CAZİBENİN BİLİMSEL TEMELİ

THE NEW YORK TIMES

Bilim insanları, bir başkasını çekici bulmamızın nedenleri konusunda sıkıcı kuramlar ortaya atabiliyor.

 


Cazibenin ele avuca gelmez sırlarıysa genelde şairlere ve pop şarkılarına bırakılıyor. Yine de araştırmacıların bir bildikleri var. Aşk ve cazibe bile romantik komedilerin karmaşık kurguları kadar kafa karıştırıcı olabiliyor.

Psikologlar yüz simetrisinin, vücut şeklinin ve sosyal statünün eş bulma oyununa etkisini inceliyor. Yakın zamana ait bir araştırma da, ay içinde doğurganlığın doruk noktasına ulaşan kadınların davranışlarındaki değişikliği konu alıyor. Bu zamanlarda kadınlar daha kışkırtıcı giyiniyor. Erkeklerse kadınların vücut kokusunu daha uyarıcı buluyor ve daha çok testosteron salgılıyor.

Egzotik dansçılar daha fazla bahşiş alıyor. Psikolog Martie Haselton, "Yumurtlama dönemi kadınları da erkekleri de etkiliyor ama davranışlarımızdaki bu köklü değişikliklerin nedeni hakkında kafa yormuyoruz" diyor. Yumurtlama dönemindeki kadınlara kapılmayan tek erkek grubuysa ilişkilerine bağlı olanlar. Bu erkekler söz konusu dönemde (eşlerinden başka) kadınları önemli ölçüde daha az çekici buluyor.

Daha doğrusu, öyle sanıyorlar. Florida State Üniversitesi'nden Jon Maner, "Görünüşe bakılırsa bu adamlar yumurtlama dönemindeki kadına hissettiklerini ciddi ciddi bastırmaya çalışıyor" diye açıklıyor. Sadık bir ilişki kurma fikri arzuyu başka şekillerde de etkiliyor. Texas Üniversitesi'nde yürütülen bir araştırmada çoğu kadın, uzun vadeli bir ilişki arayışından bağımsız olarak potansiyel eşlerin yüzüne de vücuduna da aynı dikkati gösteriyorlardı. Hızlı bir cinsel ilişki değil, uzun vadeli bir eş arayan erkeklerse adayların yüzüne daha fazla dikkat ediyordu.

"Erkeklerin İyi Bir Yanı Var mı?" kitabının yazarı Roy F. Baumeister, "İnsan yüzü duygu ve kişiliği yansıtır. Uzun vadeli bir ilişki arayan erkekler yalnızca üremek istemiyor, duygusal istikrar da arıyor" diyor. Peki, biraz duygusal istikrarsızlık olaylara renk katmaz mı? Harvard ve Virginia üniversitelerinden araştırmacıların bulgusuna göre, kadınlar çekici buldukları ancak bu duygunun karşılıklı olup olmadığını bilemedikler erkeklere daha çok bağlanıyor. Araştırmada kolayca elde edilir gösterilen erkekler, potansiyel eşler tarafından daha az cazibeli bulunuyor.

Kuramlardan birine göre, size dönüp bakmayan bir eş adayını tedirginlikle düşünmek daha çok zihinsel çaba istiyor. Araştırmanın yazarlarından Erin R. Whitchurch, The New York Times'a, "Biri hakkında çok düşününce ondan hoşlandığınızı sanıyorsunuz. Bu gerçekten de zihnimizin nasıl işlediğiyle ilgili" diye açıklıyor.

Elbette ki aşkta hiçbir şey kesin değildir. Dolayısıyla kendinizi çekici buluyorsanız şimdiden torunlarınızın çocukları için kaygılanmaya başlayabilirsiniz. Fakat Avustralya'dan Queensland Üniversitesi'nin bir başka araştırması var ki, yüksek düzeyde cinsel fermon hormonuna sahip erkek meyve sineklerinin aynı seksapeli ilk birkaç nesilden sonra soyuna aktaramadığını gösteriyor. Kimse bunun insanlara nasıl bağlanabileceğini bilmiyor. Fakat araştırmanın yazarlarından Katrina McGuigan, "Çok çekici bireyler belki de kusurlu insanlardır. İlk bakışta göründükleri kadar iyi olmayabilirler" diyor.