E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

SUÇLULUK HİSSEDİYORLAR

DHA

Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nin ev sahipliğinde, üç gün sürecek 15'inci Sosyoloji Öğrencileri Kongresi'nin ikinci gününün ilk oturumu, Hacettepe, Yüzüncü Yıl ve Gaziantep Üniversiteleri'nden öğrencilerin katılımlarıyla gerçekleşti. Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nden katılan Gülistan Kapar, aile birliğinin bozulması durumunda suçluluk hisseden çocuğun sosyal ilişkilerde sorun yaşadığını söyledi.

Oturumun ilk konuşması Hacettepe Üniversitesi öğrencisi Didem Ezgi Serap tarafından yapıldı. Serap, Türkiye'nin doğu illerinde yaşayan 12-15 yaş arasındaki çocukların yaşam koşulları ve bu koşullara bağlı olarak ortaya çıkan çocuk suçluluğuyla ilgili güncel olaylardan yola çıkılarak, bunun altında yatan sosyo-psikolojik etkenler hakkında bilgi verdi. Ayrıca teorik bilgiden öte suçlu çocukların topluma kazandırılmasıyla ilgili görüşlerini dinleyicilerle paylaştı.

Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nden katılan Gülistan Kapar, sokak çocukları ve onları bu konumlarına sürükleyen serüvenleri nedenlerini ailenin parçalanması, göç olgusu, ekonomik sorunlar çerçevesinde ele aldı. Kapar, “Aile birliğinin bozulması durumunda, suçluluk duygusu hisseden çocuğun sosyal ilişkilerde sorun yaşadığı görülmekte ve bu durum sonucunda bu çocukların fazla içine kapanık ya da fazla atılgan olma davranışları içine girdiği gözlenmektedir. Kentlerdeki yoğunlaşma göç olgusunu beraberinde getirerek, sokaklarda mendil satan ya da arabaların camlarını silmeye çalışan çocukları hayatımızın bir parçası haline getirdi” dedi.

DÜNYADA 200 MİLYONA YAKIN ÇOCUK SOKAKTA

Oturumun son konuşmasını yapan Gaziantep Üniversitesi öğrencisi Özlem Çağlar da UNICEF'in araştırmalarına göre dünyada 200 milyona yakın sokak çocuğunun bulunduğunu, TBMM Çocuk Komisyonu raporuna göre ise Türkiye'de 16 bin 557 çocuğun sokakta yaşadığını belirtti. Gaziantep'te sokak çocuklarının gerçeğine değinen Çağlar, “Gaziantep'te sokak çocuğu sorunu, gelir dağılımındaki eşitsizlik ve yoksulluk nedenleriyle büyük illeri geride bıraktı. Bunun sonucunda aile bütçesine katkıda bulunmak gerekçesiyle hayata atılan çocuklar, eğitim olanaklarından yararlanamamış, hatta uzak kalmışlardır” diye konuştu.