E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

OLUMSUZLUK BAĞIŞI VURDU

OLUMSUZLUK BAĞIŞI VURDU

A.A

Uzmanlar açıkladı. Olumsuz haberler organ bağışını vurdu. Nakil sayıları düşük, bağışlar yetersiz...

 

 
Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Muzaffer Sarıyar, Türkiye'de böbrek nakli olması gereken 50 bin hasta olduğunu belirterek, ''Bu hastaları diyalize sokarsak hiçbiri 10 yıl sonra hayatta olmaz. Oysa ki böbrek naklinde sağlıklı ve uzun yaşama şansı yüzde 98,5'' dedi.

Prof. Dr. Sarıyar, Türkiye'de halihazırda böbrek nakli olması gereken 50 bin hastanın olduğunu, bu sayıya her yıl 6 ile 10 bin arasında yeni hastanın eklendiğini, ancak bir yıl içinde bu hastalardan sadece 2 bin 500'üne nakil yapılabildiğini söyledi.

Nakil sayısının düşük olmasını organ bağışı yetersizliğine bağlayan Sarıyar, talebi karşılayacak miktarda organ olması halinde Türkiye'nin tüm nakilleri kısa bir sürede gerçekleştirebilecek merkezlere sahip olduğunu kaydetti.

Diyalize giren hastalardan yüzde 10'unun yıl içinde hayatlarını kaybettiğini belirten Sarıyar, istatistiklere göre, bugün diyalize ihtiyaç duyan 50 bin hastadan hiçbirinin 10 yıl sonra hayatta olmayacağını, bu sebeple insanların, bir can kurtarmak için üzerine düşeni yapması gerektiğini vurguladı.

''Oysa ki böbrek naklinde sağlıklı ve uzun yaşama şansı yüzde 98,5'' diyen Sarıyar, nakil yapılan hastaların diyalize bağlanan hastalara nazaran daha serbest yeyip içebileceğini, sosyal hayatlarının da daha aktif olabileceğini anlattı.

Türkiye'de nakil yapılan organların daha çok canlı insanlardan temin edildiğini kaydeden Sarıyar, ''Biz bugüne kadar yüzde 80 canlıdan, yüzde 20 kadavradan nakil yapıyorduk.

Son 2-3 yıldır kadavradan alınan organ oranı yüzde 30'a çıktı, organ sayısı da arttı. 5 yıl önce yılda 400 böbrek nakli yapılırken geçen yıl bu sayı 2 bin 300'ü, bu yıl da 2 bin 500'ü buldu. Bu artış, Sağlık Bakanlığının konuya gereken önemi vermesi, Organ Nakli Koordinasyon Sistemi'ni kurması ve çeşitli kampanyalar düzenlemesiyle gerçekleşti'' diye konuştu.

Son birkaç yıldır yaşanan artışa rağmen organ naklinin Türkiye'de hala çok düşük olduğunu belirten Sarıyar, organ naklinde birinci sırada yer alana İspanya'da 1 milyon kişiden 35'inin organ bağışı yaptığını, fakat bu sayının Türkiye'de milyonda 1'e düştüğünü söyledi.

Sarıyar, Sağlık Bakanlığı ve çeşitli sağlık kurumları tarafından gerçekleştirilen organ bağışı kampanyalarının iyi yürütülemediği öne sürerek, konunun önemi halka iyi anlatılamadığı için organ bağışının Türkiye'de çok düşük olduğunu kaydetti.

OLUMSUZ HABERLER

Konuyla ilgili basında yer alan olumsuz haberlerin vatandaşları organ bağışından uzaklaştırdığını ifade eden Sarıyar, şöyle konuştu:

''Türkiye'de yapılan tüm organ nakilleri Sağlık Bakanlığının bilgisi dahilinde yapılır. Organ nakli bekleyen tüm hastalar bakanlıkta listeli. Nakil yapacağımız kişiyi bize bakanlık söylüyor.

Yani öyle hiç kimse organları gelişigüzel, istediği kişiye nakledemez. Kaldı ki biz, hayattayken organ bağışı yapan kişilerin organlarını bile ailesinin izni olmadan almıyoruz. Ne zaman basın, halkı bilinçlendirmeye başlasa kadavra bağışlarında muazzam bir artış oluyor, fakat ne zaman kötü bir haber çıksa iyi niyetli insanların iğneyle kaza kaza oluşturdukları bu birikim aniden düşüyor.

Basında zaman zaman gördüğünüz negatif haberlerin gerçekleşmesinin imkanı yok. Bir arkadaşımız polise müracaat etmiş. Bugüne kadar Türkiye'de 'organ mafyası' adı altında gerçekleşmiş herhangi bir olay ne polis kayıtlarında, ne de savcılık kayıtlarında var. Bu haberler organ bağışlarını inanılmaz bir şekilde düşürüyor.''