E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

AŞKTA KAYBEDEN MİSİNİZ

AŞKTA KAYBEDEN MİSİNİZ

The New York Times

Erkeğin kendinden daha başarılı kadınlar yüzünden cinsel ve duygusal zorluklar yaşadığını görmek şaşırtıcı.

 


Sex and the City dizisinin bir bölümünde Miranda flört amaçlı bir tanışma toplantısına katılır. İlk üç kişiye avukat olduğunu söyler ve onlarla çıkma şansını şansını kaybeder. Fakat 4'üncüde hostes olduğunu söyler ve bir doktor ona çıkma teklif eder.Dizinin bu bölümündeki asıl ilginç noktaysa yalnızca Miranda'nın değil, flörtünün de yalan söylemiş olması. Çünkü adam aslında bir ayakkabıcıda çalışmaktadır.

Peki, kadının güçlenmesi acaba aşkı öldürüyor mu? Görünüşe bakılırsa 21'inci yüzyılda cinsel cazibe hâlâ 20'nci yüzyılda kabul görmüş kalıplardan besleniyor. Eğitimde ve işgücü piyasasında erkeklere yetişen veya onları geçen kadınlar, iki cinsin gelenekselleşmiş rollerini de tepetaklak ediyor.

Tabii ilişkilerin dinamiği açısından bunun köklü sonuçları oluyor. ilişkimize faydalı olduğunu düşünüyor ve o yüzden böyle şeyleri yapmama göz yumuyor" diyor. Bazı erkeklerin daha temel sorunları var.

Örneğin 38 yaşındaki İtalyan bir müdire, erkek arkadaşının ona işini değiştirmesini istediğini söylüyor. Erkek arkadaşı, maaşı müdireden az olduğu için artık onu "baştan çıkarabileceğine" inancının kalmadığından yakınıyormuş. Fransız bir yönetim danışmanı da öğretmen olan kocasının onunla partilere gelmekten vazgeçtiğini, çünkü ne iş yaptığı sorulunca kendini yetersiz hissettiğini söylüyor. Alman bir bankacıysa eski kocasının onu bir fizyoterapist için terk ettiğini, bunun bir sebebinin de "o kadının ona daha çok vakit ayırması" olduğunu aktarıyor.

Londra'daki bir araştırma grubunun 35 yaşındaki yöneticisi Sasha Havlicek, "Birçok aydın fikirli erkeğin kendilerinden daha başarılı kadınlar yüzünden cinsel ve duygusal zorluklar yaşadığını görmek şaşırtıcı" diyor. Nitekim bir arkadaşı, eşinin erkeklik duygularını güçlendirmek için çaresiz kalmış gibi görünerek numara yapıyormuş. "Bazen erkek egosu, hırpalanmaya alışan ve bu yüzden mizah duygusu gelişen kadın egosundan daha kırılgan olabiliyor" diyor.

Eski sevgili adaylarının kartvizitindeki "İletişim Müdürü" ifadesini görerek kaçtıklarına tanık olan Almanya'daki Microsoft'tan Anke Domscheit-Berg, durumu "kariyer yapmak hiç de seksi bir şey değil" diyerek özetliyor.

Almanya'daki match.com adlı siteyi yöneten 43 yaşındaki Gesine Haag, "Erkekler kadınların başarılı olmasını değil, kendilerinin takdir edilmesini ister.

Kadınların gece BlackBerry'yle oynaması yerine yatakta enerjik olmasını tercih eder" diyor. "Çiftlerde Para" kitabını yazan Psikanalist Bernard Prieur, Fransız Marie-Claire dergisinin geçen ayki sayısında, eşlerinden az kazanan erkeklerin iki tür güvensizlik yaşadığını belirtiyor. "Hem sosyal hem de kişisel olarak savunmasız hissediyorlar. Sosyal bakımdan, eve ekmek getiren kişi olarak binlerce yıllık bir inanç ve önyargıyla çelişiyorlar. Bu da yetmezmiş gibi, eşlerinin başarısı onlarda kişisel bir başarısızlık hissi uyandırıyor" diye yazıyor. Peki, üstün başarıya ulaşan kadınların sayısı arttıkça bu durum değişiyor mu? Paris'te yaşayan Kiechel, kariyer yapmasını erkek arkadaşının teşvik ettiğini, hatta ne kadar zeki ve çalışkan olduğuyla ilgili olarak kendi arkadaşlarına hava attığını belirtiyor.

Eşlerinden daha çok kazanan Haag ve Domscheit-Berg'in dediklerine göre, hesabı hanımın ödeyeceğini söyleyen kocaları, garsonun tepkisini zevkle izliyormuş. Avrupa Kadın İşletme Geliştirme Ağı'nda da görev alan Domscheit-Berg'in yüksek ücret alan kadınlara önerisi şu: İlk buluşmada havalı şirket arabasını evde bırakın; erkeğinizi 20'lerinizdeyken, henüz fazla başarılı olmadan bulun.

Ayrıca özgüvenlerini paradan değil, akademisyen ve sanatçılar gibi başka kaynaklardan alan adamların peşinden gidin. Domscheit- Berg, "İşleri sizinkinden ne kadar farklı olursa o kadar iyi" diye ekliyor.