E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

TV SEYRETTİRİRKEN DİKKAT

TV SEYRETTİRİRKEN DİKKAT

A.A

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülten Seber, iyi ve güvenilir bilinen kişilerin topluma karşı suç işlemiş, güvenilmez kişiler olduklarını öğrenmenin, çocuk ve gençlerde güvenilmez, iki yüzlü ve adil olmayan bir dünyada yaşadıkları duygusuna neden olabileceğini bildirdi.

Prof. Dr. Seber, yazılı ve görsel medya tarafından sunulan tüm haberlerin çocuklar ve gençlerin ruh sağlığı üzerinde önemli etkiler yaptığını, medya kuruluşlarının kamuoyuna gerçekleri duyurma görevinin bulunduğunu, ancak bazı haberlerin olumsuz etkilerinin olabileceğinin de unutulmaması gerektiğini kaydetti.

Örneğin Ergenekon Davası gibi bazı olayların farklılığının ve öneminin bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Seber, şöyle konuştu:

"Bu davada, bir yasa dışı yapının örgütlü davranışta bulunduğu iddia ediliyor. Söz konusu olayda pek çok tanığın ifadesi, belgeler, cephanelikler bulunuyor. Özellikle çocukların, iyiler ile kötüleri birbirinden net sınırlarla ayırdığı bir dünyaları vardır. İyi ve güvenilir bildiklerinin topluma karşı suç işlemiş, güvenilmez kişiler olduklarını öğrenmenin çocuk ve gençlerde güvenilmez, iki yüzlü, adil olmayan bir dünyada yaşadıkları duygusuna neden olması mümkündür."

Prof. Dr. Seber, ayrıca toplumda, şiddet ve tehdit gibi yasa dışı yollara başvurmanın bir çözüm yolu gibi görülmesinin çocuk ve gençler için, özenebilecekleri kötü örnekleri teşkil ettiğini anlatarak, "Çocuk ve gençler, şiddet kültürünü besleyen benzer nitelikteki televizyon dizilerinin de etkisiyle bu kişileri rol modeli olarak kolayca benimseyebilirler" dedi.

"ÇOCUĞUN ADALET DUYGUSUNU SARSMAMAK GEREKİR"

Prof. Dr. Seber, çocuklara, şiddet, tehdit, yıldırma ve korkutma gibi yasa dışı yollarla toplumsal huzuru bozanların kim olurlarsa olsunlar cezalandırılacaklarının anlatılması gerektiğini belirtti.

Örneğin Ergenekon davasının haberleri veya bu konuları işleyen programların çocuklara özel olarak izletilmemesi gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Seber, şöyle devam etti:

"Burada ailelere önemli görevler düşüyor. Çocukların haberleri izlemesine engel olunması da çok güçtür. Bu nedenle aileler, haberleri, çocuklarına gelişim basamaklarına uygun şekilde yorumlamalı, anlatmalıdır. Yaşananlar soyut ve karmaşık bir şekilde anlatılmamalıdır. Şiddet görüntülerinin çocuğun kişiliğine zarar verdiğini unutmamak gerekir. Çocuklar bilinemezden çok korkar. Çocuğun adalet ve gelecek duygularını sarsmamak gerekir. Suç işleyenin kim olursa olsun bedelini ödeyeceği duygusu paylaşılmalıdır. Çocuklara dünyada iyilerin ve kötülerin olduğu, adaletin kötüleri ayıklayabileceği biçiminde yorumlanması önem kazanmaktadır."