Bipolar Bozukluk teşhisinde EEG'nin yeri büyük

Prof. Dr. Sermin Kesebir’den “Bir Psikiyatristin Penceresinden Beyin Dalgalarının Ritmi” kitabı raflarda yerini aldı. Kesebir, Bipolar Bozukluk teşhisinde EEG'nin yerini anlattı...

Bipolar Bozukluk teşhisinde EEG'nin yeri büyük
Paylaş:

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Sermin Kesebir tarafından kaleme alınan “Bir Psikiyatristin Penceresinden Beyin Dalgalarının Ritmi” isimli kitap, Üsküdar Üniversitesi (ÜÜ) Yayınlarından okuyucusuyla buluştu. Kitabın bir derleme olmadığını belirten Prof. Dr. Sermin Kesebir, kitabın özgün fikirlerden, özgün sorulara verilmiş özgün yanıtlardan kaynak aldığını söyledi.

Kesebir, kitabında yer alan Bipolar Bozukluk ve EEG ilişkisini, 5G'Yİ, Bipolar Bozukluktaki tedavi yöntemlerini  anlatarak, çok önemli bilgiler verdi:

Hepimizin hamuru, huyu, suyu ayrı

"Tezimi Bipolar Bozukluk hastalığıyla ilgili olarak hazırladım.  Afektif mizaç. Bipoalra gelmeden önce o yelpazenin en hafif ucunda yer alan mizaç dediğimiz şey huy ve su... Hepimizin hamuru ayrı. Hepimizin  huyu, suyu ve hamuru var. Bazılarının mizacı bu hastalığın temelinde yer alıyor ve hastalığa yatkınlık sağlıyor.

Duygularda 2-3 birim normal ancak 9 birime çıkınca hastalık başlıyor

Bipolarla Bozukluk hastalığına sahip kişilerle kurduğunuz iletişim de ayrı bir önem taşır. Şizofreni ya da anksiyete olan bir kişiyle de iletişim farkldır. Bu alanda çalışmayı ve sevdim. Bipolar zıt duyguların yaşandığı bir hastalık. Bunların ardışık olarak birbirini izlediği bir hastalık.. Hepimiz değişik duyguları yaşabiliyoruz. Bu 2 birim 3 birim olduğunda sağlık çerçevesinde diyoruz ama 9 birime çıktığında buna hastalık adını veriyoruz. Bipolarda bu duyguların ve dürtülerin düzenlenmesinde bozukluklar yaşanıyor.

Duygu, düşünce ve davranış olarak düşünürsek bu duyguların etkilediği düşünce ve davranış alanında duygulara paralel olarak bozulduğunu gözlemliyoruz.

Bipolar Bozukluk ve EEG'yi birbirine bağlayan noktalar var

Kitabımda Bipolar Bozukluk ve EEG dedim. EEG'nin açılımı elektroensefalografidir. Bilinen adıyla Elektro Kardiyo Grafidir, kalbin grafisidir.  EEG de beynin elektrik iz düşümüdür.  EEG'de beynin elektriksel aktivetinin iz düşümünde 2 türlü dalga vardır. Hızlı ve yavaş dalga vardır. Tıpkı bipolarda olduğu gibi. İkisini birbirine bağlayan en önemli nokta bu. Birbirine zıt 2 oluşumun bir arada bulunması ve birbiriyle denge içerisinde olması. Bipolar bozukluk gibi EEG'nin de iki uçlu yapısı bu hastalığı açıklamaya yardımcı olabiliyor diye düşünüyoruz.

Hastanemizde 2014'te ilk kez ben gerçekleştirdim

Nitekim çalışmalarımızın sonucu da bu tür bulgular verdi. EEG ile 2014'te NPİSTANBUL Beyin Hastanesi'nde tanıştım ve bu hastanede çalışmam için en büyük nedenlerimden biri oldu. Burada Beyin haritalama bir duygu durum haritasına dönüşmüş şekliyle yer alabildiğini için NPİSTANBUL Beyin Hastanesi benim önceliğim oldu.

EEG tanısal değer de taşıyor

2014'te bunu ilk gerçekleştiren benim. Kitabımda detaylı bahsediyorum. Bipolar bozukluğun EEG'nin iz düşümünden fizyolojik patolojisinin EEG'nin bunu gayet güzel ortaya koyduğundan ve tanısal bir değer taşıdığından bahsediyorum.

EEG'de hızlı ve yavaş dalgalar teşhisi kolaylaştırıyor

Yani EEG sonucuna bakıp Bipolar Bozukluk tanısından şüphelenebilir ve destekleyebilirsiniz ya da emin olabilirsiiniz. Sağlıklı olan bir kişinin EEG ile Bipolar Bozukluk tanıyan kişilerin EEG'sinde fark, hızlı ve yavaş dalgalardan belli olabiliyor.

Bpolarda genetiğin rolü de var

Bipolar Bozukluk beyinde işleyişte bir farklılık yaratıyor. EEG,  tomografi veya MR uygulmasından farklı. EEG beynin çalışması ve işleyişi ile ilgili bilgi veriyor.  Bipolar Bozukluk tanının başka hastalıklardan ayrımı ile ilgili de bilgi veriyorum kitabımda. Hasta ve hasta yakınları ve Sağlıklı bireyleri karşılaştığım bölümler var. Biz sadece hastalık taşıyan kişilerden bahsediyoruz ancak hasta yakınları da sağlıklı kişilerden farklılık gösteriyorlar. Genetiğin de bir tür rolü ortaya çıkmış oluyor.

Çocukluk çağı travmalarına dikkat!

Çocukluk çağı travmalarının izi de çok önemli. Bunu da çok önemsiyorum. Kötüye kullanım ya da ihmal hayatın erken dönemlerinde beynin işleyişini etkileyen ve değiştiren bİr şey. Hastalğın nedeninde de rolü var. EEG'deki iz düşümü özgün onu da görebiliyorsunuz.

Çok minik bir bölüm ama bunu da belirtmek isterim. 5G'den ne bekliyoruz? Hepimizin elinde cep telefonları var. Bunlarla da beyin dalgalarımız etkileşiyor. Hastalık etkeni mi tam olarak ortaya konulmuş bir bulgu değil ama üzerinde çok ciddi spekülasyonlar bulunan bir alan...

Psikiyatrinin klinik uygulamasında EEG'nin yeri yok

Kitabımın hedef kitlesi psikiyatristler. EEG'yi bulan da aslında bir psikiyatrist... Ama bugün psikiyatrinin klinik uygulamasında EEG'nin yeri yok.  Psikiyatrik tanılarda, ayırıcı tanı da ve tedaviyi öngörmede EEG'nin tartışmasız net bir rolü var. EEG psikiyatristlerin klinik uygulamasından çok nörologların kullandığı bir yöntem...

Psikiyatride altın standart klinik görüşmedir

Bipolar Bozukluk tanısı en sık rastlanan tanıdır. Doğru tanı konulana kadar geçen süre çalışmalarda 8 yıl olarak belirtiliyor. Bipolar Bozuklukta EEG ile tanı kolaylaşacaktır ve süre azalıcaktır. EEG, tanıya başka kolaylıklar da getiriyor. Ayırt redemediğimiz bulguları da ayırt etmeye yarıyor.

Türkiye ve dünyada psikiyatrik tanılarda altın standart klinik görüşmedir bunun altını çizmek isterim. Psikiyatrinin alet edevatı yoktur tanı koymak için..

Görüntüleme yöntemleri veya EGG gibi yöntemleri klinik göörüşmeniz destekliyorsa pozitif hanesine yazılır. Tanı koyma aracı öncelikle klinik görüşmedir. Ayırıcı tanı noktasında başvurulan yöntemler vardır. Yapısal ya da EEG gibi işlevsel görüntüleme yöntemleri vardır.

Tanı koyup tedavi uygulayamayacağımız hasta yok noktasındayız

Devlet ve ayrıca üniversite hastanesinde ayrı ayrı 5 yıllık geçmişim var. NPİSTANBUL Beyin Hastanesi'nde çalışmak için en önemli nedenim hastanemizde her tür çağdaş teknolijinin elimizin altında olması. Tanı ve tedavi anlamında burada bu teknolojileri kullanarak tedavi edemeyeceğimiz, tanı koyamayacağız hastamız yok noktasındayız...



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: