Uyuşturucunun yeni adı: Banyo Tuzu

Çekirdek Aileyi Kaybettik, Bireyselleşme Bağımlılığı Arttırıyor…

Uyuşturucunun yeni adı: Banyo Tuzu

Çekirdek Aileyi Kaybettik, Bireyselleşme Bağımlılığı Arttırıyor…

banyo_tuzuBu mu şu anda son trend? "Evet ama önümüzdeki birkaç sene çok dana başka şeyler ortaya çıkacak. Banyo tuzları var. Banyoya atarsınız koku yapar adı banyo tuzu, şişe aynı şişe fakat içerdiği madde itibariyle uyuşturucu hap benzeri etkiler ortaya çıkarıyor”

BAĞIMLILIKTAN KURTULMAK İÇİN...

Piyasaya banyo tuzu olarak mı sokuluyor?

“Evet banyo tuzu olarak satılıyor. Amerika’da bununla ilgili son birkaç yılda ciddi sorunlar var. Bir kadın, madde tesiriyle önce çocuklarını doğuruyor sonra kendini öldürüyor. Bununla ilgili daha birçok vakayla karşı karşıya kalınmış, Türkiye’de tek tük var. Adı banyo tuzu ama içerik farklı.” 2012 yılında, Amerika Birleşik Devleri’nde bir anne çocuklarını parçalayarak öldürdü. Aynı yıl Amerika’da bir genç, sokakta yaşayan evsiz ve yaşlı bir adamın yüzünü ısırarak parçaladı. Kendine geldiğinde yaşadığı ruh halini şu sözlerle açıkladı: “ Hayal edilebilecek en korkunç şeydi. Hiç böyle bir şey yaşamadım. 3 metre boyunda ve kurşun geçirmez gibi hissettim. Birine zarar vermek istedim.” Kan donduran bu olaylar, son yıllarda Amerika'da görülen korkunç vakalardan sadece birkaçı. Bu vahşet içeren olayların ortak noktası ise kullanılan uyuşturucu madde; banyo tuzu. Uyuşturucu maddeler arasında dünyada birkaç yıldır, Türkiye'de de yeni yeni görülmeye başlayan banyo tuzu, içeriğinde yüksek seviyede bağımlılık yapan "metilen dioksipirovaleron (VDPV)" barındırıyor. Kanada federal Sağlık Bakanlığı, banyo tuzunu eroin ve kokain gibi uyuşturucu maddeler sınıfına aldı ve yasakladı. Türkiye'deki bağımlılık ve kullanım profiline bakıldığında, sentetik uyuşturucuların kullanımı bağımlılıkta birinci sırada. Ancak banyo tuzu vakaları da tek tük olsa da görülmeye başlandı. Bu da tehlike çanlarının  çaldığına işaret ediyor. Çünkü yeni bir uyuşturucu maddenin dünya üzerinde yayılması çok da uzun sürmüyor. NPİstanbul Hastanesi’nden bağımlılık uzmanı Psikiyatrist Serdar Nurmedow farklı isimlerle piyasaya sürülen maddelerin uyuşturucu olarak kullanıldığının altını çiziyor: "Yeni yeni bazı moleküller türetilmeye başlandı. Yeni de değil aslında. Jamaika ve Bonzai diye satılan şeyler 2011 yılına kadar Türkiye'ye rahatlıkla getirilebilir, satılabilir ve kullanılabilirdi. 2011 yılından itibaren bakanlıkça yasaklandı bu. 0 güne kadar bitkisel bir katkı maddesi tütsü gibi satılabiliyordu. Adı tütsü ama kullanılış amacı farklı. Bunların formülleri tespit edilerek yasaklı maddeler listesine sokuldu. Sokuldukça o listeye yeni molekül türetildi. Bir taraf kaçıyor bir taraf kovalıyor. Bir uyuşturucu maddenin kimyasal ufak bir noktasında değişiklik yaparak uyuşturucu ortaya çıkarıyorlar, en az 10 kat etkin oluyor, en az o kadar vücut hücrelerini yok ediyor." Bağımlılık uzmanı Serdar Nurmedov önemli bir noktanın da altını çiziyor: "Hemen yayılabiliyor bu maddeler. Çünkü internet olduğu süre içinde bu tür bilgiler gizli kalmıyor ve hızlı şekilde yayılıyor. Mesela bazı uyuşturucuların yerini, test sonuçlarında çıkmayan yeni tür sentetik uyuşturucular aldı. Sokak satıcıları bunları "Boş ver! Bak bunun kafası dana iyi..." diye satıyorlar."

Nasıl Mücadele Edilecek?

Bağımlılık Uzmanı Psikiyatrist Serdar Nurmedov, bu konuda mücadele veren birimlerin zaman zaman bir araya geldiğini ve çözüm önerilerinin ortaya konulduğuna dikkat çekiyor: "Bir molekül girdi mesela Türkiye'ye. Sonra bunun uyuşturucu mu değil mi diye bakılması, ardından karar çıkartılması lazım. Avrupa'da tüm bunları takip eden uyuşturucuyla ilgili bir birlik var. Türkiye'deki karar veren merciler, daha Türkiye'ye gelmeden engel olsun. Avrupa'da tespit edildiği an bu uyuşturucudur, diye Türkiye'de de uyuşturucular listesine sokulsun."

"Çekirdek Aileyi Kaybettik, Bireyselleşme Bağımlılığı Arttırıyor."

Aile içi iletişimsizliğin bağımlılıkta en büyük sorunlardan bin olduğuna dikkat çeken Nurmedov, çekirdek aile yapısını kaybetmenin önemli sorunlara yol açtığını vurguluyor: "Günlerce birbirleriyle konuşmayan aileler var. Bu da ciddi bir sorun. Bunun nedeni ne? O eski aile yapısı vardı ya akşamları beraber yemek yenir, ertesi sabah iş dağılımı yapılırdı, o artık kalktı.. Çekirdek aile yapısı yok artık. Çok daha farklı bir aile yapısı çıktı ortaya. .Bu asıl neden. Aile yapısının yozlaşmaya başlaması ciddi bir sorun. Aileler, anne baba özellikle çocuklarının bu tür davranışlarına karşı ne yapacaklarını bilmiyorlar. 30-40 sene öncekiler biliyor muydu? Hayır, ama orada toplum daha farklıydı. Şimdi bireyselleşme arttıkça nasıl davranılacağını bilememek var. Bireyselleşmenin artması en önemli sorun."

Ebeveynlerin Kendine Sorması Gereken Sorular

Çocuğumla yeterince ilgilenmiyor muyum? Çocuğum bana özelini anlatıyor rnu? Birlikte yürüyüşe çıkıyor muyum, bozuk bir şeyi tamir ediyor muyum, televizyon izlemek dışında bir şey yapıyor muyum? Ve anne babayla çocuk arasındaki en önemli cümle; 'Hata yaptığını biliyoruz, onaylamıyoruz ama seni anlıyoruz." Elif Akkuş/TRT HABER