Okula gitmek istemiyor

İşte uzmanlardan, çocuğunuzun kaygısını gidermek için öneriler…

Okula gitmek istemiyor
Paylaş:

İşte  uzmanlardan, çocuğunuzun  kaygısını gidermek için öneriler… Haber1Uzmanlar, çocuğunuzun  kaygısını gidermek ve bir an önce okula ısınmasını sağlamak için ebeveynlere,  okula gitmek istememesinin anlayışla karşılanmaması gerektiğini belirterek, anne  ve babanın sakin ve kararlı bir tutum sergileyerek, çocuklarını her gün okula  göndermelerinin şart olduğu vurguladı. Çocukların bir süre ebeveynler tarafından okula götürülmesi ve okul  saatlerinde dışarıda beklenilmesi tavsiyesinde bulunan uzmanlar, okula  gidilmediğinde ise çocuğun evde oyun oynama ya da televizyon seyretme gibi  eğlendirici faaliyetlerine izin verilmemesi, okulda işlenen konuların evde  yaptırılması gerektiğini ifade ediyor. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi  ve Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Yasemen Işık Taner, AA muhabirine yaptığı  açıklamada, çocukları ilk kez okula giden ailelerle ve eğitmenlerin bilinçli  olması gerektiğini söyledi. Çocukların, okul öncesi dönemde kendilerine bakan kişilere  bağlandıklarını ve bir süre sonra ayrılma kaygısı yaşayabildiklerini belirten  Taner, kaygının zaman içinde azalarak kreş döneminde öğretmene bağlılık şekline  dönüştüğünü ifade etti. Taner, okul çağında gelinmesiyle birlikte kimi çocuklarda anne babadan  ayrılma ve okul ortamına ilişkin kaygı gelişebildiğini dile getirdi. Bu kaygının  ebeveynler tarafından normal karşılanması, kesinlikle öfkeyle karşılık  verilmemesi gerektiğini vurgulayan Taner, bu aşamada çocuğun öğretmenle  kuracağını ilişkinin önemli olduğunu söyledi. Taner, "Öğretmenle kurulacak  iletişimle çocuk anne, baba ya da bakıcısından ayrılmaya tahammül edebilir"  dedi. "OKULA GÖTÜRMEKTEN VAZGEÇİLMEMELİ" Ayrılma kaygısının okul reddine neden olabildiğini vurgulayan Taner,  ebeveynlerin çocuğun her istediğini yerine getirmemesi ve onlar adına her şeyi  yapmamaları gerektiği uyarısında bulundu. Taner, ebeveynlerin bu tutumunun zamansızlıktan, titizlikten, çocuğun  kendi başına beceremeyeceği endişesinden kaynaklanabildiğini belirterek, bunun  çocuğun gelişimi için doğru bir davranış olmadığını ifade etti. Böylesi bir  tutumun, çocuğun anne ya da babası yanında olmadan bir şey yapmaktan kaçınmasına,  kazanacağı becerilerin olumsuz etkilenmesine yol açabileceğine işaret eden Taner,  "Böylesi bir durumda çocuklar, anne babası olmadan herhangi bir şey  yapamayacaklarına inanarak okula başlıyorlar. Kendilerini yalnız ve aciz  hissediyorlar, okul döneminde panik yaşıyorlar ve okula gitmek istemiyorlar"  dedi. Taner, çocuğun okul saatinden önce keyifli, ancak okula gitme zamanı  geldiğinde tepkili olmasının "kaygı" belirtisi olduğunu anlatarak, servise  binmek istememe, yavaş hazırlanma, karın ağrısı, mide bulantısı, baş ağrısı,  iştahsızlık, kusma gibi bulguların da çocukta kaygı geliştiğinin göstergesi  olduğunu söyledi. Çocuğun şikayette bulunduğu gün okula gönderilmemesinin doğru olmadığını  vurgulayan Taner, çocuğun evde kalma süresinin uzamasının okuldan uzaklaşmasına  yol açabileceğini belirtti. Çocuğun, okulun açılmasıyla ısrarla her gün okula  gönderilmesi gerektiğini ifade eden Taner, "Bir süre kendisine bakım veren  bakıcı, anne, anne anne, baba gibi kişilerin varlığında okula götürülerek derse  girmesi sağlanmalı" diye konuştu. Okulun ilk günlerinde bakım veren kişilerden birinin okul saatinde  dışarıda beklemesi önerisinde bulunan Taner, "Bu kararlılıktan asla  vazgeçilmemeli. Olabildiğince çevrenin müdahalesine de izin verilmemeli. Bu  davranış biçimleri ve söylemler, çocuğu daha çok uzaklaştırır" dedi. Öğretmenle ebeveynlerin birlikte hareket etmesi, iş birliği yapması  gerektiğini dile getiren Taner, "Okula gideceksin değil mi" yerine "Okula  gitme zamanı geldi. İhtiyacın olduğunda ben de orada olacağım, zamanla  alışacaksın" şeklinde konuşulması gerektiğini söyledi. Taner, okula gidilmediğinde ise çocuğun evde oyun oynama ya da televizyon  seyretme gibi eğlendirici faaliyetlerine izin verilmemesi gerektiğine işaret  ederek, okula gidilmeyen günlerde işlenen konuların mutlaka evde yaptırılması  gerektiğine dikkati çekti.  A.A