KENDİNİ AŞIRI BEĞENME

KENDİNİ AŞIRI BEĞENME
Paylaş:

A.A

Toplumda kendini aşırı derecede sevme ve beğenme olarak bilinen narsizm, gelecekte önemli bir hastalık riski oluşturabilir.

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği Genel Başkanı Dr. Cem Keçe, toplumda kendini aşırı derecede sevme ve beğenme olarak bilinen narsizmin, gelecekte önemli bir hastalık riski oluşturabileceğini söyledi.

Keçe, narsizmin, aslında kişinin çocuklukta anne ve babasından göremediği sevgi ve ilgiyi başkalarından alabilmek için sürekli bir değerli olma, beğenilme, ilgi görme çabası içinde olması olduğunu ifade etti.

Narsistik kişilik bozukluğu olan kişilerin, başkalarının düşünce ve isteklerine gerekli ilgiyi gösteremediklerini ifade eden Keçe, onlar için her zaman kendilerinin önemli olduğunu dile getirdi.

Bu tür kişilerin plan ve hedeflerine ulaşamadıklarında ya da bekledikleri ilgiyi göremediklerinde yıkıma uğrayabildiklerine dikkati çeken Keçe, şöyle devam etti:

"Üstünlük duygusu, beğenilme gereksinimi, hayranlık beklentisi ve empati yapamama, narsistik kişilik bozukluğunun temel özelliklerindendir. Narsistler, genellikle insanların takdirini, onayını, sevgisini, beğenisini ve hayranlığını kazanmanın peşinde koşarlar, yürekten ve derinden sevemezler ya da üzüntü duyamazlar. Dışarıdan soğuk, mesafeli, kibirli, kendini beğenmiş ve çekici görünen narsist kişinin bu görüntüsünün altında, aslında incinmeye karşı aşırı derecede duyarlı, kırılgan, kendine güveninde ve kendine verdiği değerde eksiklikler bulunan bir yapı vardır."

Narsistik kişilik bozukluğu tanısı konulan kişilerin yüzde 80'inin erkek olduğunu ifade eden Keçe, narsist kişilerin genellikle derin bir boşluk duygusu, can sıkıntısı, iç daralması, hayattan keyif alamama, anlamsızlık ve umutsuzluk şikayetleriyle sağlık kurumlarına başvurduklarını ve cinsel hayatlarında da sorun yaşayabildiklerini söyledi.

"ANNE BABAYA ÖNEMLİ SORUMLULUK DÜŞÜYOR"

Belli düzeyde narsizmin her insanın içinde bulunduğunu, kendini beğenmenin ve değerli bulmanın kişinin iş ve sosyal başarısı için bir güdüleyici olduğunu da söyleyen Keçe, kendini beğenme ve değerli bulma, belli bir düzeyin üzerindeyse, aslında temelinde kişi değersizliğiyle yüzleşmekten kaçıyorsa, o zaman sorun olduğunun tespit edildiğini dile getirdi.

Keçe, "İnsanın kişiliğinin temeli 0-3 yaş döneminde atılır. Çocuk 3 yaşına kadar ne yaşıyorsa, anneden ve babadan neler öğreniyorsa, annenin ve babanın davranışlarından nasıl etkileniyorsa hayatının geri kalanını da bu öğrendikleri üzerine inşa eder. Çocuğun anne-baba ilgisinden yoksun olması kadar ihtiyaçlarının fazlaca doyurulması da ileride narsistik bir yapı geliştirmesine neden olabilir" dedi.

Dernek olarak anne-baba eğitimlerini çok önemsediklerini belirten Dr. Keçe, "Anne-baba olmak ve bir insanı yetiştirmek kolay bir sorumluluk değildir. Bu sorumluluğun en iyi şekilde yerine getirilebilmesi anne-baba olmayı düşünen çiftlerin de bir eğitimden geçirilmesi gerektiğini savunuyoruz. Böylece ruhen daha sağlıklı nesiller yetişeceğine inanıyoruz" diye konuştu.