Doğal besinler sağlıklı bedenler

Meyve ve sebze bakımından zengin bir diyetin uzun ve sağlıklı bir ömür sağlamayabileceği ortaya çıkıyor.

Doğal besinler sağlıklı bedenler

Meyve ve sebze bakımından zengin bir diyetin uzun ve sağlıklı bir ömür sağlamayabileceği ortaya çıkıyor.

dogal_sebze_meyveSon 15 yılda yapılan araştırmalar, tükettiğimiz meyve ve sebzelerin çoğunun bitkisel gıdalar açısından zayıf olduğunu gösteriyor. Bitkisel gıdalar, günümüzde en sık görülen dört hastalığın riskini azalttığı düşünülen bileşiklerdir: Kanser, kalp hastalığı, diyabet ve bunama. Yiyeceklerin sağlığa faydasının azalması yeni bir olay değil. Jo Robinson, "10 bin yıl kadar önce doğadan yabani bitki toplamayı bıraktığımızdan beri, farkında olmadan besinlerin içerdiği bitkisel gıdaları yok ediyoruz" diye yazdı. Yabani hindibada ıspanaktan yedi kat fazla bitkisel gıda var. Peru'ya özgü mor patatesteki kanserle savaşan antosiyanin miktarı, sıradan bir patatestekinden 28 kat fazla. Bir elma türünde, sarı elmadan 100 kat fazla bitkisel gıda var. Avrupalılar Kuzey Amerika'ya ilk geldiklerinde, yerlilerin birçok farklı renkte mısır tükettiğini gördü. Şekerce zengin, antosiyanin bakımından fakir olan tatlı mısır türü günümüzde çok yaygın. Robinson, "Ayrıca mavi, kırmızı ve siyah mısırın antosiyaninler açısından zengin olduğunu keşfettik. Antosiyaninlerin kanserle savaşma, iltihabı azaltma, kolesterolü ve tansiyonu düşürme, yaşlanan beyni koruma ve obezite, diyabet ve kalpdamar hastalığı riskini azaltma özelliği var" diyor. Tabii, bu süper gıdaları tüketecek zamanımız yoksa vitamin kullanırız. Bazı uzmanlar insanların normal bir diyette yeterli vitamin aldığını söylerken, vitamin üreticilerine göre vitamin takviyesi gerekli. Paul Offit, The New York Times'ta şöyle yazdı: "Çoğu kişi, fazla vitaminin en azından hiçbir zarar vermediğini düşünüyor. Ama bilim insanları büyük miktarda ek vitamin almanın çok zararlı olabileceğini yıllardır biliyor". Araştırmalara göre bağırsak kanserini önlemek için alınan A,C,E ve beta karoten vitamini takviyeleri ile selenyum minerali ölüm oranlarını artırıyor. Ama görünmeyen dostlardan yardım alınabilir. Son araştırmalara göre bağırsaklarımızda ve derimizin üstünde yaşayan trilyonlarca bakteri, günümüzün bazı kronik hastalıklarını yenebiliyor. Avcı-toplayıcı insanlardan numune almak için Amazon'un ücra bölgelerine giden Venezüella kökenli mikrobiyolog Maria Gloria Dominguez-Bello, "İnsanlara özgü bakterilerin (mikrobiyota) antibiyotikler, işlenmiş gıdalar ve modern doğum yöntemleri öncesinde neye benzediğini görmek istiyoruz" diyor. Michael Pollan'ın haberine göre ön sonuçlar, bozulmamış bir bakteri topluluğunda çok daha büyük çeşitlilik olduğunu gösteriyor. Bu da muhtemelen Amerikan yerlilerinde belirgin düzeyde az alerji, astım, alerjik reaksiyon ve Tip 2 diyabet ile kalp-damar hastalığı gibi kronik durumların görülmesini sağlıyor. Batı tarzı beslenme düzeninde yeterli lif alınamıyor. Bazı bilim insanlarına göre bir diğer sorun da aşırı temizlik. Stanford'dan mikrobiyolog Justin Sonnenburg, "Kirli yiyecekler tüketmenin faydası var" diyor. Ama insanlar tarım ilacı kalıntılarını temizlemek için sebze ve meyveleri birçok kez yıkamak zorunda. Sonnenburg, "Çevresel mikroplara daha çok maruz kalmak, Batı'ya özgü birçok hastalığa yakalanma olasılığını azaltırken hastalık yapıcı organizmalarla karşılaşma ihtimalini artırıyor. Kuşkusuz, antibiyotiğe dirençli korkutucu bakterilerin yaygınlaşmasıyla tehlike artıyor" diyor. Zehirli veya hastalık yapıcı kimyasalların olduğu durumlarda elleri yıkamayı tavsiye eden Pollan, köpek sevdikten sonra buna gerek olmayabileceğini söylüyor. Sonnenburg, "Bence çözüm fermente gıdalar. Kendi bahçenizden gelmediği sürece yiyecekleri yıkamalısınız" diyor. THE NEW YORK TIMES