Ruh Nedir ve Nerededir?

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi’nden Dr. Alper Evrensel, 23-27 Ekim’de Antalya’da gerçekleşen Psikiyatri Kongresinde, insan ruhunu anlattı…

Ruh Nedir ve Nerededir?

İşte Evrensel’in açıklamaları…

“Ölüm diye bir şeyin var olduğuna inanırız, değil mi? Ölümle de yalnızca ruhun bedenden ayrılışını kastetmez miyiz? Ölmeyi ruhtan ayrılmış bedenin ve bedenden ayrılmış ruhun bağımsız hâlleri olarak düşünmez miyiz? Ölümün bundan başka bir şey olması da olanaklı mıdır? Hayır, ölüm yalnızca bu olabilir” diyor Sokrates dostu Simmias’a, Phaidon isimli eserinde Platon’un kaleminden.  Her ne kadar Sokrates; “saf olmayanın saf olanı kavramasına muhtemelen izin verilmeyecektir” girişiyle karamsar bir başlangıç yapsa da, onun ağzından yazan Platon ve öğrencisi Aristoteles, öncülleri Thales, Anaksimenes, Pisagor ve hatta antik Mısır-Hint filozofları kadar modern felsefeden Descartes, Spinoza ve Kant, devamında ise Penrose, Searle gibi çağdaş zihin felsefecileri ruhun ne olduğu hakkında kafa yormuştur. Bir şeyin ne olduğunu açıklamadan önce onun var olup olmadığı sorusuna olumlu yanıt vermiş olmak gerekir.

Bedenden ayrı bir cevher olarak ruh var mıdır sorusunu “yoktur, olmasına gerek de yoktur” diye cevaplayan modern materyalizmin de ilk çağ felsefesinde, Leukippos, Demokritos ve Epikür’e uzanan izdüşümüne rastlanır. Ortaçağda Kartezyen düalizmin içinden çıkmış bir bakış açısıyla ruhun varlığını reddederek ve insanı “ruhsuz bir otomat” olarak tanımlayıp ona gerek olmadığını savunan Hobbes ve La Mettrie ise çağdaş materyalizm ve natüralizme ihtiyacı olan temeli atmıştır. İnsanı ister sadece madde, ister içinden ruhun belirdiği madde, isterse ayrı ayrı hem madde hem de ruhtan oluşmuş bir varlık olarak tanımlayalım, anlaşılması ve açıklanması en zor felsefi kavramlardan biri olan ruhun bilimsel zeminde tartışılma zorunluluğu vardır. Bu konuşmada ilk çağ filozoflarından çağdaş zihin felsefecilerine, ruhun mahiyeti ve nerede olduğunu tartışmak amaçlanmıştır.

Paylaş:



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı:

İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Alman psikoterapist Bert Hellinger, ailelerde kuşaktan kuşağa aktarılan bağları çözümleyerek bir psikoterapi yöntemi olarak aile dizimini keşfetmiştir
  • İnsanların şiddet karşısındaki davranışları sıkça araştırılan konular arasında yer alıyor.
  • Tatil dönüşlerinde yaşanan sorunların başında konsantrasyonu sağlayamama, isteksizlik, rutine dönüşte zorlanma, mutsuzluk ve umutsuzluk geliyor.
  • Öfke anında akıl devreden çıkar. Düşünen beyin yerine hisseden beyin aktif olur. Bu durumda beyin düşünmez, savaşmaya başlar. Buna karşı yapılması ger
  • Getireceği sorumlulukları tahmin etmeden bir evlat sahibi olmak, ebeveynlerin süreci yürütememesine yol açabiliyor.
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Vesveseler için evin kapısına gelen davetsiz misafirler diyoruz.” dedi.
  • Randevu Al