E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

NÖBETLER KİŞİDEN KİŞİYE DEĞİŞİR

Tehlike beklentisi, sonunun geldiği düşüncesi, bulunduğu ortamdan kaçma isteği, tekrar panik atak geçirme kaygısı... Bu 4 belirti ile birlikte korku ve gerginlik halinin bulunduğu sürece panik nöbet denir. Görülen belirtiler kişiden kişiye ve kişinin her nöbetinde değişiklik gösterir. Yaklaşık 5-10 dakika sürer sıklık ve şiddeti kişiden kişiye değişir.

PANİK SIRASINDA KALPLE İLGİLİ GÖRÜLEN BELİRTİLER

NÖBETLER KİŞİDEN KİŞİYE DEĞİŞİRPanik ataklarının en sık görülen iki belirti­si göğüs ağrısı ve taşikardidir. Panik bozuk­luğu olan birçok hasta, olası bir kalp hastalı­ğını tanı dışında bırakan, kalple ilgili bir dizi test yaptırır. Çalışmalar panik bozukluğun, normal koroner anjiyografi sonuçlan alınan hastalarda, olası tanıda düşünülmesi sıklıkla ihmal edilen bir hastalık olduğunu göster­mektedir.

MİTRAL KAPAK PROLAPSUSU

Panik bozukluğu olan hastaların büyük kısmında mitral kapak prolapsusu oluşur. Bir çalışmada bu oran %39 olarak bildirilmiş­tir. Ancak mitral kapak prolapsusunun bu­lunması, ne panik bozukluğu tanısı koydu­rur, ne de panik bozukluğunu tanı dışında bı­rakır.

PANİK NÖBET NASIL FARK EDİLİR?

Bütün insanlarda tehlike anında bedensel tepkiler ortaya çıkabilir. Tüm kaslar kasılır, kalp atışı hızlanır, solunum sayısı artar, yüz ve deri soluklaşır, bulantı veya tokluk hissi oluşur, ağız kuruluğu gelişir (otonomik sinir sistemi hiperaktif hale gelir).

Belirtileri nelerdir?

1. Çarpıntı: nabız dakikada 100’den fazladır

2. Nefes darlığı, aşırı soluk alıp verme

3. Göğüs ağrısı, sıkışma hissi

4. Ağız kuruluğu

5. Terleme, titreme, üşüme veya ateş basması

6. Bulantı, karın ağrısı

7. Kollarda ve bacaklarda uyuşma veya karıncalanma

8. Kas gerginliği

9. Baş dönmesi

10. Bayılacak gibi olma

11. İdrar yapma veya dışkılama isteğinde artma

12. Ruhsal belirtiler

  • Benliğine yabancılaşma
  • Düşüncelerini toparlayamama veya konuşamama
  • Korkular
  • Felç geçirme veya bayılma
  • Ölüm
  • Delirme veya kontrolünü kaybetme
  • Kalp krizi geçirme

Eşlik eden diğer unsurlar:

1. Tehlike beklentisi

2. Sonunun geldiği düşüncesi

3. Bulunduğu ortamdan kaçma isteği (ka­çınma davranışı; "yardım akmazsam, hasta­neye yetişemezsem" düşüncesi ile evde yalnız kalamaz, yalnız sokağa çıkamaz, toplu ta­şıma araçlarına binemez, kalabalık ortamlara giremez, asansörü kullanamaz, toplumsal ve mesleki etkinliklere katılamaz.)

4. Tekrar panik atak geçirme kaygısı (bek­lenti kaygısı)

5. Alkol ve madde bağımlılığı

6. Depresyon sıklığının artması

Dört tane belirti ile birlikte korku ve ger­ginlik halinin bulunduğu sürece panik nöbet denir. Görülen belirtiler kişiden kişiye ve kişi­nin her nöbetinde değişiklik gösterir. Yaklaşık 5-10 dakika sürer (daha da uzun sürebilir), sıklık ve şiddeti kişiden kişiye değişir.

Beklenti kaygısının sonuçları:

1."Kişi diken üstünde oturur", sürekli tetiktedir.

2. "Fiziksel hastalığım olabilir" endişesi ile hastalık hastası (hipokondriyak) hastalar gibi davranışlar sergileyebilir; sürekli tansiyon ve nabzını kontrol eder, kalbini zorlamamak için spor yapma gibi aktivitelerden kaçınır.

3. Hayatının pek çok alanında (sosyal ilişkiler, iş ve evlilik hayatı gibi) işlevselliği azalır.

4. Alkol ve sakinleştirici ilaç kullanımı ar­tar, bağımlı hale gelir.

YAŞAYANLAR ANLATIYOR

KRİZ SİNEMADA GELDİ

“Üç yıl önce bir arkadaşımla sinemaya gittim. İlk başlarda her şey çok güzel. Sonra birden bire çok acayip bir şey oldu. Koltuğun içine gömülmeye başladım, koltuk resmen beni yutuyordu. Aynı anda nefes de alamamaya başladım. Vücudumu tutamıyorum, taşıyamıyorum. Ne olduğunu hiç anlamıyorum.

Tek hatırladığım, tarif edilemez büyük bir korku. 'İşte ölüyorum' dedim. Yerimden fırladım, kapıya koştum. İlk görevliye yal-vardığımı hatırlıyorum:

‘Lütfen, acele bir taksi çevirin!’

Bir taksi bulup hastaneye gittim. Kalp elektrom çekildi. Her şey normal çıktı ancak titremem hiç durmadı. Ertesi gün bir kriz da­ha geldi. Her krizde hastaneye gittim. Hiçbir şey çıkmadı. Sonra psikiyatra gittim. Psiki­yatrım bütün bu olup biteni son derece do­ğal karşıladı. Ona gö­re yaşadıklarımın ne­deni mükemmeliyet­çi olmam, kendim­den çok şey bekle­mem ve kendime aşırı yüklenmemdi”.

Nihat ODABAŞI / Fotoğraf Sanatçısı