E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

ELBİSELER RUHU YANSITIYOR

ELBİSELER RUHU YANSITIYOR

The NewYork Times

Joseph Altuzarra, aralarında Ralph Lauren, Marc Jacobs ve Carolina Herrera gibi moda devlerinin de bulunduğu, bu ay ürünlerini 10 gün boyunca New York'ta görücüye çıkaran 250'den fazla modacıdan biri. Ama bu modacıların hiçbiri, son zamanlarda Altuzarra kadar konuşulmadı.

 


Altuzarra son tasarımlarıyla ilgili olarak, "Tasarımlar bir ruh haliyle başlıyor. 'Ben 1970'lere bir dönüş istiyorum' deyip bir şeyler tasarlamıyorum. İçimde 'mutluyum', 'üzgünüm' 'birisinden ayrıldım ve acı çekiyorum' gibi duygular hissediyorum ve bu ruh halini bir süre taze tutmaya çalışıyorum" diyor.

Altuzarra'nın bazı şeyleri doğru yaptığı kesin. Geçen Eylül ayında Manhattan'da düzenlediği moda defilesinin sonunda izleyiciler Altuzarra'yı ayakta alkışladı. Daha sonra ise sektörün en güçlü isimlerinden Bergdorf Goodman'ın Moda Direktörü Linda Fargo, Barneys New York'tan Simon Doonan ve Vogue'dan Hamish Bowles, Altuzarra'yı tebrik etmek için kulise koştu. Kalabalık azaldıktan sonra Altuzarra gazeteci ordusuna dönerek ilham kaynaklarını anlatmaya başlıyor.

Kentsel işaretler, modern teknoloji, aşiret öğeleri ve parti kültüründen oluşan ilham kaynaklarının bölük pörçük olduğunu söylüyor. Bu ilham kaynakları, yılan derisi ve metalik deriyle kaplı takım elbiseler ve elbiselerin, yılan derisi ve gümüş eteklerin ve gazete kâğıdından yapılmış kolâjları hatırlatan gri tonlarda jarse elbiselerin sergilendiği cesur bir 2011 bahar defilesi için bir araya geldi. Ustaca hazırlanan bu parçalar, bir rahibenin sert duruşunu bir sokak kadınının şehvetiyle birleştiriyor.

Beş aylık hazırlık dönemi gerektiren bu defile sadece 12 dakika sürdü ve yılda iki kere düzenlenen New York Moda Haftası'nın getirdiği hararetli dönemi sona erdirdi. Altuzarra bu süreçte tamamen tükendiyse bile hiçbir belirti göstermedi. "Rahatladım" diyor. 27 yaşındaki Altuzarra, 2009 kışında ilk defilesini düzenlediğinden beri bir yandan moda dünyasının yeni kahramanı olarak yüceltilirken öte yandan birçok uzman tarafından mercek altına alındı.

Zarif ve yakışıklı olan Altuzarra, içtenliği ve yeteneği ile farklı kesimlerden birçok hayran kazandı. Bunlar arasında Lauren Santo Domingo gibi sosyetik isimlerden pop sanatçıları Mary J. Blige ve Rihanna'ya ve Paris Vogue'un kısa bir süre önce işten ayrılan editörü Carine Roitfeld'e kadar türlü isim var.

Ancak Altuzarra aksiliklerle de karşılaşıyor. Örneğin Amerikan Moda Tasarımcıları Konseyi'nin ödülünü alamadı. Gerginlikler yaşandı. Altuzarra, "Moda insanın üzerinde baskı yaratabiliyor.

Her sezon bu baskı biraz daha artıyor" diyor. Geçen 11 Eylül'de moda haftasının sonunda övgülerin tadını çıkarırken bunun sonsuza dek sürmeyeceğini biliyordu. "Anlık bir heves olduğumu ve birkaç yıl içinde insanların beni eskisi kadar iyi bulmayabileceğini düşünmek beni rahatsız etmiyor" diyor. Bundan bir yıl kadar önce kendini melankolik hissettiğini itiraf ediyor. "İnsan bir şirket kurarken 45 yaşındaymış gibi hissediyor" diyor.

Bahar koleksiyonunu bir tür tedavi olarak algıladı. "Amacım genç olup risk almaktı. Sürekli güvende olma duygusunu üzerimden atmaktı" diyor. Fransız-Bask bir babanın ve Çin kökenli Amerikalı bir annenin oğlu olan Altuzarra, yaşadığı şehir New York'la koleksiyonlarını hazırladığı Paris arasında mekik dokuyor. Markası, Goldman Sachs'ın Fransa'daki operasyonlarından sorumlu olan babası Phillipe Altuzarra'nın verdiği 200 bin dolarlık başlangıç yatırımıyla finanse edilmiş. Geçen sene markası kâra geçti. 3 dükkân ve 80 parça giysiden oluşan marka bir anda 30 dükkân ve bin 800 parçaya genişledi ve perakende satışlardan 4 milyon dolar elde etti. Altuzarra'nın giysileri idollerinden olan Tom Ford'un ve Azzedine Alaïa'nın tasarımlarına benzetiliyor.

Geçenlerde Manhattan'da bir çatı dairesindeki masasında oturan Altuzarra, üzerinde çalıştığı parkanın detaylarına kafa yoruyordu. Kulağındaki BlackBerry'siyle Fransızca emirler yağdırıyor, zaman zaman da kendisine çok geç ulaşan kıyafetlere bir hışımla bakıyor. Ama soğukkanlılığını koruyor. Sarı saçları, baklava desenli gri süveteri ve fırfırlı tüvit eteğiyle bir mankene nazikçe, "Benim için yürüyebilir misin?" diyor. Sütunlara ve duvarlara yaslanan aynalardan bordo renkli bir elbise görülüyor.

Kesik ipliklerden yapılmış, ekoseli ipek bir elbise, Altuzarra'nın ilk dönemlerdeki eskizlerinin yankılarını taşıyordu. Altuzarra, bir sonraki koleksiyonuna şimdi can veriyor. Süreç tekrar başa dönüyor.