Farmville' de Başarının Sırrı

Paylaş:

Sanal paralarla, ancak gerçek zaman harcanarak, sanal ürünlerin alınıp satıldığı sosyal ağ oyunları büyük hızla yayıldı. Bu oyunlar pek de kimsenin tahmin edemediği biçimde yaygınlık kazandı. Tüm dünyada farklı kültürlerden milyonlarca kişinin oyuna ciddi paralar ve uzun zamanlar harcaması hem ekonomistlerin hem de psikoloji dünyasının ilgisini çekti.

Zynga isimli bir oyun yazılım firması birbiri ardına birçok sosyal ağ oyunlarını piyasaya sürdü ve hepsi başarı kazandı. Günlük hayatında bambaşka kişiliğe ve uğraşıya sahip kişiler, sanal ortamda kimi zaman mafya babası olup statü peşinde koşuyorlar, kimi oyunda tarlalarda ekin yetiştirip sanal bahçeler kuruyorlar, ama sonuç değişmiyor, her oyun çok popüler oluyor.

Temelde bakıldığında bu oyunların bu denli popüler olmasında bazı psikolojik hileleri kullanıyor olması yatıyor. Bunların bir kısmı diğer bilgisayar ve video oyunlarında da kullanılan hileler. Ama bir kısmı ise hayatımıza son 1-2 yılda giren "sanal sosyal ağ" işlevi ile ilgili psikolojik hileler.

Oyunların çekiciliğindeki en önemli sebeplerden birisi insanoğlunun içindeki biriktirme, eksik olanı tamamlama isteğine hitap etmesi. Örneğin oyunda bazı çiftlik hayvanları size veriliyor, ama daha fazla çeşit toplamak için bazı adımlar atmanız gerekiyor. İneğiniz oluyor ama farklı renkte olanına sahip olmak istiyorsunuz, eviniz oluyor ama bahçesi havuzlu olan evden de istiyorsunuz. Bir kez biriktirmeye başladığınızda devamını getirerek bütünü tamamlamak istiyorsunuz. Ancak oyuna her an yeni parçalar ekleniyor ve bütün asla tamamlanıp oyun bitirilemiyor.

Oyunların popülerliğinin bir başka sebebi oyunun içindeki sosyalleşme şartı. Ağ üzerinden bir başka kişi ile iletişime geçmezseniz, karşılıklı yardımlaşma, alışveriş ya da hediye değişimi yapmazsanız oyunda ancak bir noktaya kadar ilerleyebiliyorsunuz. Daha geniş tarla sahibi olabilmek için komşu sayınızı arttırmanız gerekiyor. Oyuna arkadaşlarınızı dâhil edebilirseniz başarınız ve statünüz artıyor. İnsan sosyal yaşam ile beslenen bir canlıdır, oyunun kişiye sunduğu sosyalleşme imkânı, oyuna ilgiyi canlı tutuyor.

Sosyal ağ oyunlarının bir diğer psikolojik tuzağı ise zaman eşlenik yapısı. Yani gece gündüz, siz gündelik hayatınızı yaşamaya devam ederken, aktif olarak oyun karşısında olmasanız dahi tarlada ürünleriniz büyüyor, kabaklarınızın sulanması gerekiyor, olgunlaşan üzümleriniz kısa bir süre içinde toplamazsanız çürüyor. İnsanoğlu kendisine ait olanı kaybetmeyi sevmez. Bu durum oyuna sık sık geri dönmenizi, size ait olan ve biriktirdiğiniz ürünlerinizi kontrol etmenizi sağlıyor. Oyundan ayrılabilmek için sanal ortamda yarattığınız mal mülkünüzden, sosyal ağdan, başarı kupalarınızdan vazgeçmeniz gerekiyor. Bunların her birisi birer ödül aslında ve beyinde ödül sistemi ile ilişkili dopamin mekanizmasını harekete geçiriyor. Beyinde tıpkı madde bağımlılığında yaşanana benzer bir ödül mekanizması çalışıyor. "epi topu bu bir oyun, oynamaktan vazgeçilebilir" düşüncesi beyindeki ödül sisteminin çalışması nedeniyle hayata geçemiyor.

Bu tip oyunların önemli bir hilesi de oyunun kişiselleşebilmesi, yani kendi tarzınızı ifade edebilme imkânı sunması. İnsanoğlunun anlatmayı en çok sevdiği konu kendisidir. Oyunda size sunulan boş arazi zevkinize göre şekilleniyor, sevdiğiniz renkleri yansıtıyor, istediğiniz gibi parselleniyor, sizin seçtiğiniz biçimde süsleniyor. Bu sebeple oyunda işlevselliği olan traktör, çapa, su kuyusu, değirmen gibi maddeler kadar hiçbir işlevselliği olmayan ama kişinin beğenisini yansıtan çiçekler, evcil hayvanlar, banklar, süs havuzları bulunuyor.

Oyunun oynanmasına devamı sağlayan bir diğer faktör de oyunun sürekli biçimde beklenmeyen ödüller sunması. Oyunda geçerli para ya da yeni bir tohum çeşidi gibi sistemin verdiği hediyeler ya da arkadaşlarınızın size gönderdiği hediyeler çok iyi birer ödül haline geliyor. Kişi sık olarak oyunu ziyaret edip yeni bir hediyesi olup olmadığını kontrol ediyor.

Sosyalleşme,  ödül sistemi, eldekini kaybetmeme tutkusu, biriktirme arzusu ve kişiselleşebilme gibi psikolojik hilelerin kullanımı ile bir oyun bağımlılık haline gelebiliyor. Bu hileler uygun biçimde kullanıldığında oyunun konusunun çiftçilik, mafya, restoran ya da pet shop işletmeciliği olmasının önemi yok, herhangi bir konu başarıya ulaşıyor, hatta bağımlılık haline gelebiliyor. Oyunu oynayan milyonlarca kişiden çok büyük oranının çiftçiliğe bir ilgisi olduğunu, ya da toprakla uğraşmaktan özel bir zevk aldığını zannetmiyorum. Birçok üretici firmanın ve hizmet sektörünün bu oyunların ticari başarısından dersler çıkarabileceğini düşünüyorum.