‘Üzgün insandan özgür insana’

Prof. Dr. Uğur Batı ve Deniz Bayramoğlu ile ‘Üzgün insandan özgür insana’ söyleşisi gerçekleştirildi.

‘Üzgün insandan özgür insana’

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Spor ve Kültür Direktörlüğü ile Bilim Ofisi Kulübü tarafından düzenlenen “Üzgün İnsandan Özgür İnsana” söyleşi ve imza gününün konukları, kitabın yazarları Prof. Dr. Uğur Batı ve CNN Türk program sunucusu Deniz Bayramoğlu oldu.

Merkez Yerleşke Nermin Tarhan Konferans Salonunda gerçekleşen söyleşinin açılış konuşmasını Bilim Ofisi Koordinatörü Hazal Abat gerçekleştirdi. Abat; “Bu Açık Beyinler olarak ilk etkinliğimiz. Saygı değer hocalarımıza bizi yalnız bırakmadıkları için teşekkür ederiz. Açık beyinler haziranda ilk katılım toplantısıyla faaliyete geçmiş gönüllülük ekibidir. Sinan Canan hocamızın kuruculuğunda oluşturulmuştur. Katılımlarınız için teşekkür ederim” dedi.

Açık Beyin platformunun kurucusu olan Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Sinan Canan etkinliğe katılamayıp sevgilerini iletti. Canan hazırlanan video eşliğinde platform hakkında kısa bir bilgilendirme yaparak platformun amacından bahsetti. Canan, platformun gönüllülük esasına dayandığını belirtti.

“Kitaba göz atın kendi tavsiyenizi çıkartın”

Konuşmaya başlamadan önce programa katılan öğrencilere tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Uğur Batı; “Hayata yeni atılmış olanlara yapacakları bir şey söyleyeceğim. Öncelikle herkes şunu söyleyin, bunu söyleyin diye çok tavsiye vermiş. Ama hayatta siz bir şeyler yapacaksınız, bir şeyleri keşfedeceksiniz. Bu bugünden yarına, bir gün, üç gün içinde olacak şeyler değil. Bir sene, beş sene içerisinde de olacak şeyler değil. Üniversitede okuduğunuz bölüm de dört senede bitmiyor, o da hayat boyu devam ediyor. Dolayısıyla biliyorum ki burada bulunan herkes hayatında daha iyi noktaya gitmek istiyor. Kendisini daha iyi konumlamak istiyor. Bu hayata karşı daha dirençli, huzurlu, belki daha başarılı, mutlu, daha bütün olmak istiyor. Bunun temel yolu uğraşmaktan, vazgeçmemekten ve hayatımızın bütününe yatmaktan geçiyor.

Dolayısıyla bundan sonra söyleyeceklerimizi hep bu çerçevede düşünün. Bizim yapmaya çalıştığımız şey sadece kendi deneyimlerimizi paylaşmak oldu, bundan sonrada öyle olacak. O deneyimlere bir göz atın, oradan kendi tavsiyeleriniz çıkarmanız en baştan tavsiye ediyorum.”

Kitabın adının neden ‘Üzgün İnsandan Özgür İnsana’  olduğunu ticari nedene bağlayan Batı, insanların baktığı zaman dikkatini çekmesi ve kitapta anlatılanların çok iyi temsil etmesinden dolayı tercih edildiğini belirtti.

Deniz Bayramoğlu “Çünkü insan kayıp!

İnsan olmak kavramının neden olmak sıfatıyla birlikte kullanıldığını soru üzerine açıklayan Bayramoğlu, sadece bu çağda değil her zaman insanın kayıp olduğunu, biz kimiz? Nerede duruyoruz? Ayağımızı nereye basıyoruz? Nerden yola çıkmaya başladık, nereye doğru gideceğiz? sorularının yanıtlarını aramak zorunda kaldığını, çünkü varlığımız itibarıyla bu soruların yanıtlarının bizde olmadığını söyledi.

“Bu sorulara merakımız var. Bu soruyu hep soruyoruz kendimize. Dini, felsefi metinlere bakın bunların hepsi aynı soruyu soruyor. Biz neyiz? Biz kimiz? Biz kim olduğunuzu bilmiyoruz çünkü kayıbız. Dolayısıyla yapmamız gereken şey bir noktadan başka bir noktaya hareket etmeliyiz bir yolculuğa çıkmalıyız ki geriye dönüp baktığımızda nerede olduğumuzu dışarıdan baktığımızda bilelim. Bunu kontrol edebilmek için bir adım gitmek, ondan sonra bir menzile ulaşmak gerekiyor. Bir menzil hedef olması lazım. Ben bu tanımı farklı farklı anlamlarla araştırdım ikisinde de farkı şekilde ifade ediyordu. Oysa aynı şeyi anlatıyorlar ama en net anlatan tek şey tasavvuftu. Biz beşer bir varlığız O yüzden bu sıfata ihtiyaç duyuluyor” ifadelerini kullandı.

“Her 1 dakika anı değildir”

‘Yaptığınız işi en iyisi olmak zorunda, değilsiniz elinizden gelenin en iyisini yapın’ önermesinin nedenini açıklayan Prof. Dr. Uğur Batı: “Evrenin ilkelerini sıralıyorsak eğer o ilkelden birisi göreceliktir. Zaten işi doğasında var. Hız kültüründe yaşıyoruz. Karmaşa var, zorluk var, her şey çok zor. Benzerlik, sürekli değişim ilkesi var. Bir tanesi de göreceliktir.

2. Nörobilim Kongresinde zamanla ilgili konuda açılış konuşmasını yaptım bir soru sordum; ‘Zaman sihirli, ne kadar göreceli olduğunu düşünün eğer varsa?’ dedim.

Saatte 1500 km hızla giden bir jetin içindeki bir dakikayı düşünün onun bir dakikası ile birazdan 3’ü 1 arada kahve içecek bir insanın kettle da suyun kaynamasın beklerken ki bir dakikasını düşünün. Bunların bir dakikası aynı 60 saniye ama bence hiç aynı gibi durmuyor. Algılama biçimleri bambaşka. Bu göreceliğe bir örnektir” dedi.

Söyleşi, gelen konuklara plaket takdimi, ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona ererken, yazarlar program sonunda okurlarına kitaplarını imzaladı.

Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)

 



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: