Savaşın Çocukları

Barış mı? O da ne?

Savaşın Çocukları

Kim biliyor, kim tanıyor?

Gören, bilen, duyan var mıdır?

Hayır!

Savaştan ibaret bir dünyada yaşıyoruz. Savaşın içerisine doğan çocuklar, savaşın içerisinde yetişen insanlar. Savaşla biçimlenen toplumlar, savaş tohumlarının filizlenmesinden ibaret kültürler.

Ve savaşı hikayeleyen bir tarih, insanlık tarihi demeye varmıyor dilim.

Kısa bir göz atış yapalım.

20. Yüzyılın ilk yarısında Avrupa’yı saran faşizmin mayası Birinci Dünya Savaşının çocuklarından başkası değildi. Şiddetle, kanla, ölümle beslenmişlerdi ve aynısını besleyeceklerdi elbette.

Başka ne beklenebilirdi ki?

Bir dediğini iki yapmadılar bir zamanların Avrupa’sını şiddetle, kanla, ölümle biçimlendiren  Hitler’in. Savaşın çocuklarıydı onlar ve Hitler’in askerleri olmuşlardı büyüdüklerinde.

İkinci Dünya Savaşının çocukları ise 1960’ların şiddeti, isyanı, protesti çağıran gençleri olmuşlardı. Bir kısmı üniversite kampüslerinde heba oldu, bir kısmı cezaevlerinde çürümeye bırakıldı. Büyük bir çoğunluğu ise kendilerini bohem hayatın aylaklığına bırakıp, uyuşturucu tüccarlarının çıkarlarına terk edip yitip gitti, farkında bile olmaksızın nereye gittiklerinin. Paraladılar kendilerini, fark edilmek için. Yırtık blucinlerle, rengarenk boyanmış saçlar, yüzler, kaşlar, gözlerle çıktılar önemsenmek için, ama çıktıkları gibi de kayboluverdiler gecenin karanlığında, diskolarda, barlarda, alkolün ve uyuşturucunun süngerimsi dünyasında.

Ve geldik bugüne. Değişen hiçbir şey yok. Çocuklar yine savaşın çocukları. Terör, bombalar, kan, şiddet, korku, kaygı.

Bu demektir ki gelecekten de ümit yok gayri.

Savaşın çocukları  geleceğin yeni savaşçıları olabilir ancak. Savaştan, kandan, şiddetten başka da görünen hiçbir şey yok ufukta. 

İnsanlığın kültürel genlerinde şiddet var. İnsanlık doğada var olmaya başladığı andan itibaren kendisini kıyasıya bir savaşın içerisinde buldu. Önce doğayla savaştı var kalmak için, sonra hemcinsleriyle savaştı, kıt kaynaklardan daha fazla pay almak için. Bitmedi, devam etti savaş, iktidar alanını genişletmek ve elde tutmak amacıyla.

Bitmeyecek….



Etiketler: nazife güngör


Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı:

BİLGİ PARKI
NPİSTANBUL Bilgi Parkı
ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ TV
VİDEOLAR
  • B12 Vitamininin vücut için önemi nedir?
    17 Ocak 2019, 09:33
  • B12 Vitamini ne zaman ve nasıl kullanılmalı?
    17 Ocak 2019, 09:31
  • İnsanın suç geni var mı?
    16 Ocak 2019, 09:58
  • Yalan söyleyen birini nasıl anlarız?
    15 Ocak 2019, 11:59