Aklımızla Yolu Bulacağız, Sevgimizle İlerleyeceğiz

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Afyonkarahisar Müftülüğü’nün gerçekleştirdiği programın konuğu oldu. Tarhan, "Aklımızla Yolu Bulacağız, Sevgimizle İlerleyeceğiz" dedi.

Aklımızla Yolu Bulacağız, Sevgimizle İlerleyeceğiz

‘Ailede Sevgi ve Saygı’ konusuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tarhan, Akl-ı maaş ve akl-ı maad olmak üzere iki türlü akıl olduğunu söyledi. Akl-ı maaşın dünyada geçinme ile ilgili, Akl-ı maadın ölüm ve zamanla ilgili olduğunu belirten Tarhan, yaratıcıyı, hayatı, ölümü ve ölümden sonrasını düşünmenin önemine dikkat çekti. Aklın sınırları var ama sevginin yok diyen Tarhan, “Akılla bulacağız, sevgiyle yaklaşacağız. Aklımızla yolu bulacağız, sevgimizle ilerleyeceğiz.” İfadelerini kullandı.

“Bir yerde iletişim hiç yoksa orada bir şeylerin düzeltilme çabası yoktur demektir”

Moderatörlüğünü İl Müftü Yardımcısı Sevdegül Çekiç’in yaptığı programda iletişimden ne anladığımızı netleştirmemiz gerektiğini vurgulayan Tarhan; “Genel olarak iletişim dediğimiz zaman aile içi iletişimde önemli olan 3 türlü iletişim vardır. Birincisi sağlıklı iletişimdir. Sağlıklı iletişim, her şeyin duygu ve düşüncelerini ve ihtiyaçlarını paylaşabildiği bir iletişim ortamıdır. İkincisi çatışmalı iletişimdir. Çatışmalı iletişimde devamlı ses yükselir, devamlı gerilim vardır, evde güç çatışmaları ve kişilik çatışmaları vardır. Üçüncüsü de iletişimsizliktir. Yani hiç iletişim yoktur. İki taraf da eve gelir ama hiç sohbet, konuşma yoktur. Bunların içerisinde en tehlikelisi iletişimsizliktir. Bir yerde iletişim hiç yoksa orada bir şeylerin düzeltilme çabası yoktur demektir. Böyle durumlarda artık uzatmayı oynuyorlar gibidir.” dedi.

“Dünyada en narsist varlık çocuktur”

Narsist insanlardan söz eden Tarhan; “Narsist insanda realite körlüğü oluşuyor. Realite körlüğünden yaptığı hataları görmüyor kişi. Bir insan iğneyi kaybetse odanın her yerinde arar ama bulamaz. Aslında iğne masanın üstündedir. Onu görmemesinin sebebi masanın üstünde olmayacağını düşünmesidir aslında. Ön yargılı bir bakış vardır. Narsistlerde hep ön yargı olduğu için kusuru başkasında ararlar, kendilerinde aramazlar. Kusuru dış nedene bağlama özellikleri vardır. Böyle durumlarda hep eşini suçlama eğilimleri olur. Narsist kişilerle yaşamak çok zordur. Herkeste az çok narsisizm vardır. Dünyada en narsist varlık ise çocuklardır. Çünkü çocuğun ilk sevdiği şey kendisidir. Sevgi yatırımını ilk benlik duygusuna yatırır.” ifadelerini kullandı.

 “Akıl duygularımıza kaptanlık yapıyor”

Sevgi yatırımımızı nasıl yönetebilmemiz gerektiğine değinen Tarhan; “Allah bize akıl gibi bir cihaz vermiş. Akıl, duygularımıza kaptanlık yapıyor. Onu doğruya götürüyor. Hatta iki türlü akıl vardır. Bunlar; Akl-ı maaş ve akl-ı maad. Akl-ı maaş, aklını sadece geçime, dünyaya bağlar. Dünyada pozitivizm kurucularının aklı sadece bu akılda. Akl-ı maad, ölüm ve zamanla ilgilidir. Sonsuzu düşünen akıl vardır orada. O aklı kullanmak da aklın bir parçasıdır. Yaratıcıyı, hayatı, ölümü ve ölümden sonrasını düşünmektir. Akılla bulacağız, sevgiyle yaklaşacağız. Aklın sınırları var ama sevginin sınırları yoktur. Aklımızla yolu bulacağız, sevgimizle ilerleyeceğiz. İşte bunu yapamıyoruz. Yapamadığımız zaman da iki uç arasında gidip geliyoruz. İkisinin dengesini kurabilmemiz gerekir.” şeklinde konuştu.

Paylaş:



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı:

İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Kişi neden soğuk görünür? Bunu isteyerek mi yapar? Bu nitelemede bulunmaya bizi ne sürükler? Soğuk görünüm altında yatan nedenler neler?
  • Covid-19 salgını ile birlikte dijital sağlık okuryazarlığının gündeme geldiğini vurgulayan uzmanlar, gerek bilgi algılanmasında gerekse dijital ortaml
  • Neden maraton koşucuları daha iyi CEO oluyorlar?
  • Çok kabus görenler aslında şanslıymış! Gece kabus görmek, gündüz korkularla başa çıkmakta faydalı olabilir.
  • Başınıza ağrı mı saplandı, kaslarınızda gerilme mi var, sinirleriniz mi bozuldu, sindirim sıkıntısı mı çekiyorsunuz, yorgun mu hissediyorsunuz? Doğru
  • Yasın Beş Evresi Teorisi Nedir? 'Yasın beş evresi teorisi' nasıl gelişti, hangi alanlara uyarlandı? İnkâr, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme...
  • Randevu Al