Eros'un okunu 'arzular' tetikliyor

Aşkın, "arzulama", "çekim" ve "bağlılık" olmak üzere üç aşamasının olduğu ve her aşamada insan vücudunda farklı hormonların devreye girdiği ortaya çıktı

Eros'un okunu 'arzular' tetikliyorİlk aşama arzulama

BBC'nin internet sitesinde yer alan haberde, ABD'de New Jersey Rutgers Üniversitesi'nde biyokimya alanında araştırmalarıyla tanınan Helen Fisher'e göre "arzulama" denilen birinci aşamada cinsiyet hormonları testosteron ve östrojen, karşı cinsle sevişme isteğini doğuruyor.

Hep onu düşünüyorum

"ÇEKİM" denilen ikinci aşama, yaygın olarak "âşık olmak" diye tabir edilen duygu haline karşılık geliyor. Dopamin, norepinefrin ve serotoninin devreye girdiği bu dönemde aşık olan, âşık olduğu kişiden başka bir şey düşünemiyor, iştahı kesiliyor, daha az uyuyor, hatta günün her saatinde 'aşkını' düşünmekten çalışamıyor..

Bağlılık dönemi

AŞKIN üçüncü ve son aşaması ise "bağlılık" ya da "dostluk" diye tabir edilen dönem. Bu dönemi oksitosin ve vasopressin hormonları belirliyor. Oksitosin orgazm sırasında her iki cinsin sinir sistemi tarafından salgılanan ve çiftler arasında bağlılığı derinleştiren bir hormon olarak görülüyor.

 

Flörtün incelikleri:

Sen sus gözlerin konuşsun

NEW Yorklu psikolog Profesör Arthur Arun da aşkın dinamiklerini inceledi ve karşı cinse ilişkin beğeninin ilk 1.5 - 4 dakika içinde oluştuğunu ortaya koydu. Arun araştırmasında, birbirini hiç tanımayan çok sayıda çiftten 1.5 saat boyunca hayatlarıyla ilgili özel ayrıntıları anlatmalarını istedi.

Beden dili daha önemli

DAHA sonra çiftlere hiç konuşmadan 4 dakika boyunca birbirlerinin gözlerine bakmaları söylendi. Çiftlerin büyük bölümü gözlerine baktıkları kişilerin kendilerini derinlemesine cezbettiklerini itiraf etti. Hatta araştırmaya katılanlardan iki kişi de daha sonra evlendi.

Zor insan olmayın

ARUN'UN araştırmasına göre karşı cinsin cazibesine kapılmada beden dili yüzde 55, ses tonu yüzde 38 rol oynarken konuşma sırasında anlatılanlar ancak yüzde 7'lik bir rol oynuyor. Araştırma "zor insanı oynama"nın da çoğunlukla cezbedici olmadığını ortaya koydu.
  

Milliyet Gazetesi - DIŞ HABERLER SERVİSİ
KAYNAK : //www.milliyet.com.tr/