4 KADINDAN 1'İ ŞİDDET GÖRÜYOR

4 KADINDAN 1'İ ŞİDDET GÖRÜYOR
Paylaş:

A.A

Bir konferansta ABD'de her 4 kadından birinin hayat boyu en az bir kere aile içi şiddete maruz kaldığı açıklandı.


Aile İçi Şiddetin Sonlandırılması İçin Ulusal Ağ (NNEDV) Program ve Operasyon Müdürü Rene Renick, “ABD'de her 4 kadından biri hayat boyu en az bir kere aile içi şiddete maruz kalabiliyor” dedi.

İstanbul Valiliği ile İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezince düzenlenen “Aile İçi Şiddetin Sonlandırılması İçin Ulusal Ağ, İyi Örnekler ve Deneyimlerin Paylaşımı” konulu konferansta konuşan Renick, aile içi şiddet konusunda çalışmaya başlarken tüm hayatını bu işe adayacağını düşünmediğini söyledi.

İşe ilk başladığında aile içi şiddetin boyutunun bu kadar geniş olduğunu bilmediğini ve öğrendiğinde çok şaşırdığını anlatan Renick, ABD'de aile içi şiddet konusunda elde edilen istatistikler konusunda şu bilgileri verdi:

“ABD'de her 4 kadından biri hayat boyu en az bir kere aile içi şiddete maruz kalabiliyor. Yaklaşık her gün 3 kadın onları sevdiklerini söyleyen biri tarafından öldürülüyor. Hamilelik döneminde fiziksel saldırılar ne yazık ki artıyor, hatta hamile kadınların belli başlı ölüm nedeni de cinayete kurban gitmek. Adalet bakanlığımız da aile içi şiddetle ilgili rakamları topluyor uzun süredir. Buna göre, genelde şiddet mağduru kişilerin yüzde 85'i kadınlardan oluşuyor ve faili de erkek. Geri kalan yüzde 15'i de eşcinsel ve lezbiyen ilişki içinde olan çiftler arasında görülebiliyor ya da bir bayanın erkeğe uyguladığı aile içi şiddet olabiliyor.”

ABD genelinde bugün 2 bin 500 sığınma evi olduğunu anlatan Renick, 15 yıl önce kurulan NNEDV'in kadınlara yönelik şiddetin olmadığı sosyal, siyasi ve ekonomik bir ortam yaratmak için çalıştığını ifade etti.

Aile içi şiddet konusunun 30 yıl öncesine göre daha rahat konuşulabildiğini ve tabu olmaktan çıktığını kaydeden Renick, şiddete uğrayan kadınların kendi kararlarını verme hakkı olduğunu, bu konuda kendilerine yardımda bulunduklarını söyledi. Renick, şiddet mağdurlarına eğitim ve meslek edinmeleri için hibe yardımı yapıldığını da anlattı.

Faillerin mağdurları takip ve taciz etmek için teknolojiden giderek daha fazla yararlandığına dikkati çeken Renick, “ Bu konuda çalışan bir ekibimiz var. Mağdurlara, teknolojik tehlikelere karşı kendilerini nasıl korumaları gerektiğini de anlatıyoruz” diye konuştu.
Rene Renick, yürüttükleri programlar aracılığıyla 2009'da bir günde 65 binden fazla kadın ve çocuğa hizmet verildiğini sözlerine ekledi.
ABD'nin “Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi”ni imzalayıp imzalamadığı sorulan Renick, “Hayır. Sözleşmeyi imzalamadı. Neden bilmiyorum. Bu çok anlamsız geliyor. Daha yapmamız gereken çok şey olduğu ortada” dedi.

DİĞER KONUŞMACILAR

İstanbul Valiliği İnsan Hakkı İl Masası Başkanı avukat Vildan Yirmibeşoğlu da istatistiklere göre bu yılın ilk 4 ayında 10 bin 282 kadına yönelik şiddet olayı yaşandığını bildirdi.

Aile içi şiddet konusunda devletin yükümlüğünden bahseden Yirmibeşoğlu, yasal anlamda önemli gelişmeler olduğunu, ancak uygulamada birtakım sorunlar yaşandığını savundu.

Yirmibeşoğlu, Türkiye'de kadın ve erkek eşitliği sağlanmasında uygulama ve zihniyet dönüşümü sağlanması gerektiğini vurgulayarak, kadın hakları ihlallerinin gelenek bahane edilerek meşrulaştırılmasına karşı tavizsiz duruş sergilenmesi gerektiğinin altını çizdi.

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Aydeniz Alisbah Tuskan da aile içi şiddetin önlenmesi konusunda çalışmalar yaptıklarını söyledi.
Tuskan, kadın örgütleri ve diğer sivil toplum örgütleri ile gecekondu bölgelerindeki kadınlara haklarını anlattıklarını, şiddete karşı bilinçlendirmeye çalıştıklarını kaydetti.

İstanbul Barosunun İstanbul'un 4 ayrı bölgesinde 4 adli yardım bürosu olduğunu dile getiren Tuskan, bu şekilde şiddete uğrayan, haklarının farkında olmayan kadınlara aile mahkemesindeki talepleriyle ilgili ücretsiz danışmanlık yapıldığını ve davanın takip edilmesi gereken durumlarda da kendilerine ücretsiz avukat verildiğini belirtti.

Tuskan, Türkiye'de 52 sığınma evi bulunduğunu ifade ederek, bu sayının çoğaltılması gerektiğinin altını çizdi.