AŞK DA TEDAVİ EDİLMELİ

AŞK DA TEDAVİ EDİLMELİ
Paylaş:

A.A

Aşk bağımlılığı tedavi gerektiriyor. Bağımlılıktan kurtulmak için kişinin ilişkiyi sonuna kadar yaşaması gerekiyor.

Uzmanlar, normal aşk ile aşk bağımlılığı arasında bulunan farka işaret ederek, aşk bağımlılığının, yaş, cinsiyet, statü farkı demeden hem erkekleri hem  kadınları tutsak haline getirdiğini söyledi.

Normal aşkın ötesine geçen aşk bağımlılarının, aşık olduğu kişiye  odaklandığı için bir süre sonra iş yapamaz, sosyal çevresiyle uyumsuzluk yaşayan,  kendi benliğini ve kişiliğini yok sayan hale geldiğini anlatan uzmanlar, aşka bağımlı olanları, normal aşktan ve sevmekten ayıran farklılığı şöyle anlattı:

"Aşk bağımlılığında tek kişilik bir ilişki vardır. Kişi kendisini yok  farz eder, sadece karşısındaki kişi vardır. Normal aşktan farkı, bağımlılık  nedeniyle kişinin günlük yaşamının bozulması, sorumlulukların yerine  getirilememesi, işten ayrılma, intihar girişimi gibi yaklaşımlarda bulunmasıdır.  Oysa, normalde sevmek çok daha farklı bir durum. Birini sevdiğiniz zaman ilişkide  hem siz hem sevdiğiniz vardır."

Aşk bağımlılığında toplumsal yapıya göre farklı tutumların da ortaya çıktığına dikkati çeken  Ögel, “Kişinin düşük sosyoekonomik düzeyde olması, aşkının da platonik düzeyde kalmasına yol açıyor. Yüksek sosyoekonomik konumda  ise aşka, daha derin anlamlar yüklenebiliyor” dedi.

Aşk bağımlılığının bir neden değil, bir sonuç olduğuna değinen Ögel,  "Aşk bağımlılığının altında başka sorunlar yatıyor. Kişi ağır depresyon  yaşayabiliyor, ayrılık kaygısı yaşayan, bağlanma sorunları olan kişilerde çok  görülüyor. Kaygı bozuklukları, yalnız kalamama, adlandırılamayan sürekli  huzursuzluklar çıkabiliyor" görüşünü dile getirdi.

"AŞK BAĞIMLISI, SEVDİĞİNİN YÜZÜNÜ BİLE HATIRLAYAMIYOR"
        
Bağımlının bilmesi gereken şeyin, karşısındakini, kendisinin yarattığı  gerçek olduğuna vurgu yapan uzmanlar, şunları kaydetti:

"Birçok aşk bağımlısı, 'Bağımlı olduğunuz kişinin yüzünü hatırlayın'  dediğimizde hiç hatırlayamaz, bazıları da hatırlamakta zorluk çeker ama günlük  yaşamına baktığınızda onsuz duramıyordur, sürekli düşünüp uyuyamıyordur. Oysa  karşısındakini aşırı değer vererek yüceltmesinin nedeni kendisidir. Olmasını  istediğimiz birçok özelliği karşımızdakine veriyoruz. Bu narsistik bir durum.  'Ben karşımdakini kendim için yaratırım, aslında ben varım' diyoruz."