ÇOCUK YAŞTA EVLİLİK

ÇOCUK YAŞTA EVLİLİK
Paylaş:

DHA

Doğu'da kadınlar çocuk yaşta evliliğe zorlanarak eğitim ve iş hayatından yoksun bırakılıyor ve 4 duvar arasında hapsediliyor.

Diyarbakır İl Genel Meclisi Başkan Vekili DTP'li Semra Azizoğlu, ülkemizde yaşanan cinnet, intihar, soygun, namus adı altında işlenen kadın katliamları gibi vakaların sıradanlaşarak günlük yaşamın bir parçası haline geldiğini söyledi. Azizoğlu, "Kadınlarımız çocuk yaşta evliliğe zorlanarak eğitim ve iş hayatından yoksun bırakılıyor ve 4 duvar arasında hapsediliyor" dedi.

Diyarbakır İl Genel Meclisi Başkan Vekili Sema Azizoğlu, meclis üyeleriyle düzenlediği basın toplantısında kadına yönelik şiddete dikkat çekti. Azizoğlu, binlerce yıldır erkek egemen zihniyetin namus adı altında kadınları mülkleştirerek tahakküm altına aldığını ve iradesizleştirdiğini söyledi. Azizoğlu, "Namus adı altında kadınlar sürekli olarak katledilmektedir. Gerçek namus, özgürlük anlayışının adalet duygusundan emeğin özgürleşmesinden geçmektedir. Ülkemizde her gün yaşanan cinnet,  intihar, soygun, namus adı altında işlenen kadın katliamları gibi vakaların sıradanlaşarak günlük yaşamın bir parçası haline getirilmiştir" dedi.

"Her yıl yapılan istatistiksel açıklamalarda kadına yönelik ekonomik, fiziksel, psikolojik, cinsel gibi şiddet türlerinin rakamlarında artış olduğu görülmektedir" diyen Azizoğlu, şöyle konuştu:

"Bütün bunlara dur diyebilmek için kadınların 25 Kasım 2008'de başlattığı, 'Kimsenin namusu değiliz, namusumuz özgürlüğümüzdür' kampanyası bir yıl boyunca sürdürülerek bugün finale gelmiştir. Kadınlarımız çocuk yaşta evliliğe zorlanarak eğitim ve iş hayatından yoksun bırakılıyor ve dört duvar arasına hapsediliyor. Namusun sadece belli bir bölge ve belli bir kültüre ait olmadığını erkek egemen yapılarının olduğu her yerde tüm toplumsal yapılarda görüldüğünü biliyoruz. Dilimizi, kültürümüzü, kimliğimizi, farklılıklarımızı inkar eden ve emeğimizi sömüren erkek egemen sistemin kadın katliamlarına, yasaklarına ve baskılarına dur demek için toplumun tüm duyarlı kesimleri ile birlikte kadını aşağılayan ona her türlü şiddeti reva gören eril anlayışı reddediyoruz."