2100 yılında dünya nüfusu 10 milyarı geçecek

Birleşmiş Milletler’in tahminlerine bakacak olursak dünya nüfusu yüzyılın sonuna dek on milyarı aşmayacak.

2100 yılında dünya nüfusu 10 milyarı geçecek

Birleşmiş Milletler’in tahminlerine bakacak olursak dünya nüfusu yüzyılın sonuna dek on milyarı aşmayacak.

nufusFakat Rostock Max-Planck Demografi Araştırmaları Enstitüsü (MPIDR) bunun doğru olmadığını, kısa bir durgunluktan sonra dünya nüfusunun yeniden artmaya devam edebileceğini iddia ediyor. Şu sıralar dünyamızdın nüfusu 7,1 milyar civarında. MPIDR araştırmacısı Oskar Burger’in, John DeLong (Yale Üniversitesi) ve Marcus Hamilton (New Mexico Santa Fe Enstitüsü) ile birlikte gerçekleştirdiği model hesaplamaları, enerji ve gıda üretimindeki küçük oynamalarla bile nüfusun on milyarlık sınırına aşarak yeniden artabileceğini göstermiş. Birleşmiş Milletler’in üst sınırı istikrarlı bir denge olmaktan çok uzak diyor Burger. Nitekim popülasyon modeli, nüfus artışının önemli ölçüde kişi başına düşen enerji sarfiyatına bağlı olduğunu gösteriyor. Daha fazla kullanılabilir enerji bulunduğunda bu ekonomik gelişmeyi etkileyerek, doğum oranlarını yükseltiyor. Kullanılabilir enerji tüm dünyada azaldığı zaman, dünya nüfus artışı da duruyor. Bu açıdan bakıldığında model, Birleşmiş Milletlerin (doğum oranlarının yakın gelecekte düşmeye devam edeceğine dayanan) tahminiyle örtüşmemekte. On milyarlık nüfusta gerçekten de sıfır büyüme beklenebilir. Nüfus büyüklüğü kişi başına yeterli enerji bulunduğu takdirde bu seviyede kalabilir. Fakat bu da tam olarak doğru çıkmayabilir. Sonuçta dünya nüfusu 1960 yılından bu yana dünya genelindeki kullanılabilir enerji miktarına orantılı değil, daha fazla büyüdü diyor Burger. Bu yüzden kişi başına düşen enerji miktarı düştü ve gelişme halen devam ediyor. Hatta son elli yılda dünya nüfusu dengeli büyümeden iyice uzaklaştı diyor MPIDR araştırmacısı. On milyarlık nüfusta yeterli enerji olmadan gerçekten de sıfır büyümeye ulaşılacak olursa, rezervlerde ya da toplumların davranışlarındaki en küçük değişimler bile, aniden önemli bir farklılık yaratabilir. Enerji ve nüfus artışı arasındaki bağlantı değişse bile on milyarlık seviyenin istikrarı garanti değil. BM hesabının en olumsuz tarafı, sıfır büyüme için istikrar analizlerinin ilkede mümkün olmaması. Çünkü bu tür bir analiz için, sadece zamana bağlı nüfus artışı (diğer nedensel kanıtlar olmaksızın) yeterli değildir diyor Burger. BM modellerindeki nüfus oranı, ulaşılabilir enerjiden tamamen bağımsız olarak hesaplandı. Oysa bunun yerine, nüfus artışının en azından enerji sarfiyatına göre belirlendiği dinamik bir model gerekli. Tabii doğal kaynaklar, ekonomi, kültür ve politik etkiler gibi diğer dinamikler de dikkate alınmalı. Ancak bu şekilde insanlık için gerçekten de süreğen bir büyüme sınırı olup olmadığını söyleyebiliriz diyor araştırmacılar. BİLİM TEKNOLOJİ EKİ