıyor. Bu trajedi onun iç dünyasını değiştirirken, bekâr bir baba olan, Ali adındaki eski bir boksöre (Schoenaerts) tutkuyla bağlanıyor. Senaryoyu Kanadalı yazar Craig Davidson'ın hikâyelerini birleştirerek Thomas Bidegain ile birlikte sinemaya uyarlayan Audiard, kulağa son derece iddialı gelen bir hikâyeyi, kendini aşkın kollarını bırakmanın verdiği mutluluk üzerine gösterişsiz bir terapiye dönüştürüyor. Ancak Cotillard'ın önündeki en büyük zorluk, kendisini Stéphanie'nin yerine koyarak, onun ilk başlarda yaşadığı duygusal boşluğu hissetmekti. Cotillard, "Stéphanie filmin başında kendini boşlukta hissediyor. Kim olduğunu ya da neden hayatta olduğunu bilmiyor. Adeta uyuşmuş" diyor. Audiard, "La Vie en Rose"u izledikten sonra günün birinde Cotillard'la çalışacağını hissettiğini söylüyor. "Beni etkileyen şey, gerçek bir karakter yaratabilmek için kendini tamamen unutabiliyor olmasıydı" diyor. Cotillard, "Kendi hayatıma hayranlık duyuyorum. Kendim olmayı her geçen gün daha çok seviyorum ama bambaşka kişiliklere bürünebilmek, benimle hiç alakası olmayan bir karakter yaratabilmek de hoşuma gidiyor" diyor. Ama artık, çekimler bittikten sekiz ay sonra bile Édith Piaf'ın etkisinden kurtulamayan biri olmadığını söylüyor. "Rolümün derinl iklerine inmek istiyorum. Yoksa ne anlamı kalır? Ama bunun bir daha gerçekleşeceğini sanmıyorum. Hayatım çok değişti. 'Rust and Bone'un çekimleri bittikten sonra otelden eve döndüğümde, bebeğimi kucağıma aldım ve setteki hayatımla set dışındaki hayatım arasında ayrım yapmak birden bire kolaylaştı. Çünkü o tarihte sadece ama sadece bana ihtiyacı olan, 5 buçuk aylık küçücük bir bebek vardı" diyor. Cotillard ekliyor: "Stéphanie beni şimdiye kadar canlandırdığım bütün karakterlerden daha çok etkiledi. O şehveti, cinselliği ve aşkı yeniden keşfediyor. Karşılaştığı trajedide her şey çok pozitif" diyor. Stéphanie'nin deği şen anatomisiyle çarpıcı hale gelen seks sahneleri içerse de, Cotillard çıplaklığı hissetmesini sağlayanın o sahneler olmadığını söylüyor. "Kaza, yeniden doğuşunun başlangıcı. Bu sahneleri çekerken, kafamda hep küçük bir bebeğin doğumu canlandı" diyor. Cotillard, yoğun geçen bir yı lın ardından önümüzdeki yaz için planlanmış bir projesi olmadığını ancak teklifleri de göz ardı etmediğini söylüyor. "Artık başkalarına kanıtlamam gereken daha az şey olduğunu düşünüyorum. Ama yine de kendime bazı şeyleri kanıtlamam gerekiyor" diyor. "Örneğin komedi yapmak istiyorum. Hâlâ alınacak riskler var. Ama hayatım boyunca oyuncu olarak kalıp kalmayacağımı bilmiyorum. Bu meslekte hiçbir şeye kesin gözüyle bakamazsınız. Oyunculuk sizi çok savunmasız bırakıyor ve canınız acıyabiliyor. Ben güçlü ama aynı zamanda kırılgan biriyim ve bazen eleştiriye maruz kalmak, duygularınızla oynamak ve dünya karşısında çıplak kalabilmek için derinliklerinize inebilmek kolay bir şey değil" diyor. THE NEW YORK TIMES
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Duyguları tanımlamada ya da algılamada zorluk yaşanması, tıkınırcasına yeme ataklarını tetikleyebiliyor.
  • Son dönemde medyaya da yansıyan rahatsız edici boyuttaki görüntülerin cinsellik değil pornografi olarak adlandırılması gerektiğini belirten Psikiyatri
  • Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Hürriyet Aile köşesinde bu hafta “ Mutluluk" konusuna ilişkin bir yazı ele a
  • Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Kim Psikoloji Psikolojik Danışmanlık Merkezi “Kim ile Online Psikoloji Günle
  • Ccimriliğin başlı başına bir hastalık olarak tanımlanamayacağını belirten Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, ancak cimri olmanın ve bu dur
  • Yaşam tarzı tıbbı yani Lifestyle Medicine; araştırma, önleme ve tedavi etme ile yakından alakalı olan bir tıp dalıdır. Yaşam tarzı tıbbı; pek çok yaşa
  • Randevu Al