E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

KAZA MI OLMUŞ? NE ZAMAN?

KAZA MI OLMUŞ? NE ZAMAN?

Halime Sürek KAHVECİ

Gazeteciliğin temel kuralı ‘beş N, bir K’yı oğlum kaza anlattırmak için kullanıyor... Kerem ne kadar arabası varsa döküyor halının üzerine, hepsini ters çeviriyor, birkaçını sağa sola doğru atıyor.

Sonra da ambulansını alıp eline ‘viyaa viyaaa viyaa’ diyor (Naniii naniii demiyor. Çünkü ambulanslar viyaa dermiş!), ardından sıra polis arabasına geliyor. ‘Oğlum ne oluyor?’ dedim. ‘Bütün arabalar kaza yaptı. Ambulans hastaları hastaneye götürecek. Polis arabası da oraya gidiyor’ diye cevap verdi kafasını kaldırmadan...

Önceleri ‘Ya oynuyor çocuk işte’ filan diye düşündüm ama oğlumun içinde ‘kaza’ geçen cümlelere kulak kesilmesi, gözlerini aça aça ‘Kaza nasıl olmuş?’ diye sorup onlarca kez anlattırması düşündürdü beni. Bir süre sonra ‘Yaralananlar ne olacak? İyileştiler mi?’ diye artırmaya başladı sorularını. Üzülmeye, endişelenmeye de başladı. Aslında bu durum küçük de olsa bir kazaya tanık olduktan sonra gelişti. Trafiğin yoğun olduğu bir gün, babasının ‘Bak kaza olmuş, trafik o nedenle yoğun’ sözünü cımbızlayan Kerem, şimdi trafik kırmızı ışık nedeniyle dursa bile ‘Galiba kaza oldu. Baba nasıl olmuş anlatır mısın?’ diyor. Kaza, cinayet, hırsızlık haberlerinden geçilmeyen ana haber bültenleri de Kerem için maden(di). Bu durumu fark ettikten sonra bu tür haberler başlayınca ya onun ilgisini başka şeye çekiyoruz ya da kanalı değiştiriyoruz.

TRAVMAYI TAMİR EDİYOR

Bir süredir zihnimi meşgul eden bu konuyu bir uzmana danışayım istedim. NP İstanbul Nöropsikiyatri Hastanesi doktorlarından çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanı Dr. Ahmet Çevikaslan ile görüştüm. Çevikaslan aynı zamanda www.cocukajandasi.com internet sitesinin editörü. Kerem’in tanık olduğu trafik kazası nedeniyle travma yaşayabileceğine işaret eden Çevikaslan, oğlumun sık sık kaza anlattırmasını da ‘Travmayı çağrıştıran durumlar çocuğun dikkatini çeker’ sözleriyle açıklıyor. Televizyonda ya da caddede gördüğü arbedenin Kerem’e kaza görüntülerini hatırlatacağını anlatan Çevikaslan, oğlumun arabaları ters çevirip oyun oynamasını da ‘travmayı tamir etme çabası’ olarak değerlendiriyor ve sağlıklı bir süreç olduğunu söylüyor. Kerem’de böyle bir durum yok ama kazalardan etkilenmenin çocukta bir daha arabaya binmeme ya da yola çıkmama gibi davranışlara neden olabileceğini ifade eden Çevikaslan şu uyarıda bulunuyor: ‘Eğer çocuğunuz böylesi bir travma yaşadıysa kısa süreli de olsa bir uzmandan destek almak iyi olur. Bir de çocuğu yaşadığı kötü olayı hatırlatan uyaranlardan uzak tutmak gerekir.’

‘Peki haberler ne olacak?’ diye sorduğumda Ahmet Çevikaslan, televizyon için genel bir hatırlatma yapıyor: ‘Altı yaşından önce çocukların her gün televizyon izlemesi sakıncalı. Belirli programlar seçilmeli haftada iki gün, çocuk bunları izlemeli. 2-3 yaşından önce çocuk zaten televizyon izlememeli.’

Bu kurala her zaman uyabiliyor muyum? Hayır ama en azından Kerem için sakıncalı olduğunu düşündüğüm bir programı izlemek için ağlasa da onun çığlıklarına teslim olmuyorum. Kötü olan şu ki, abisinin ağladığını duyan Elvan da katılıyor Kerem’e. İki sesli bu ağlama korosunu durdurmak zaman alıyor bazen...

Çocuğunuza özel eğitim merkezi

Değişik yaş gruplarındaki çocuklar için eğlendirirken öğreten oyuncaklar üreten Fisher Price, Fun 2 Learn Serisi’ndeki Eğitim Merkezi ile, okul öncesi çocuklarınızın ilk öğretmeni oluyor. Eğitim Merkezi, 2-5 yaş arası tüm çocukların sıkılmadan keşfetmesini, yaratıcılıklarının gelişmesini, eğlenmesini ve öğrenmesini sağlarken, onları okula da hazırlıyor. Eğitim merkezi konuşmalar, sesler, müzikler, ışıklar ve komik karakterler ile öğrenmeyi eğlenceli hale getiriyor. Çocuğunuz, saat karakteri ve ışıklı ekranı ile harflerin ve sayıların nasıl yazıldığını, şekillerin nasıl çizildiğini ve hava durumunu öğreniyor. Ayrıca minikler masanın kapağını kaldırarak alttaki piyano ile neşeli müzikler eşliğinde ritim tutarken interaktif oyunlar da oynayabiliyor.