E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

İKİ KİŞİDEN BİRİNİN AĞRIYOR

İKİ KİŞİDEN BİRİNİN AĞRIYOR

A.A

Türkiye'de toplumun yüzde 45'inin  son bir yıl içinde en az bir kere baş ağrısı problemiyle karşı karşıya kaldığı  bildirildi.

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi  Prof. Dr. Mehmet Zarifoğlu, baş ağrısının, herhangi bir nedene  bağlı olmaksızın ya da başka bir tıbbi nedenin sonucu olarak ortaya çıkan,  değişik sürelerde yaşanan, kişiyi ağrının şiddeti ve eşlik eden bulgularıyla  etkileyen, bir hastalık ya da belirti olduğunu söyledi.

Baş ağrılarının yüzde 90'ını migren ve gerilim tipi ağrıların  oluşturduğunu belirten Zarifoğlu, migrenin ataklar şeklinde gelen, en az 4 saat,  en çok 3 gün süren, şiddetli zonklayıcı karakterde, bulantı, kusma ve ışık  hassasiyetinin eşlik ettiği baş ağrısı şekli olduğunu ifade etti.

Zarifoğlu, Türk Baş Ağrısı Çalışma Grubu tarafından son bir yılda tüm  Türkiye'yi kapsayan epidemiyolojik bir çalışma yapıldığını dile getirerek, şöyle  konuştu:

"Çalışma, toplumun yüzde 45'inde son bir yıl içinde en az bir kere baş  ağrısı yaşandığını ortaya kondu. Yani baş ağrısı, toplumun büyük kısmını  ilgilendiren, önemli bir tıbbi ve sosyal sorun. Migren tipi baş ağrısı ise  toplumda, yüzde 16.4 oranında görülüyor. Migren, kadınlarda erkeklere göre 3 kat  fazla görülüyor. Çalışmada, kadınlar dışında birinci derece yakınlarında migren  rahatsızlığı bulunanların, alerjisi ve baş dönmesi şikayeti olanların migrene  daha yatkın oldukları görülüyor. Migrene, ayrıca şehirde yaşayanlar, eğitim  durumu düşük ve gelir düzeyi yüksek olanlarda biraz daha sıkça  rastlanılmaktadır."

Dünya genelinde, migrenlilerin ancak yarısının en erken zamanda doğru  tanı alabildiklerini vurgulayan Zarifoğlu, doğru tanı alanların da ancak  yarısının uygun tedavi edildiklerinin gözlemlendiğini ifade etti.

Zarifoğlu, migrenin kadınlarda daha fazla görülmesinin, kadınların  hormonal düzeniyle ilgili bir durum olduğunu dile getirerek, menopozdaki  kadınlarda migren krizlerinin seyrekleştiğini, hamilelikte de 3 ve 9'uncu aylar  arasında migren krizlerinin azaldığına dikkati çekti.
        
MİGRENİ TETİKLEYEN FAKTÖRLER
        
Zarifoğlu, migreni tetikleyen faktörler arasında şunların yer aldığını  kaydetti:

"Yükseklik değişiklikleri, hava kirliliği, sigara dumanı, parlak veya  titreyen ışık, yüksek ve devamlı gürültü, parfüm kokusu, kuvvetli diğer kokular  ve kimyasal maddeler, açlık, öğün atlama, çok ya da az uyuma, uyku düzenindeki  bozukluklar, uçak yolculukları, doğum kontrol hapları, adet dönemi gibi  kadınlardaki hormonal değişiklikler, çikolata, kabuklu kuruyemiş ve kırmızı  şarap."
        
"AĞRI KESİCİ HAP SAYISI AYDA 15'İ GEÇİYORSA, DİKKAT"
        
Baş ağrısının sürekli ve artan şiddetle devam etmesi durumunda, doktora  başvurulması gerektiğini ifade eden Zarifoğlu, "En sık rastlanan durum, aşırı  ağrı kesici kullanımında kaydedilen ayda 15 tabletten fazla kullanımdır. Bu  hastalarda ilk iş, ağrı kesicilerin kesilmesi ve migren koruyucu tedavinin  başlanmasıdır" dedi.

Zarifoğlu, bazı hastaları, hastaneye yatırarak tedavi etmek zorunda  kalabildiklerine işaret ederek, şunları kaydetti:

"İlk kez ağrıyla tanışan kişinin yaşı 10'un altında, 50'nin üstündeyse,  daha önce mevcut olan ağrının şiddeti, şekli değiştiyse, tedaviye cevap  vermiyorsa, baş ağrısı şimdiye kadar hayatında karşılaştığı en şiddetli ağrıysa  ve ağrı bir fiziksel aktivite sırasında (ağır bir yük kaldırmak, cinsel ilişki)  ortaya çıkmış ve şiddetini arttırmışsa mutlaka doktora gitmek gerekir."