Bayramda çok et tüketmeden önce bunları okuyun!

İnsanlığın çözemediği gizemli problemlerden birisi de etçil miyiz, otçul muyuz? evabı düşünürken arkasındaki devasa sektörlerin sorunlarını ve çiftlik hayvanlarının ürettiği metan gazının ozon tabakasına zarar vermesi gibi birçok durumu da göz önüne almak gerekiyor. Et yeme isteği durduramadığımız bir içgüdü; burası kesin. Ama freni patlamış kamyon misali bir oturuşta 3 kilo yemek de olmaz. Neden olmaz?

Bayramda çok et tüketmeden önce bunları okuyun!

HAZIMSIZLIK BAŞLAR

 

Sindirim sistemimizin yaşadığı sorunların büyük çoğunluğu et yemek ile alakalıdır. Bu şu demek oluyor; beynimiz ‘Götür’ diyor, midemiz ‘Yine mi!’ diyor. Fazlaca et tüketmek kolayca oluşabilen bağırsak kurtlanması, ateş ve kanser gibi rahatsızlıklara davet çıkararak vücudumuza ciddi zararlar verebilir.

 

SONRASI DA SIKINTILI

Fazlaca et yiyen bir arkadaşınızı düşünün. Tamam, çok seviyorsunuz, evet çok hoş sohbet ve fakat perde arkasında durum hiç de iç açıcı değil. Bu arkadaşınızın kuvvetle muhtemel dili kirlidir ve bozuk tat alır. Acı ama gerçek nefesi kokar. Hiç bilmek istemesek de dışkıları pis ve düzensizdir. Hadi bunlara tamam dedik, ama gözümüzün önünde romatizma ağrıları çeken, hızlı kilo alıp ya da veren, sürekli başı ağrıyan ve mide yanması hiç geçmeyen bu çocukcağıza yazık değil mi? Biri dur desin!

KARACİĞER YAĞLANMASI DA CABASI

Et tüketimini aşırıya kaçırırsak vücudun aşırılıklarla mücadele etme organı olan karaciğerimizde de sıkıntılar baş gösterebilir. En önemlisi yağlanmadır. Fazlaca artan kolesterol vücudun ihtiyacının üstüne çıkar, etin içerdiği proteinin yan ürünleri kan yağlarını doldurur ve ortaya karaciğerinizi hayatından bezdiren ürik asit fazlalığı çıkar. Çözümü çok basittir. Gereğinden fazla et ürünü tüketmemek!

SİNİR SİSTEMİ BOŞ DURUR MU?

Haliyle bütün vücut bir garip davranmaya başlar. Kilo almışsınız, hızlı terliyorsunuz, enerjiniz hep düşük. Derken gücünüz de azalıyor. Kaslarınız eski şaşalı günlerinden çok uzakta. Hep bir baş ve sırt ağrısı ile yaşamaya başladınız. Hatta dizlerinizde içten sızım sızım bir karıncalanma başladı. Anlayacağınız, sıra geldi beyin-vücut koordinasyonuna. Yarınlar hiç parlak durmuyor değil mi?

ERKENDEN YAŞLANIRSINIZ

Yan yana yazılması bile ne kadar garip geliyor. Erken ve yaşlılık. Ama maalesef bayram seyran dinlemediniz, çoluk çocuk demediniz, verdiniz kendinizi et yemeye. Yedikçe dahasını istediniz. İçgüdülerinizi dizginleyemediniz ve daha halı saha kadrolarında isminizin yazıldığı yaşlarda hastanelerde sıra kovalar oldunuz. Bu yüzden ne yapıyoruz? Haftada 4 porsiyon et tüketimine razı oluyoruz. Zaten endüstriyel et üretimi gibi bir bilinmezlik zamanında yaşıyorken, bu kadarla yetinmek size ve ailenize mutluluk getirecektir.

DOĞAN BURDA

Paylaş:



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı:

İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Covid-19 salgını ile birlikte dijital sağlık okuryazarlığının gündeme geldiğini vurgulayan uzmanlar, gerek bilgi algılanmasında gerekse dijital ortaml
  • Neden maraton koşucuları daha iyi CEO oluyorlar?
  • Çok kabus görenler aslında şanslıymış! Gece kabus görmek, gündüz korkularla başa çıkmakta faydalı olabilir.
  • Başınıza ağrı mı saplandı, kaslarınızda gerilme mi var, sinirleriniz mi bozuldu, sindirim sıkıntısı mı çekiyorsunuz, yorgun mu hissediyorsunuz? Doğru
  • Yasın Beş Evresi Teorisi Nedir? 'Yasın beş evresi teorisi' nasıl gelişti, hangi alanlara uyarlandı? İnkâr, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme...
  • Doğru kişiyi bulmak ve âşık olmak istiyorsanız Aşkın Kuralları kitabındaki önerilere bir göz atın...
  • Randevu Al