ERGENLİK HORMONLARI SAÇ DÖKÜYOR

ERGENLİK HORMONLARI SAÇ DÖKÜYOR
Paylaş:

Ergenlik döneminde saç köklerinin, erkeklik hormonlarına gösterdiği aşırı duyarlılık, kelliğe yol açabiliyor.

Zonguldak Karaelmas Üniversitesi (ZKÜ) Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Cevdet Altınyazar, ergenlik döneminde saç köklerinin erkeklik hormonlarına gösterdiği aşırı duyarlılığın, kelliğe yol açtığını bildirdi.

Doç. Dr. Altınyazar sağlıklı bireylerde saçların yüzde 85-90'ının büyümeyi sürdürdüğünü, günde 50 ile 100 saç telinin dökülmesinin normal olarak kabul edildiğini söyledi.

Saç dökülmesinde birbirinden bağımsız rahatsızlıklar arasında erkek tipi saç dökülmesi durumunun ergenlikle beraber görülmeye başlandığını belirten Doç. Dr. Altınyazar, şöyle devam etti:

“Bu durumda, saçlar tepe bölgesinden dökülürler ve zamanla kellik oluşur. Ergenlik döneminde saç köklerinin erkeklik hormonlarına gösterdiği aşırı duyarlılık, kelliğe yol açar. Kalıtımsal unsurlar da bunda etkilidir. Bu tip saç dökülmesi, erkeklerde en sık rastlanan durumdur. Modern tedavi yöntemleri ancak kısmi ve geçici fayda sağlamakta, tedavi kesildikten sonra dökülme devam etmektedir. En yoğun dökülme 20;li yaşlarda olmakta, 35 yaşından sonra dökülme azalmakta ya da durmaktadır. Bu dönemden sonra medikal tedaviler etkisizdir, ancak saç ekimi gibi cerrahi yaklaşımlar denenebilir.”

HASTALIKLAR DA SAÇ DÖKÜYOR

Bağışıklık sistemi hastalıkları, duygusal stres, vitamin ve demir eksikliği, yetersiz beslenme ve bazı ilaçların da saç dökülmelerine neden olduğunu bildiren Doç. Dr. Cevdet Altınyazar, şunları kaydetti:

“Soğuk algınlığı, yüksek ateş ve ağır infeksiyon sırasında saçların büyümesi durur ve dinlenme aşamasına geçer. Daha sonra hastalıktan 3 ay sonra dinlenen saçlar dökülür. Bu zamanla düzenlenen bir durumdur. Tiroit hastalıklar sonrası ile memoterapi ve doğum kontrol hapları da saç dökülmelerine neden olmaktadır. Altta yatan problemin düzeltilmesi ya da ilaçların kesilmesi saçların geri gelmesini sağlamaktadır. Bazı deri hastalıklarında ise saç kökleri tamamen tahrip olduğundan yeni saç çıkması mümkün değildir. Tedavinin en önemli yolu kaynağın tespit edilmesidir”