ENGİNARIN YARARLARI BİTMİYOR

ENGİNARIN YARARLARI BİTMİYOR
Paylaş:

A.A

Sahip olduğu vitamin ve minerallerle tam bir  sağlık dostu olan enginarın yapraklarının da yenmesi öneriliyor.


Posa yönünden çok zengin olan ve karaciğeri temizleyici özelliği bulunan  enginarın, faydaları saymakla bitmiyor. Damar sertleşmesini engelleyen, kanı  temizleyen, beyin hücrelerini yenileyen enginar, aynı zamanda kolesterol düşmanı  olarak da biliniyor.

Uludağ Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Baş Diyetisyeni  Sevinç Yetişen, daha ilk çağlardan beri  faydaları bilinen enginarın, içerdiği bazı maddeler sayesinde birçok önemli  özelliklere sahip, besin değeri yüksek bir sebze olduğunu söyledi.

Enginarın protein, karbonhidrat, lif, fosfor, kalsiyum, demir, sodyum, potasyum, magnezyum,  çinko, A, B1, B2, B6 ve C vitaminlerini bünyesinde barındırdığını dile getiren Yetişen, buna karşılık besin değeri son derece yüksek  olan bu sebzenin kolesterol içermediğini vurguladı.

“HER DERDE DEVA”
        
Yetişen, enginarın antioksidan özellikleri nedeniyle karaciğere çok  faydalı olduğunu dile getirerek, enginarda bulunan “Cynarin” maddesinin  karaciğer, safra kesesi, böbrekler ve bağırsak sisteminin düzenli çalışmasına  yardım ettiğini söyledi.

Yiyeceklerin sindirimini kolaylaştıran enginarın, mide ve bağırsakları  dezenfekte edici özelliği sayesinde ishale de iyi geldiğine işaret eden Yetişen,  bu şifalı sebzenin güçlü bir idrar söktürücü olduğundan böbreklerin çalışmasını  düzenleyerek vücuttaki zararlı sıvıların dışarı atılmasını kolaylaştırdığını,  böbrekteki kumların dökülmesine de yardım ettiğini anlattı.

Yetişen, enginarın kanı temizlediğine, toksik maddelerin idrarla dışarı  atılmasını sağlayarak yorgunluğu giderdiğine dikkati çekerek, şöyle konuştu:

“Yapılan araştırmalarda enginarın sindirim sisteminin yanı sıra kalp  için de yararlı olduğu, kalp kaslarını güçlendirerek kalbin daha rahat  çalışmasını sağladığı, kolesterolü ve trigliseridi düşürdüğü ve damar sertliğine  iyi geldiği saptanmıştır. Enginar, içerdiği bir tür nişasta olan inülin sayesinde  kandaki şeker düzeyini düşürülmesine yardım eder, bu nedenle şeker hastalarını da  rahatlıkla tüketebilir. Devam eden araştırmalarda enginarın içerdiği sylmarin  sayesinde, hücrelerin hasar görmesinin yavaşladığı prostat, meme ve rahim ağzı  kanserlerini önleme konusunda da etkili olduğu görülmüştür.”

“YAŞLANMANIN ETKİLERİNİ AZALTIYOR”

Enginarın, içerdiği posa, mineral ve vitaminler sayesinde vücudu  dinlendirdiğini, dinçlik ve gençlik verdiğini belirten Yetişen, hücrelerin  yıpranmasını engelleyerek yaşlanmanın da etkilerini azalttığına işaret etti.

Yetişen, yabancı ülkelerde çocuk mamalarının yapımında, kozmetikte, içki  ve boya sanayisinde de kullanılan enginarın düşük kalori içerdiği için zayıflamak  isteyenler tarafından da rahatlıkla tüketilebileceğini söyledi.

YEŞİL YAPRAKLAR ATILMAMALI

Yetişen, yemek yapmadan önce enginarın çok iyi yıkanması gerektiğini dile  getirerek, temizlerken yapraklarının da ayrılarak sökülmesi gerektiğini  bildirdi.

Enginarın sadece göbeğinin yenmemesi, yeşil yapraklarının da haşlanarak  tüketilmesinin önemine dikkati çeken Yetişen, “Haşlama suyu da atılmamalı. İçine  biraz pirinç katılarak çorba olarak da tüketilmelidir. Enginar yemeği iyi  çiğnenerek yenmeli ve pişirildiği gün tüketilmelidir. İçinde çok çabuk toksin  oluşabileceğinden pişmiş enginar bekletilecekse buzdolabında 24 saatten fazla  bekletilmemelidir” diye konuştu.