Farelere kalp krizi geçirtecekler

Bilkent Üniversitesinden genetikçiler, Avrupa Birliğinden (AB) 1,5 milyon avro rekor bütçeyle başladıkları projede, kalp hastası yapılan farelerdeki genetik şifreleri çözecek.

Farelere kalp krizi geçirtecekler

Bilkent Üniversitesinden genetikçiler, Avrupa Birliğinden (AB) 1,5 milyon avro rekor bütçeyle başladıkları projede, kalp hastası yapılan farelerdeki genetik şifreleri çözecek. farekalpkriziGenetikçiler, şu ana kadar yaptıkları çalışmalarda, farelerin genetik molekülleriyle oynayarak farelerin damar sistemlerinde kolesterol ve obeziteye bağlı yükselen yağlara karşı algısını kapatmayı başardılar. Çalışmanın bundan sonraki aşamasında insan vücudunun kolesterolü bir tehdit olarak algılamaması için farelerden başlayarak altta yatan genetik mekanizmalar detaylı olarak araştırılacak.

Bilkent Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ebru Erbay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kolesterolün ve obezitenin kalp damar hastalıkları için önemli risk oluşturduğunu ancak, bazı insanların kolesterolünün yüksek olması halinde bile hastalıktan etkilenmediğini anlattı. Türkiye'de de kalp ve damar hastalıklarından ölüm oranının yüzde 40 dolayında olmasına karşın damar sertliği ve buna bağlı gelişen kalp krizine karşı önleyici tedavi seçeneklerinin çok az olduğunu vurgulayan Erbay, kolesterol düşürücü ilaçlar ve hayat şartlarını düzeltmek gibi koruyucu tedbirlerin uygulanması halinde bile her durumda başarı göstermediğini söyledi. By-pass ve diğer invazif yöntemlerin dışında da kalp-damar hastalıkları için kesin bir yaklaşımın bulunmadığına işaret eden Erbay, projelerinde kalp-damar hastalıklarına yaklaşımlarının, kolesterol ve obezite nedeniyle yükselen yağ değerlerine rağmen vücudu bu hastalığı geliştirmeyen yani kalp krizine dirençli insanlardaki genetik mekanizmalardan esinlendiğini bildirdi.

KALP DAMARLARININ KOLESTEROLÜ ALGILAMAMASINI SAĞLAYACAKLAR Erbay, kolesterolün kalp-damar hücrelerinde yarattığı stresin hücrelerin ölümüne veya inflamatuar yanıt gelişmesine sebep olduğunu ifade ederek, çalışmalarında asıl olarak bu strese ve sonuçlarına engel olmak istediklerini söyledi.

Hücrelerdeki yağ stresine mikroRNA denilen moleküllerin aracılık ettiğini kaydeden Erbay, insan vücudunun hastalandığında bu moleküllerin düzeylerinin değiştiğini ve bunları tanımlamak için yeni nesil teknolojilere dayanan interdisipliner bir çalışma içinde olduklarını kaydetti. Erbay, çalışmasına ilişkin şöyle konuştu: "Transgenik farelerimizi kalp-damar sistemi hastası yapacağız. Hasta farelerdeki mikroRNA denilen moleküler değişiklikleri saptamak için ileri teknolojiler kullanacağız. Özellikle hücrelerde yağ stresine bağlı aktive olduğunu bildiğimiz ve mikroRNA'ları kontrol edebilen "endoplazmik reticulum stresi" adıyla bilinen bir sinyal iletim yolağını engellemek için kimyasal-genetik denilen interdisipliner yöntemler uygulayacağız. Tabii bu sırada farelerin genleriyle oynayacağız ve hastalıklı farelerde kolesterolün mikroRNA'ler ve endoplazmik reticulum stresi sinyal yolağı üzerinden algılanmamasını sağlayacağız. Farelerde yapabildiğimiz stresin algılanmamasını insanlar üzerinde de denemek istiyoruz. OBEZLERİN DE KALP HASTASI OLMASI ÖNLENECEK Yrd. Doç. Dr. Erbay, çalışmalarıyla damar sertliğini geri döndürebilmeyi ve kalp krizini gelişmeden önleyebilmek istediklerini belirterek, "Vücutta kötü yağ düzeyleri yüksek seviyelere ulaşsa ve obezite oluşsa bile diyet yapmadan, ilaç kullanmadan vücudun bu hastalığı algılamamasını sağlamak istiyoruz" dedi. Ebru Erbay, projenin Avrupa Birliği'ni çok heyecanlandıran bir proje olduğunu belirterek, "Çünkü yaşlanan bir Avrupa var. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kalp krizi ve hastalıkları ölüm nedenlerinde ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle projenin başarılı olması, onlar için oldukça önemli" diye konuştu. A.A
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Uzmanlar, yardımsever olmanın, kişinin maddi - manevi verdiği desteğin daha iyi hissetmesini sağladığını vurguluyor.
  • Yapılan bir araştırmaya göre çalışanların en üretken olduğu zamanın pazartesi günü saat 10:01 olduğu ortaya çıktı.
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Anksiyeteyi anlattı. ‘Kibir, öz beğenidir. Bencil insanlar bu yüzden mutlu olamıyor. Çünkü insanın psikolojik doğası yalnız y
  • Tatilin ardından yeniden mesaiye başlayanlar, adaptasyon güçlüğü çekebiliyor. Tatil dönüşü kendinizi keyifsiz, yorgun, bitkin hissediyor, uykusuzluk v
  • Tatil depresyonu, “Tatilin depresyonu mu olur?” dedir­ten cinsten inanılması güç bir depresyon şekli. Heyecanla çıkılan tatil sonrası eski, alışıldık
  • Bayramların kişilerin psikolojik iyi oluşlarına önemli katkılar sunduğunu kaydeden Uzman Klinik Psikolog Cemre Ece Gökpınar Çağlı, özellikle pandemi ş
  • Randevu Al