Karneyle övünmeyin, utanmayın

Çocuğunuzun karnesini başkalarına karşı bir övünme ya da utanma nedeni olarak kullanmayın.

Karneyle övünmeyin, utanmayın
Paylaş:

Çocuğunuzun karnesini başkalarına karşı bir övünme ya  da utanma nedeni olarak kullanmayın.

karneTürk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Genel Başkanı Doç. Dr. Tuncay Ergene, yarın karne alacak  öğrencilerin velilerine, "Çocuğunuzun karnesini başkalarına karşı bir övünme ya  da utanma nedeni olarak kullanmayın" önerisinde bulundu. Ergene, yarın yaklaşık 16 milyon ilk ve  orta öğretim öğrencisinin karnelerini alarak, yarıyıl tatiline gireceğini  hatırlattı. Notlar yüksek olduğunda çocuğun karnesinin aileye heyecan, memnuniyet ve  gurur getirdiğini belirten Ergene, "Bazen de karnedeki kötü notlar aile  içerisinde üzüntü, kaygı, öfke ve belirsizliği getirir. Her iki durumda da karne  dönemi, aile içerisinde geleceğe ilişkin planların yapıldığı ve geçmiş çabaların,  çalışma alışkanlıklarının, zamanın nerede harcandığının ve amaçların gözden  geçirildiği yeni bir dönemdir" diye konuştu. Karnelerin anne-baba ve öğretmenlerce değerlendirilmesinin karnenin  işlevi açısından son derece önemli olduğunu vurgulayan Ergene, karnenin,  öğrencinin başarılı veya başarısız, değerli veya değersiz, işe yarar veya işe  yaramaz olarak etiketlendiği bir belge olmadığını, öğrencinin bulunduğu eğitim  ortamında ondan beklenen bilgi ve beceri alanındaki yeterlilikleri ne derece  gösterdiğine ilişkin bir eğitsel araç olduğunu söyledi.

ÇOCUK VE OKULLA İLGİLİ HER TÜRLÜ BİLGİ İÇİN TIKLAYIN... Karnelerin sadece çocuk için değil, öğretmen, okul ve aile için de yol  gösterici bir nitelik taşıdığını ifade eden Ergene, çocuğun gelişimi ile ilgili  olarak herkesin kendisine "Bu yetersizlikleri gidermek için ne yapabiliriz?"  sorusunu sorması gerektiğini kaydetti.

AİLELER KARNE DÖNEMİNDE NASIL İLETİŞİM KURMALI?

Anne-babaların, karne döneminde çocuklarıyla nasıl iletişim kurması  gerektiğine değinen Ergene, şöyle konuştu: "Çocuğunuzla başkalarının yanında karnesi hakkında konuşmayınız. Konuşma  için 30–40 dakikalık bir zaman ayırınız. Televizyon, bilgisayar ile  ilgilenmeden rahat bir değerlendirme için yeterli zamanı ayırınız. Karneyi  çocuğunuzu azarlamak veya küçük düşürmek için bir araç olarak kullanmayınız.  Geçmiş sömestrde çocuğunuzun neler öğrendiğini sorunuz. Aldığı notlardan  çocuğunuzun memnun olup olmadığını, başarısını artırmak için neler  yapılabileceğini çocuğunuza sorunuz. Bunları siz sıralamayınız. Çoğunlukla  çocuklar bunları dinlemeyecektir. Çocuğunuzun gelecek döneme ilişkin hedeflerini  dinleyiniz olumlu bulduklarınızı destekleyiniz." Velilerin karneyi inceledikten sonra önce gördükleri olumlu yönler ve iyi  notlar üzerinde durmaları ve bunlara ilişkin memnuniyetlerini belirtmeleri  gerektiği üzerinde duran Ergene, "Karnedeki kırık notlarla ilgili konuşurken  çocuğunuzu tahrip etmeyiniz. Duygularınızı paylaşınız. Örneğin, 'Bu durum, seni  olduğu gibi beni de üzdü; ama daha çok çalışman gereken dersleri görmüş olduk'  diyebilirsiniz" dedi. Ailelerin, çocuğun karnesine ilişkin kendi duygularını paylaşmasına  fırsat vermesi, duygularını açmaya teşvik etmesi önerisinde de bulunan Ergene,  "Tehditkar ve kaygıya yol açacak ifade ve tarzlardan kaçının. Duygular,  düşünceler ve davranışlar birbirlerinden etkilenirler. Çocukların öncelikle  duygularını ifade etmelerine izin verin" diye konuştu.

 "SİZİN İÇİN DEĞİL, ÖNCELİKLE KENDİSİ İÇİN ÇALIŞMALIDIR"

"Onu sevdiğinizi ve değer verdiğinizi gerçekçi bir şekilde gösterin"  diyen Ergene, çocukların anne ve babalarının ne söylediklerinden çok neyi nasıl  söylediğine daha çok dikkat ettiklerini belirtti. Çocukların başarısının, başka çocuklarla özellikle kardeşiyle, komşularla  veya yakın akrabalar ile kıyaslanmaması gerektiğini vurgulayan Ergene, başarılı  bir çocuğa sahip olmaktan çok, sağlıklı ve uyumlu bir çocuğa sahip olmanın önemli  olduğunu ifade etti. Karnenin başkalarına karşı bir "övünme" ya da "utanma" nedeni olarak  kullanılmaması gerektiği üzerinde de duran Ergene, "Böyle ifadelerden kaçının.  Örneğin, 'Bu karneyle konu komşuya rezil ettin bizi.', 'Ben de şöyle göğsümü gere  gere çocuğumun karnesini dosta düşmana gösteremeyecek miyim?' gibi ifadeler,  çocuğun kişiliğini zedeler. Unutmayın çocuğunuz, sizin için değil öncelikle  kendisi için çalışmalıdır" diye konuştu. Karnenin çocuğun kişiliğinin bütününe yönelik bir değerlendirme aracı  olarak kullanılmaması gerektiğini de söyleyen Ergene, "Karnesi çok parlak  çocuklar ödüllendirilirken, karnesi daha az parlak çocuklar da teşvik  edilmelidir. Çocuğa, elde edilen sonuç kadar, gösterilen çabanın önemli olduğu  mesajı verilmelidir" dedi. A.A