E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

BEBEĞİN RUHUNU ANNE BELİRLİYOR

BEBEĞİN RUHUNU ANNE BELİRLİYOR

PSİKOHAYAT DERGİSİ

Bağlanma gelişimindeki bozukluklar, bağımlılık, antisosyal davranışlar, disosiyatif belirtilere zemin hazırlıyor.


Dr. Barış Önen Ünsalver/ Psikiyatri Uzmanı anlatıyor:

İnsanın ilk bağlanma tecrübesi anneyle yaşanır. Hayata verilen tepkiler annenin ifadelerine göre şekillenir. Bebeklik döneminde güvensiz bağlanma yaşamış bir kişi, gelecekteki duygusal ilişkilerinde de sorunlar yaşamayı bekler.

İnsanın ilk bağlanma tecrübesi anneyle yaşanır. Hayata verilen tepkiler annenin ifadelerine göre şekillenir. Bebeklik döneminde güvensiz bağlanma yaşamış bir kişi, gelecekteki duygusal ilişkilerinde de sorunlar yaşamayı bekler.

Bağlanma sisteminin gelişiminde anne ve bebek yer alır. Bu sistemde her ikisi de birbiriyle ilişki içerisindedir. Anne bebeğin ihtiyaçlarına göre harekete geçip bebeğin sıkıntısını çözer. Annenin harekete geçebilmesi için de bebeğin ağlayarak veya beden hareketleriyle ihtiyacını belirtmesi gerekir. Bağlanma sistemi oyun ve öğretmeyi de içerir.

Bağlanma kuramını geliştiren Bowlby'e göre, bağlanma sistemi, oldukça temel ve genetik olarak bağlı motivasyonel ve davranışsal sistemi temsil eder. Bağlanma sisteminin biyolojik bir temeli vardır, çünkü bebeğin hayatta kalabilmesi için bu sistemin harekete geçmesi gerekir. Bebek ya da küçük çocuk kaygılandığında yakınlık ihtiyacı duyar.  Örneğin, anneden ayrıldığında, fiziksel ağrı hissettiğinde, kabus gördüğünde anneye koşar. Çocuk annesinin yanında güvenlik ve korunma bulmayı umut eder. Anne çocuğun ihtiyacını  karşılayabilirse çocuk kendini güvende hisseder.

ÇOCUK ANNEYE 4 FARKLI ŞEKİLDE BAĞLANABİLİR

Çocuğun ihtiyaçları ne kadar çok ve düzenli ve tutarlı biçimde karşılanabilirse çocuğun kendine güveni de o kadar artacaktır ve güvenli bağlanmanın temeli atılacaktır. Ama, çocuğun ihtiyaçlarını karşılamada tutarsızlık varsa, aşırı tepki gösteriliyor, aşırı ilgi veriliyor, aşırı uyarılıyor, ya da ihtiyaçlar karşısında anne ne yapacağını bilmeyip reddediyor ya da görmezden geliyorsa güvensiz bağlanma gerçekleşmesini bekleriz. Kendini güvende hisseden çocuk çevreyi keşfetmek isteyecektir, keşif zamanı geldiğinde de annenin çocuğa yapışmadan mesafe ihtiyacına izin verebilmesi gerekir.

ÇOCUKLARDA BU İLİŞKİ SONUCU 4 FARKLI BAĞLANMA TEMSİLİ OLUŞUR:


1-    Güvenli bağlanma
2-    Kaçıngan bağlanma
3-    Ambivalan (ikircikli) bağlanma
4-    Dezorganize/düzensiz bağlanma
Bu temsiller gelecekte bağlanma yaşanacak durumlara yani yakın ilişkilerdeki tutumlara yansır. Güvenli bağlanma temsili, yakın ilişkilerde karşıdakine değer veren, özgür/otonom bir yapıya zemin hazırlar.

Kaçıngan bağlanma temsili, yakın ilişkileri görmezden gelen ya da yoksayan bir tavıra neden olur.

İkircikli bağlanma temsili, içiçe geçmiş- karmakarışık- fazla içli dışlı olunmuş ilişkilere hazırlar.

BAĞLANMA ŞEKLİ, GELECEKTEKİ RUH SAĞLIĞININ TEMELİDİR

Anneyle yaşanan bağlanma ilişkisi beyindeki yapıların gelişimini de etkiler. Sosyal beyin yapıları olan amigdala, insula, orbital medial prefrontal korteks, somatosensoryel korteks, singülat korteks, hipokampus, hipotalamus gelişimi yaşanan bağlanma deneyiminden etkilenir. Bu yapılar psikiyatrik hastalıkların gelişimiyle, ya da psikiyatrik belirtilerin ortaya çıkışıyla da ilgilidir. Dolayısıyla, gelecekteki psikiyatrik hastalıkların temeli bu şekilde atılır diyebiliriz.

Bir kişide güvensiz bağlanma örüntüsünün görülmesi mutlaka patoloji anlamına gelmez. Güvensiz bağlanma psikiyatrik hastalıklara duyarlılığı arttırır.
Bağlanma gelişimindeki bozukluklar ya da güvensiz bağlanma örüntüsü, madde bağımlılığı, antisosyal davranışlar, psikosomatik hastalıklar (nörodermatit, anoreksiya nervoza, bulimia, Crohn hastalığı, ülseratif kolit), anksiyete belirtileri, depresyon belirtileri, sınırda kişilik örgütlenmesi, narsisistik kişilik örgütlenmesine, disosiyatif belirtilere zemin hazırlar.

HAMİLELİK VE SONRASINDA ANNE RUH SAĞLIĞI ÖNEMLİ

İlk bağlanma anneyle yaşanacaktır ve hayata verilen tepkiler annenin yüzündeki ifadelere göre şekillenecektir. Yakınlığa en fazla ihtiyaç duyulan bir dönem olan bebeklik ve erken çocuklukta güvensiz bağlanma yaşamış bir kişinin gelecekteki duygusal ilişkilerinde de annesiyle yaşadığı sorunların benzerlerini yaşamayı beklediğini söyleyebiliriz.

Öte yandan özellikle eşle kurulacak yakın ilişki onarıcı da olabilir. Çiftlerden biri güvenli bağlanma örüntüsü sergiliyorsa güvensiz bağlanma yaşamış kişi için güvenli bir zemin sağlayabilir.

Anne ve bebek ilişkisi merkezde durduğundan, hamilelik sırası ve sonrasında annenin ruh sağlığı çok önemli. Çalışmalar annedeki psikiyatrik hastalık varlığının çocukta ileri yaşta gelişebilecek psikiyatrik sorunlara zemin hazırladığını göstermiştir. Bebeğin bağlanma örüntüsü, fizyolojik, immünolojik ve nöroregülatuar süreçlerdeki değişiklikler arasında bağlantı vardır.