E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

HEPİMİZ ÖNYARGILILIYIZ!

HEPİMİZ ÖNYARGILILIYIZ!

PSİKOHAYAT DERGİSİ / Scientific American Mind

Nisan-Mayıs-Haziran sayısı

Araştırmalara göre bir insanla karşılaştığımızda, onu hemen sıcakkanlılığı ve saygınlığı açısından değerlendiriyoruz.


Hem sıcak hem de saygın kişilere açıkça hayranlık beslerken, soğuk ve kifayetsiz gördüklerimizi küçümsüyoruz.

İnsanların kendi ırklarını kayırdıkları ve diğer gruplara yönelik ayrımcılık yaptıklarını hepimiz duymuşuzdur. Başkalarını nasıl yargıladığımız konusunda çalışmalar yapan Harvard Business School'dan profesör Amy Cuddy, bunun önyargıyla ilgili aşırı basitleştirilmiş bir görüş olduğu kanısında. Princeton Üniversitesi'nden Susan Fiske ile birlikte yaptıkları çalışmada insanların tüm dünyada iki temel özellik üzerinden hüküm verdiklerini saptadılar. Sıcaklık (insanların cana yakın ve iyi niyetli olup olmaması) ve yetki sahibi olması. Giderek daha fazla psikolojik araştırma bu konuya odaklanmış durumda.

Bir insanla karşılaştığımızda, çoğu zaman farkında olmaksızın, onu hemen sıcak kanlılığı ve yetkinliği açısından değerlendirmeye kalkarız. Hem sıcak hem de yetkin kişilere açıkça hayranlık besleyip, yardımcı olmaya çalışırken, soğuk ve kifayetsiz gördüğümüz kişilere hor nazarla bakar, küçümseyici bir tavır sergileriz. Her ikisinin karışımı olan kişilere karşı ise ambivalans gösteririz.

Yetkin fakat soğuk damgası yiyen kişiler-grup olarak sterotipik özellikler atfedilen, Yahudiler, Asyalılar ve varlıklı kişiler dahil-zarar verme arzusunu ve kıskançlık hislerini kamçılarlar. Anne ve yaşlılar gibi, genelde sıcak fakat kifayetsiz olarak görülen kişilerse savsaklama ve merhamet hislerini tetiklerler.

ANLIK YARGILAR ÇOĞUNLUKLA YANLIŞ


Yapılan yeni araştırma bu anlık yargıların kaba sterotiplere ve mental kısa yollara dayandıkları için, çoğu zaman yanlış olduklarını ortaya koydu.

Geçen yıl psikolog Nicolas Kervyn ve meslektaşları yayınladıkları çalışmalarda insanların cana yakın olmaları veya yetkinlikleri hakkında (veya tersi) nasıl acele hükümler verdiğimizi ortaya koydular. Araştırmacılar katılımcılara biri sıcak, biri soğuk, iki grup insan hakkındaki gerçekleri gösterdiklerinde, katılımcılar soğuk gruba göre sıcak grubun daha az yetkin olduğunu varsayma yanlısı oldular. Çalışmayı yorumlayan Nicolas Kervyn "bir özellikteki artınız bir başka özellikteki kaybınız olabilir" diyor. 
Herkesi tek tek değerlendirmek yerine, insanları karşılaştırdığımızda oluşan, bu "ödünleme etkisi" iyi bilinen hale etkisine (halo effect) taban tabana zıttır. Hale etkisine göre, bir özelikte yüksek puan alan bir kişi başka özelliklerde de daha fazla prim yapar. Ne var ki samimiyet ve yetkinlikten sonuç çıkarmada olduğu gibi, insanların düştüğü çeşitli hatalar bu iki etkiden kaynaklanır.

REKABET EDEN KÖTÜ KABUL EDİLİR

Kişilerin edindikleri statüler ailesel geçişli olsa da, biz yüksek statülü insanları yetkin olarak görürüz. Samimiyet hakkındaki hükümlerimizde rekabet de rol oynar. "Şayet birisi sizinle rekabete girmişse, hemen o kişinin kötü biri olduğuna hükmedersiniz" diyor Cuddy.

İyi haber şu ki, sterotipik özellikler atfedilmiş bir gruba mensupsanız veya insanların sizi nasıl gördüğünü farkındaysanız, imajınızı değiştirmeye çalışabilirsiniz. Mesela halkın soğuk bulduğu, yetkin bir siyasetçi seçmenlerle daha iyi temas kurmak için samimiyet rezervlerinden istifade edebilir. Cuddy'nin dikkat çektiği gibi, herkes yaşamının belli bir alanında insanlar üzerinde samimi veya yetkin bir izlenim bırakabilir.