EVİN HÜKÜMDARI YAPMAYIN!

EVİN HÜKÜMDARI YAPMAYIN!

Şaban Özdemir (NPGRUP)


Prof. Dr. Nevzat Tarhan çocuk merkezli aile olmama konusunda uyarıyor. Ebeveynler bu hatalara dikkat!

 


Çocuğa sevgi ve disiplini dengeli bir şekilde vermek gerekir diyen Tarhan, ebeveynlerin yaptıkları hataları anlatıyor. Ebeveyn olarak siz de bu hataları yapıyor musunuz?

Her şeye sahip olduğu halde mutsuz olan çocuklarda ne gibi eğitim hataları yapılıyor? Çocuğun asıl ihtiyacı nedir? Çocuğunuz için her şey daha iyi olsun derken doyumsuz bir çocuk mu yetiştiriyoruz?

Bütün bu soruların cevaplarına formül olarak sevgi ve disiplinin birlikte ve dengeli bir şekilde verilebilmesini gösteren Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ebeveynlere çocuğunuzu evin küçük hükümdarı yapmayın diyor.

Rektör Tarhan;


Amacımız mutlu çocuk yetiştirmek değil onu hayata hazırlamaktır. Onun iyiliği ve mutluluğu için arzularını erteleyebilmeyi ve ev hayatını kurallı ortam yapmayı başarmalıyız. Ama çocuğumuza kızarken bile severek kızmalıyız. Onun kişiliğine saygı gösterelim, büyük insan gibi dinleyelim, ama büyük insan davranışı beklemeyelim.

Bilinçli ilişkinin genel kurallarına ilave olarak şunlar söylenebilir.

1-  Önce çocuğunu tanı : Çocuğun psikososyal gelişiminde her yılın farklı özellikleri vardır. Her evreyi bilmek  çocuğunuzun ruhsal ve fiziksel güvenliği , ihtiyaçları ve sınırlarına göre davranmayı sağlar. Çocuğunuza taşıyamayacağı psikolojik yük yüklememiş ve onu yaralamamış olursunuz.

2- Demokrat olmak:  Otoriter değil, demokrat ebeveyn olmanın önemini kavramak.

3-Çocuğun birey olmasına fırsat vermek : Çocuk bizim çocuğumuz ama bize ait değildir. Onu ayrı bir insan olarak düşünmeliyiz. Çocuğun anne- babadan sağlıklı ayrışması gerekir.

4- Esnek olun :  H
er çocuğun yapısı ayrıdır. "Ben babamın yaptığını yapıyorum ve bana zararı olmadığını biliyorum" sık duyduğumuz sözlerdir. Dar görüş ve dar düşünceler her çocuk için geçerli değildir. Hatta beş kardeş varsa hepsinin anladığı dil farklıdır.

5- Etkin dinlemenin önemini bilin
: Çocuk konuşmasını bitirinceye kadar dinlenmeli, sözü kesilmemeli, göz teması, kurarak konuşulmalı. Baş sallamak, onay işaretleri, sorular sormak gerekir.

6- Aile içi oturumlar yapın : Beraber zaman geçirmek çok  yararlıdır. Karşılıklı birbirlerinin sevinç ve üzüntülerinden haberdar olunur, hayat paylaşılır. Amaç mutlu çocuk yetiştirmek değil, çocuğu hayat hazırlamaktır. Beraber zaman geçirmek bunun için önemlidir. Zamanın süresinden çok  nitelikli olması faydalıdır.

7- Ödüller ve Cezalar : Evin kurallı ortamı olması gerekir. Bir futbol maçında bile kurallara uymayanlar kart görür. Aile sosyal bir anlaşma demektir. Akıllı, uslu, çalışkan olduğunda çaba ve davranışı ödüllendirilmeli. Kişiliğini övemek doğru değildir, çabaları övülmelidir. Çocuğun davranışlarının sorumluluğunu üstlenebilmesi ve sosyal beceriler kazanabilmesi sınırları bilmesine bağlıdır. Sınırları aşarsa hataya orantılı bir bedel ödemelidir.

8- Olaylar üzerinde konuşun : Birlikte yaşanan üzüntülü ve sevinçli olaylar üzerinde sohbet etmek çocukta aidiyet ve bağlılık duyguları uyandırır. Çocuk böylece ailenin yaşam biçimi ve değer ölçülerini benimser . Yoksa konferans, vaaz tarzı yaklaşımların hiç faydası olmaz. Monolog değil diyalog gerekir. İki tarafta konuyu bilmelidir.

9- Arkadaşlarını tanımak : 3 yaşından itibaren arkadaş çocuk için önemli olmaya başlar. Hayatı oyun içinde ve arkadaşlar arasında öğrenir. Arkadaşları kötülenmemeli, mümkün olduğunca eve çağrılıp, olaylar üzerinde konuşmaya çalışılmalıdır. Arkadaşını küçük düşürücü yaklaşımlar çocuğunuzu gizli saklı iş yapmaya iter.

10- Sorumluluk verin : Bağımsızlık kazanacağı ev işleri, alışverişler, küçük başarıların tadını ona tattırın. "Onun yapacağı işten ne olur" demeyin. Bırakın yetenekleri gelişsin.

11- Yuva sıcaklığını hissettirin :
Beklemediği bir anda çocuğa gülümsemek onda güven ve bağlılık duygusu uyandırır. Korktuğu, heyecanlandığı anda elini tutmak hafızasında olumlu izler bırakır. Bedensel dokunmalar çocuğa güven verir. Sevginin egemen olduğu ev modelinde anne babanın otoritesi azalmaz tam tersi çocuğun büyüklere saygısı daha da artar. Anne ve babanın sevgisini kaybetmemek için iyi şeyler yapmaya çalışır. Kişiliğine değer verilen, sığınacak yuvası olan çocuk hayatta daha başarılı olur.

12- Davranış diline dikkat : Özellikle ergenlikten önce çocuklar sorunlarını  sözdili ile anlatamazlar. Sinirlilik, aşırı hareketlilik, altını ıslatma, kavgacılık, yalancılık, iştahsızlık, uykusuzluk, kıskançlık, korkaklık, okul başarısızlığı, kekemelik, bedensel yakınmalar birer işaret olabilir. Gizli depresyonun söz dili ile anlatılamaması tedavi gerektirir.

13- Örnek olunduğunu unutmamak : Çocuğun "annem- babam gibi olmak istiyorum" diyebilmesini sağlayabiliyor muyuz? Özdeşim modeli olarak ne kadar doğru davranıyoruz? Çocuk sözlere değil davranışlara bakarak yaşadıklarını öğrenir.

14- Çözüme odaklaşmak: Sorunla karşılaşınca telaşlanmak yerine çözüm odaklı düşünmeyi başarmalı, emretmek yerine fikir vermek gerekir. Büyüğün hayat tecrübesi çocuk için bir hazinedir."