Yaşlanmaktan korkuyor musunuz?

Yaşlılar kaybettikleri zamanı düşünürken şimdiyi kaçırıyor.

Yaşlanmaktan korkuyor musunuz?
Yaşlılar kaybettikleri zamanı düşünürken şimdiyi kaçırıyor. yaslilikNörolog ve yazar Oliver Sacks, 80'inci doğum günü münasebetiyle geçen ay The New York Times'ta şöyle yazdı: "Seksen! Buna inanamıyorum. Sık sık hayatın daha yeni başladığını hissediyor, sonra da neredeyse bittiğini fark ediyorum". Ailesinin ve lisede okuduğu sınıfın en genç üyesi olduğunu söyleyen Sacks, "Artık tanıdığım insanlar arasındaki en yaşlı kişi olsam da, bu en genç olma duygusunu hep korudum" diye yazdı. ,

YAŞLANMAKTAN KORKMAYIN

Sacks'in tanımadığı birçok kişi olduğu açık: ABD'de ondan daha yaşlı 10 milyonu aşkın insan var. İstatistikler bize insanların tıp, sağlık hizmetleri ve Japonya, ABD ve Avrupa'nın neredeyse tamamında yaşam kalitesindeki ilerlemeler sayesinde daha uzun yaşadığını gösteriyor. Sacks'in doğumunu takip eden 80 yılda, bir İngiliz veya Amerikalı yetişkin için ortalama yaşam beklentisi 60'tan yaklaşık 80'e yükseldi. Bu bilgi artık başka şekillerde de doğrulanıyor: Bob Dylan ("Forever Young/Daima Genç"), Paul McCartney ("When I'm Sixty- Four/64 Yaşına Geldiğimde") ve Mick Jagger ("What a drag it is getting old/Yaşlanmak ne sıkıcı") gibi ebedi gençlik sembolleri 70'li yaşlarda. The New York Times'tan Gail Collins, Jagger'ın geçen ayki doğum günü vesilesiyle yazdığı köşe yazısında, eski kuşakların değerlerine başkaldıran 1960'ların kültürel kahramanlarının yaşlandığını görmenin tuhaflığına dikkat çekerek, "Kuşkusuz 1965'te, şimdikinden farklı olarak 70 gerçekten ileri bir yaştı, ama artık yeni 50 yaş. Ya da Jagger'ın durumunda olduğu gibi, geri kazanılmış 17" diye yazdı. Belli bir yaşa geldiyseniz, Jagger'ın "19th Nervous Breakdown" şarkısını ilk kez söylediğinden beri kaşla göz arasında 50 yıl geçtiğini hissedebilirsiniz. New York'taki Weill Cornell tıp okulundan klinik psikiyatri uzmanı Doktor Richard Friedman, bunun bir yanılsama olduğunu belirterek "Hangi yaşta olursa olsun, genelde çoğu kişi kısa zaman aralıklarını benzer şekilde algılar" diye yazdı. Ama Friedman yaşlı insanların çoğunun, gençlere kıyasla zamanın daha hızlı geçtiğini hissettiğini de kabul ediyor. Bunun nedeni, yaşlıların geçmişe "kaybedilen zaman merceğinden bakmaya" eğilimli oluşu. Gençler dünya hakkında bir şeyler öğrenmeye ve ona uyum sağlamaya çok daha heveslidir. Friedman işte bu öğrenme faaliyetlerinin ve odaklanmanın zamanı yavaşlattığını savunuyor. Friedman zamanın hızla aktığı yanılsamasından kurtulmak isteyen yaşlılara, "Tekrar öğrenmeye başlayın" tavsiyesinde bulunuyor. Ama geçmişe sevgiyle bağlıysanız, üzülmenize gerek yok. The New York Times yazarı John Tierney, "Nostaljinin yalnızlık, can sıkıntısı ve kaygıyla savaşmaya yardım ettiği anlaşıldı. Bu duygu insanları yabancılara karşı daha cömert ve hoşgörülü yapıyor" diye yazdı. Tierney, "Nostaljinin acı veren bir tarafı da var. Ama asıl etkisi hayatı daha anlamlı, ölümü daha az korkutucu kılmak" dedi. Sacks'in kendi hayatına dair düşüncelerinin böyle bir etki yarattığı açık. Sacks, "Yaşlılığı, kişinin bir şekilde katlanması gereken, gittikçe korkunçlaşan bir dönem değil, bir boş zaman ve özgürlük çağı olarak görüyorum; sahte önceliklerden kurtulduğum, bir ömrün düşünce ve duygularını birleştirebileceğim bir dönem. 80'ime girmeyi hevesle bekliyorum" diye yazdı. THE NEW YORK TIMES