Bankalar esrar parasını istemiyor

Bankalar yasal veya değil esrar parasını istemiyor.

Bankalar esrar parasını istemiyor

Bankalar yasal veya değil esrar parasını istemiyor.

bankalaryasalRyan Kunkel Seattle'ın kuzeyindeki ofisinde bin dolarlık düzinelerce para destesini bir kâğıt torbaya koyuyor. İşi bitince paraları BMW'sinin bagajına yerleştirip şehir merkezinde gerilimli bir yolculuk yaparken, takip edilip edilmediğini anlamak için etrafı kolluyor. Ortada bir suç varmış izlenimine rağmen Kunkel yasadışı bir şey yapmıyor. Ortağıyla beraber beş tıbbi esrar dağıtım merkezi işleten Kunkel o gün, en büyük vatandaşlık görevini yani 51 bin 321 dolarlık vergi ödemesini yapmak için eyaletin gelir idaresine gidiyordu. Kunkel "Böyle büyük miktarda nakit para taşımak beni biraz ürküten korkunç bir risk. Çünkü aklımda, yaklaşan bir sonraki araçta soyguncuların olabileceğine dair bir korku oluyor" diyor. ABD'deki yasal esrar satıcıları banka hesabı açtırmakta ve dolayısıyla kredi kartıyla ödeme kabul etmekte sıkıntı yaşadıkları için, neredeyse tamamen nakitle çalışıyor. Bu sorun, esrar ticaretiyle ilgili federal ve eyalet yasalarının uyumsuzluğunu gözler önüne seriyor. ABD'de 20 eyalet ile Columbia Bölgesi'nin tıbbi veya eğlence amaçlı esrar kullanımına izin vermesine rağmen, federal yasalara göre esrar hâlâ yasadışı. Bu sebeple bankalar esrar ticareti yapan şirketlere bankacılık hizmetleri sunma noktasında isteksiz davranıyor ve federal kurumlar ile emniyet kuvvetlerinin, kara para aklama yasağı gibi federal kuralları ihlal ettikleri için kendilerini cezalandırabileceğinden korkuyor. Washington merkezli Ulusal Hint Keneviri Sektörü Birliği direktörü Aaron Smith, "Günümüzde yasal esrar sektörünün karşılaştığı en acil sorun bankacılık" diyor. ABD'deki yasal esrar satışlarının bu yıl 3 milyar dolara çıkabileceğini söyleyen Smith, "Bu kadar büyük miktarda paranın bankacılık sektörü dışında kalıp ortalıkta dolaşması güvenli değil. Bu kimsenin çıkarına değil" diye ekliyor. Esrar şirketi sahipleri ise bankaların kuşkularını gidermek için bazı stratejiler geliştirdi. Birkaç şirket, yaptıkları işin ne olduğunu belli etmeyen isimler verdikleri holdingler kurarak banka hesabı açtırdı. Bazı şirket sahipleri sadece kişisel banka hesaplarını kullanırken, diğerleri yerel banka şubesi müdürlerinin risk alması sayesinde hesap açtırabildi. Ancak yöneticiler bu şirketlerin aşırı riskli olduğuna hükmedince, finans kurumları sonunda hesapların çoğunu kapattı. Bu hesaplar açık olsa bile, şüpheli işlem raporu yazabilecek bankacıların dikkatini çekmemeleri ve 10 bin dolardan fazla nakit paranın yatırıldığı hesapların bildirilmesi kuralından etkilenmemeleri için gayri resmi kısıtlamalara tabi olabiliyor. Esrar sektörünün önemli isimleri, şirketlere hesap açılmasının daha fazla şeffaflık ve daha sıkı denetim sağlayacağını söylüyor. Sektördeki girişimciler ve bankalar devletin, finans kurumlarının sektöre hangi hizmetler verebileceğine dair açık kurallar koymasını istiyor. Mesela ABD Bankalar Birliği'nden Richard Riese, bankaların esrar şirketlerine hizmet vermeleri halinde bir suç örgütüne "yardım ve yataklık" yapmadıklarından emin olmak istediklerini belirterek, "Bankaların düzenleyici kurumlardan epeyce ek bilgi alması gerek" diyor. THE NEW YORK TIMES