İnternet nereye gidiyor?

Vinton Cerf ve Robert Kahn 1973'te California, Palo Alto'daki bir otele kendilerini kapatmış ve seçkin bilim insanı, mühendis ve ordu mensuplarından bir topluluk için bilgisayar ağlarını birbirine bağlayacak bir sistem geliştirmeye koyulmuşlardı.

İnternet nereye gidiyor?
Paylaş:

Vinton Cerf ve Robert Kahn 1973'te California, Palo Alto'daki bir otele kendilerini kapatmış ve seçkin bilim insanı, mühendis ve ordu mensuplarından bir topluluk için bilgisayar ağlarını birbirine bağlayacak bir sistem geliştirmeye koyulmuşlardı.

internetDijital bilgi alışverişi için basit ve evrensel bir kurallar dizisi belirlediler; bu kurallar modern internetin ilkeleri olacaktı. Bugünse bilginin serbestçe akışına şüpheyle bakan hükümetler, bazı web sitelerine girilmesini önleyecek şekilde interneti sınırlandırmak istiyor. Halen süren tartışmalarda farklı görüşlere sahip iki uluslararası kurum göze çarpıyor. Biri Icann, yani İnternet Tahsisli Sayılar ve İsimler Kurumu; öbürü ITU, yani Uluslararsı Telekomünikasyon Birliği. 70 yaşındaki Dr. Cerf'le 75 yaşındaki Dr. Kahn da farklı bir tutum benimsemiş durumdalar. 2000-2007'de Icann'in başkanlığını yapan Dr. Cerf, gayri resmi "internet elçisi" olarak devlet kontrolünden bağımsız bir internetin hararetli destekçilerinden biri oldu. Kahn'sa Virginia merkezli Ulusal Araştırma İnisiyatifleri Kurumu'nu kurdu ve orada, dünyadaki tüm dijital bilgi içeriklerinin yönetimi ve dağıtımına odaklandı (tescilsiz bir Google gibi). Kahn yeni ağ standartlarının geliştirilmesi için ITU'yla işbirliği de yapıyor. İki isim de internetin geleceği hakkındaki görüşlerini açıklamak için ayrı ayrı olarak röportaj vermeyi kabul etti. Röportajlar kısaltılarak düzenlendi. Vinton Cerf s. Bir karayolu ya da otoyol benzetmesi yaptınız. Bu da interneti kullanmak için bir sürücü ehliyeti alınması gereğini, dolayısıyla gizlilikle ilgili meseleleri akla getiriyor. C. Gizliliğin (anonimlik) hâlâ önemli bir konu olduğuna, insanların isimlerini açıklamadan konuşabilmeleri gerektiğine inanıyorum. Özellikle isimleri bilinmeyince, insanların yanlış ve zararlı şeyler söyleyecekleri savunuluyor. Burada bir gerilim var, çünkü bazı çevrelerde ancak bir miktar gizlilikle güvende olabiliyorsunuz. Madalyonun öbür yüzündeyse kimlik doğrulamasının son derece gerekli olduğuna inanıyorum. Burada tüm yelpazeyi desteklemeliyiz. Bazı hallerde, yapılan yanlışların kamuoyuna duyurulabilmesi için gizliliğin korunmasını istemek normaldir. s. ITU'yu eleştirenlerin de korktuğu gibi, internetin bölünüp parçalanması riski ne kadar ciddi? C. Beni hayal kırıklığına uğratan şey, herkesin herkesle haberleşebildiği ve istediğini yapabildiği mutlu ve ütopik modelin, nasıl diyelim, değişken olacak olması. "Dizginlenmiş" demek burada yanlış olur, çünkü çok yaygın; o yüzden "değişken" demek herhalde en doğrusu. s. Mobil internetten ve nesnelerin internetinden öteye bakınca, ufukta başka ne görüyorsunuz? C. Birisi ölçüm ve takiple ilgili. Bu bize eğilimleri ve örneklemlerin yetersiz kaldığı durumlarda göremediğimiz şeyleri görme imkanı veriyor. Hem bu sayede, hem de yeterince anonim bilgi barındırdığını umduğumuz büyük toplamları görme kabiliyeti sayesinde, başka türlü göremeyeceğimiz halleri görebiliriz. Bunu sosyolojik veya sosyoekonomik bir tomografi olarak düşünüyorum. Tabii öyle olunca gizlilik gibi konularda sayısız endişe doğuyor. Robert Kahn s. Gizlilik ve güvenlik ikileminin bir çözümü var mı? C. 1990'ların sonunda ben Ulusal İnternet Altyapısı Danışma Kurulu'ndayken, başkan yardımcısı Al Gore gelmiş ve Clipper çipi [erken dönemlerdeki bir devlet izleme sistemi] için bizi var gücüyle ikna etmeye çalışmıştı. "Ulusal güvenliğe ve kanunların uygulanmasına dönük ihtiyaçları mutlaka dikkate almalıyız" demişti. Özel sektör sıkı şifreleme önlemlerini savunurken federal hükümet [izleme yapma imkanına kavuşmak] istiyordu. Bu istek hiçbir zaman değişmedi, nitekim bugün de bir yere varabilmiş değiliz. Galiba İsrail-Filistin anlaşmazlığını çözmek bu sorunu çözmekten daha kolay. s. İnternet kontrol altında tutulabilir mi? C. Ne yaparsanız yapın, dünyanın her ülkesi kendi içinde kendi kurallarını koyacak imkanlara sahip olacak. Dünyanın her ülkesi isterse fişi çekebilir. Bu teknik bir konu değil; doğru mu yanlış mı meselesi değil; internetin küresel ölçekteki denetiminin doğru olup olmamasıyla da ilgili değil. Ortada böyle bir gerçek var, hepsi bu. s. Şimdiki internetin karşılaştığı sorunları çözmek için sıfırdan başlayıp yeni bir internet kurmak mümkün mü? C. Her şeyi sıfırdan tekrar kurmak olmaz. Bugün çok fazla istenmeyen e-posta olduğunu düşünüyorsanız çözümünüzü söyleyin; çünkü internette temiz bir sayfa tasarlayıp açacaksanız ve istenmeyen e-postalara bir çözümünüz yoksa, yeni internetinizde de aynı sorunları yaşayacak ve denemeniz işe yaramadığı için bu sefer bir başka yeni internet tartışması başlatacaksınız. Bu, toplumda suç olduğu için dünyayı havaya uçurup yeni bir tanesini kuralım demeye benzer. Yeni dünyada suç olmayacağını kim söyleyebilir? THE NEW YORK TIMES