CİLT KANSERİ İÇİN YENİ UMUT

CİLT KANSERİ İÇİN YENİ UMUT

A.A

Cilt kanseri hastaları için umut olabilecek aşı tedavisi araştırmasına dünya genelinde birçok ülkeden hasta katıldı.


Ameliyata uygun olmayan cilt kanseri hastaları için başlatılan  uluslararası katılımlı klinik araştırmaya Türkiye'de sadece 1 hasta katıldı.

Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Cebeci Hastaneleri Tıbbi Onkoloji  Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Demirkazık, AA muhabirine yaptığı  açıklamada, cilt kanserlerinin “malin melanom” ve “melanom dışı cilt  kanserleri” olmak üzerek iki grupta incelendiğini söyledi. Demirkazık, yaygın  metastaz yapabilen, ciltteki benlerden kaynaklanan malin melanomun çok tehlikeli  olduğunu belirtti.

Melanom veya melanom dışı cilt kanserlerinin erken evrelerinde tedavinin  cerrahi olduğunu ifade eden Demirkazık, kemoterapi ve benzeri ilaç tedavilerinin  ise hastalığın yaygın olması veya nüks etmesi durumlarında söz konusu olduğunu  anlattı.

Demirkazık, yurt dışında bu yöntemlerin dışında “aşı” tedavisinin en az  20 yıldır yapıldığını belirti. Tedavinin “hazır aşı” veya “kişiye özgü  geliştirilen aşı” şeklinde 2 türlü uygulanabildiğini dile getiren Demirkazık,  “Aşı tedavisi, araştırma amacıyla yapılan bilimsel çalışmalardır ve nüks olmuş  melanom başta olmak üzere bazı kanser türlerinde Türkiye'de de seyrek olarak  uygulanabilmektedir” dedi.

Demirkazık, hazır aşıların ticari amaçlı üretilmediği için piyasada  bulunmadığını, ancak bilimsel araştırma amaçlı olarak hastanelerde hastalarda  kullanıldığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Kişiye özgü üretilen aşılar, hastanın kendisinden üretiliyor. Bu aşı  için, öncelikle tümörün metastaz yaptığı bölgeden biyopsi alınıyor ve hastadan  afrez cihazı ile alınan kan örneği birlikte laboratuvara gönderiliyor. Kanın  içerisindeki bağışıklık hücreleri ile tümör hücresi, özel bir ortamda bir araya  getirilerek, bağışıklık hücrelerinin tümörü tanıması sağlanıyor. Ardından tümörü  tanımış bağışıklık hücreleri, tümörden arındırılarak hastaya geri veriliyor.”

Uygulama ile bağışıklık hücrelerinin, tümörü düşman olarak algılayıp,  vücudu tümörden temizlemesinin amaçlandığını belirten Demirkazık, “Dünyada  yapılan denemelerde, aşı uygulamasının hastanın vücudundaki tümörleri yüzde 20-25  oranında gerilettiği hatta bazılarında tamamen kaybettiği belirlendi” dedi.
        
“UMUT İÇİNDE BEKLEYEN HASTALAR İÇİN BİR KAYIPTIR”
        
Demirkazık, şu anda Türkiye'de kişiye özgü aşı geliştirmeye yönelik  klinik bir araştırma olmadığını, ancak cilt kanseri tedavisinde hazır aşı  uygulamasının 2009 yılının Ağustos ayı içinde başlatıldığını anımsattı.  Demirkazık, araştırmanın ciltte nüks olmuş melanomlu hastalarda, kemoterapi  tedavisi ile hazır aşı uygulamasını karşılaştıran bir klinik araştırma olduğunu  bildirdi.

Projede, ABD ve çok sayıda Avrupa ülkesinin yer aldığını anlatan  Demirkazık, klinik araştırmaların Türkiye'de de İzmir, İstanbul, Ankara ve  Antalya'da 4 merkezde yapıldığını söyledi. Demirkazık, uygulamaya ilişkin şu  bilgileri verdi:

“Hastalara uygulanacak standart tedavi kemoterapidir. Bu araştırmada da  kemoterapiyle aşı tedavisi karşılaştırılacaktı. Araştırma kapsamında, hastalardan  birine standart tedavi olan kemoterapi, iki hastaya ise sadece aşı uygulanacaktı.  Hastalar, bu iki tedaviden sadece birini alabilecekti.

Hastanın hangi tedaviyi alacağı önceden bilinmeyecekti. Bu, internet  aracılığıyla hasta kayıtlarının ve bilgilerinin yapıldığı uluslararası telefon  bağlantısıyla hiç kimsenin müdahalede bulunamadığı sistem sayesinde otomatik  belirlenecekti. Kişileri, yurt dışındaki çalışma merkezi ayarlayacak ve bize  hangi tedavinin kime uygulanacağı bildirilecekti.”

Klinik çalışmaların Türkiye'de çok iyi anlaşılmadığı için çok az kişinin  araştırmalarda yer aldığını belirten Demirkazık, “Bilgilendirme ve bunun şu an  beklemek dışında hiçbir müdahale yapılamayan hastalarımız için umut olduğunu  belirtmemize ve yazılı-görsel basında duyurduğumuz halde üç merkez hiç hasta  alamadı. Sadece biz 1 hasta alabildik. Eğer hasta başvuruları olsaydı, her merkez  4-5 hasta alabilirdi. Yani toplam 18 hasta alınmış olsa bunların 12 tanesi aşı,  altı tanesi ise standart kemoterapi tedavisi alacaktı. Böyle olunca da Türkiye  araştırmanın içinde sonuncu sırada yer aldı. Bu, hem bilim için hem Türkiye için  hem de umut içinde bekleyen hastalar için bir kayıptır” dedi.

Demirkazık, bu tür klinik çalışmaların hastalar için de bir fırsat ifade  ederek, “Bunlar piyasada para ile alınamayacak ilaçlardır. Hasta, tek bir kuruş  ödemeden böyle bir imkandan yararlanabilmektedir. Çünkü, araştırma ilaçları henüz  dünyada hiç bir ülkede ruhsatlı olmadığı için dışarıdan temin edilemez” dedi.

Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Psikiyatri, ruhsal bozuklukların ve duygusal ve davranışsal bozuklukların kökeni, teşhisi, önlenmesi ve yönetimi ile ilgilenen tıp dalıdır. Bu nedenle
  • Metabolik sendrom, kalp hastalığı, diyabet, felç ve diğer sağlık sorunlarına yol açabilen bir hastalık türüdür. Metabolik sendromun altında yatan nede
  • Kadın-erkek ilişkilerinde en kritik soru bu olsa gerektir. Evliliğin başlangıcında romantik duygular daha baskındır. İkinci dönemde kişilik ve güç çat
  • Nikotin bağımlılığı Kalp hastalığı, felç, kanser, akciğer hastalığı ve diğer birçok sağlık durumu riskinizi artırmanın yanı sıra, sigara içmek beynini
  • Özgüven, özsaygı, özdeğer gibi kavramları içeren ego, genler ve stres gibi pek çok faktörden etkileniyor.
  • Krampların nedenleri nelerdir? Krampların nedeni tuz eksikliği midir? Bu ne kadar doğru? Kramp sırasında ne yapmak gerekir?
  • Randevu Al