Sokaktaki can’lar ve zorba akranlar!

Çocuk köyleri olsun memleketimde ve hayvan köyleri! Umudum var.

Sokaktaki can’lar ve zorba akranlar!

Çocukluğumun Kâğıthane’sinde iki katlı müstakil ve bahçeli bir evde otururduk. Neredeyse tüm hayvanlarla beraber; kedi, köpek, kümes hayvanlarıyla yaşardık, birlikte büyüdük.

Annem ömrü var olsun, ömrü bereketli olsun şahane bir kadındır. Tam bir Çerkez kadınıdır, Osmanlıdır. Bir o kadar da tüm canlılara değer verir ve tüm canlılarla beraber yaşamayı da sanırım biz ondan öğrendik. Evde yemek hazırlar, hazırladığı bu yemekleri sokaktaki canlarla paylaşırdı. Kedi, köpek dahil..

Sokaktan geçen toplayıcıları bahçeye alır bahçede onlara yemek verirdi. Komşularımızdan Kadriye teyze annemi tembihlerdi ‘aman Gönül hanım ne yapıyorsun, eve girer hırsızlık yaparlar bir şey yaparlar diye’ ama hiç kimse bizi soymadı. Tabi o zamanlar başımıza bugünkü gibi kötü şeyler gelmezdi. Hatta o kadar ki bir gün annem evde reçel kaynatırken sokaktan geçen satıcı hanımlara kızılcık reçeli tattırdığını; tabakta ve ekmekle beraber yine bahçeye alarak yedirdiğini bilirim.

Güzel bir mahallede otururduk biz. Tüm komşuluk ilişkilerinin gerçek yaşandığı bir mahalleydi. Eskiden öyleydi. Hakikaten dondurmacımız sokaktan geçerdi, bozacımız, simitçimiz, manavımız, kasabımız, şekercimiz, bakkalımız ..Güzel günlerdi..

Annem Kuşlara da yemek verirdi onlara da ayrıca bulgur haşlardı. Kalan bulgur pilavını kuşlara, kargalara verirdi. Seksenli yıllardı… Şimdi ve burada yine aynı şeylere beraber devam ediyoruz… Sokağımızdaki kargalar bile annemi ve beni tanıyor…

O zamanlarda kedimiz minnoş (o zamanlar tüm kedilerin adı minnoştu şimdiki gibi, portakal, sariş, kül, duman gibi isimler yoktu ve benim şimdi iki kedimin adı Lidya ve Şans) sokaktan sahiplendiklerimizden ama evimizin de baş tacıydı. Kayboldu, günlerce kendisinden haber alamadık ve bir yerlerde öldü sandık, sonra bir gün çıkageldi. Boğazına bebek lastiği sıkıp bağlamışlar zor nefes alıyor, yürüyemiyordu ve boynu bir daire şeklinde açılmış ve kanıyordu. Kim bilir kaç gündür bu haldeydi.

Rahmetli babam Baticonla pansuman yapmış ve üzerine Furacin adı verilen bir yara kremi sürmüş ve makasla lastiği kesmişti. Yaklaşık 15-20 günde de iyileşmişti. Yani o zamanlar da sokaktakilere zorbalık vardı. Hala var. Geçenlerde sosyal medyada adada boynundan iple asılmış bir köpek videosu gördüm, yakın zamanlarda arabanın arkasından sürüklenen bir köpek videosu gördüm…

Bir de sokaktaki diğer can olanlar var ki kimimizin babası, kimimizin kardeşi..

Sorarsanız iş bulamadıkları için, kiralarını ödeyemedikleri için, çalışamadıkları için sokakta kalıyorlar. Yaz ya da kış fark etmez çok kötü ve sağlıksız koşullarda yaşam mücadelesi veriyorlar. Maltepe Belediyesinin başlattığı bir kampanyayı görünce çok mutlu oldum. Elbise kumbarası yapmışlar. Türkiye’nin bir çok yerinde uygulama devam ediyor. Umut verici.

Ancak sosyal devlet olmak adına #umutvar olan uygulamalar da yok değil, Maltepe Belediyesi, Beyoğlu Belediyesi benim bildiğim çalışma yapan yerler. Beyoğlu Belediyesi Evsizler Evi kapandı. Devlet de bu anlamda #umutvar çalışmalar sergiliyor. Ama önerim var.

Sadece kışın ve kar-kış-kıyamette değil tüm zamanlarda iş edindirinceye kadar olan sürede ve rehabilitasyonları tamamlanıncaya kadar olan sürede sokakta yaşayan canların barınacakları hayvan ve insan otelleri yapılmalı.10 kişilik evler şeklinde. Her evin bir sorumlusu olmalı. Sosyal hizmet uzmanları bu illerde istihdam edilmeli. Sürekliliği olacak. İnsanların ücretsiz gidecekleri tuvalet bile yok. Sokaktaki diğer canlara gelince aç ve susuz en fazla 6 saat dayanabiliyormuş bir kedi..

Umudum hep var. İyi çalışmalar var. Ama süreklilik ama organizasyon ama takip de olmalı..Önce medikal tedavileri yapılmalı, arkasından rehabilitasyon ve eve yerleştirme ve beraberinden iş sahibi yapma çalışmaları da olmalı.
Umudum var..



Etiketler: dilek özdemir dilek özdemir köşe yazıları


Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı:

BİLGİ PARKI
NPİSTANBUL Bilgi Parkı
ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ TV
VİDEOLAR
  • Uyuşturucu ile mücadelede alınan önlemler neler?
    07 Aralık 2018, 10:00
  • Alzheimer hastalığında kimler risk altında?
    06 Aralık 2018, 14:09
  • Bilinç nedir? Karanlığın beş atlısı nelerdir?
    04 Aralık 2018, 13:00
  • Neden duygularımız var?
    04 Aralık 2018, 09:53