Zenginlerin rehine bıraktığı dükkan

Suttons & Robertsons'un Manhattan Doğu Yakası'ndaki yerine girseniz lüks bir mağazaya veya bir müzayede evine geldiğinizi sanırsınız: elmas, safir ve zümrütlerle ışıldayan kolyeler vitrinleri süsler; krallara yakışan ahşap masalarda som gümüş bıçak, çatal ve kaşık takımları görülür.

Zenginlerin rehine bıraktığı dükkan

Suttons & Robertsons'un Manhattan Doğu Yakası'ndaki yerine girseniz lüks bir mağazaya veya bir müzayede evine geldiğinizi sanırsınız: elmas, safir ve zümrütlerle ışıldayan kolyeler vitrinleri süsler; krallara yakışan ahşap masalarda som gümüş bıçak, çatal ve kaşık takımları görülür.

zengindukkanBir başka deyişle, burası bildiğiniz rehinci dükkânlarından değildir. Suttons & Robertsons'un icra başkanı Jeffrey A. Weiss, zengin kaymak tabakayı hedef aldıklarını açıkça ifade ediyor. Lüks rehincilikte 250 yıllık deneyimi olan İngiliz şirket şimdi ABD'de. Şirket, imkânlarının ötesinde harcama yapan ve nakit ihtiyaçları için bir süreliğine de olsa incik boncuklarını gözden çıkarabilen varlıklı Amerikalılarda bir artış olduğuna inanıyor ve bu açığı kapatmak istiyor. 70 yaşındaki Weiss, "Birçok insan var ki, malvarlığı bakımından zengin olduğu halde geçici nakit sıkıntısı yaşıyor. Bizse bir milyon dolar ve fazlasını ödünç verecek bir sermayeye sahibiz". Fakat Suttons & Robertsons lüks rehin sektöründe yalnız değil. Mali krizin ardından Pawngo ve Borro gibi internet siteleri ortaya çıkmış; takı, saat ve FedEx'le gönder i lebi lecek neredeyse her pahalı eşyaya karşı l ık ödünç para vermeye başlamıştı. Bunun ardındansa lüks a rabalar, s anat e serleri v e değerli taşlar mukabili daha büyük krediler veren Ultrapawn ve iPawn gibi başka siteler türedi. New York hamlesini kredi musluklarının kısıldığı bir zamana denk getirdiklerini belirten Weiss, "Hangi cephede olursa olsun, geleneksel kurumlar beşaltı yıldır kredi vermeye giderek daha da isteksiz davranıyor. Ve bu isteksizliğe paralel olarak karar alma süreleri de uzadı. Oysa New York'taki yerimize geldiğinizde bir-iki saat içinde nakdinizi alıp gidebilirsiniz" diye ekliyor. Fakat elbette ki hatırı sayılır bir komisyon mukabilinde. Örneğin, bir Rolex saat karşılığında (en gözde rehin mallarından biri) birkaç bin dolar ödünç alanlar yılda yüzde 12'yle yüzde 60'ı aşkın bir oranda değişen faizler ödeyebiliyor. Gerçi bunlar internet rehincilerinin uyguladığı oran; dışarıdaki rehincilere gittiğinizde faizler üç haneli rakamlara kadar çıkabiliyor. Yine de bu, Mike Walsh gibi müşterileri caydırmaya yetmiyor. Chicago bölgesinde aldığı evleri onarıp tekrar satan Walsh, 2008'den önce kredi için bankaya başvururken o tarihten sonra işlemlerin çekilmez derecede zorlaştığını aktarıyor. Bazı evleri kaçırdıktan sonra Walsh birkaç Rolex saatini Ultrapawn'a rehin verip kredi almış ve parası da ertesi gün ona ulaşmış. İlk kredilerinin faizi aylık yüzde 5'miş, fakat Walsh son dönemde yüzde 3'e (yani yılda yüzde 36'ya) de kredi alabilmiş. Bunu normal rehin kredilerinden daha iyi bulduğunu söyleyen Walsh, "10 bin dolar ödünç para için ayda bin 800 dolar ödeyeceğime 300 dolar ödüyorum" diyor. Ultrapawn'a yatırım yapan özel sermaye şirketi Atria Group'un müdürlerinden GeorgeSouri, varlıklı insanlara küçük birer şirket gözüyle baktıklarını ifade ediyor. "İşletmeler kendi faaliyetleri için veya büyüme amaçlı olarak likiditeye ihtiyaç duyduklarında sermaye piyasalarına gidiyor ve işletme varlıklarına karşılık kredi alabiliyor. Oysa lüks müşterilerin böyle bir seçeneği yok. Üstelik onların çoğu da bir rehinci dükkânında görülmektense ölmeyi tercih eder" diyor Souri. Müşteri lerinden birinin Chicago ve Marco Island'da (Florida) birer evi, iki evinin de Bentley Continental GT marka birer arabası varmış. Başka yatırımlarından gelecek nakit akışıyla borcunu ödeyebileceğine güvenen bu müşteri, her biri 250'şer bin dolar değerinde olan arabalarından birini rehin vererek Marco Island'daki evine bir tekne almış. Lüks rehinci dükkânlarının çoğu müşterisi, çok fazla parayı lüks mallara bağlayıp özel okul giderleri veya boşanma masrafları gibi kalemlere nakit bulamayan insanlar. Borro'nun kurucusu Paul Aitken, insanların yarını düşünmeden bugün harcama yapmak istediklerini, kendi sektörlerinin de bu arzuya dayandığını dile getiriyor. "Girişimci insanlar ani kararlarla iş yapmayı sever, ama bazen de planlamada zaaf gösterirler. Ceplerinde para olduğunda lüks eşya almaktan hoşlanırlar. Paraları olmayınca da o eşyaları yeni girişimleri için değerlendirmeyi tercih ederler" diyor Aitkin. Verdiği ödünç paraya teminat olarak eline bir Mercedes McLaren'in geçmesi de bu yüzden. THE NEW YORK TIMES