Otopsi konusunda bilmedikleriniz

Otopsi işlemi nedir, otopsi işleminde neler yaşanır? İşte otopsiye dair her şey ve otopsi konusunda bilmedikleriniz?

Otopsi konusunda bilmedikleriniz
Otopsi işlemi nedir, otopsi işleminde neler yaşanır? İşte otopsiye dair her şey ve otopsi konusunda bilmedikleriniz? otopsi• Rönesans dönemine dek otopsi yapmak hemen hemen tüm kültürlerde aşağılayıcı bir girişim olarak algılandığından insan anatomisiyle ilgili bildiklerimiz hayvanlar üzerinde yapılan incelemelere dayanmaktaydı. •Ölüm nedenleriyle ilgili yasal sorulara yanıt getirilmesi amacıyla insanlara otopsi yapılmasını 14. yüzyılda onaylayan İtalya’daki Bolonya Üniversitesi adli otopsiyi ilk uygulayan kurum oldu. •Katolik kilisesi 1533 yılında Hispaniola adasında yaşayan Joana ve Melchiora adlı yapışık ikizlerin aynı ruhu paylaşıp paylaşmadıklarını öğrenmek için otopsi yapılmasını buyurdu. Otopsi sonucunda her birinin ayrı bir kalbe sahip olduğu görüldü. Ruhun kalpte yer aldığına inanan Yunanlı düşün adamı Empedokles’in görüşünden yola çıkıldığında bu durum yapışık ikizlerde iki farklı ruh olduğu anlamına geliyordu. İkizlerin vaftizi için çifte ücret ödemeyi istemeye istemeye kabul etmek zorunda kalan baba daha farklı bir sonuç beklemiş olsa gerek. •14. yüzyılda yaşayan otopsi uzmanlarından Giovanni Battista Morgagni otopsi sırasındaki gözlemleri ölüm öncesi klinik belirtilerle eşleştirme düşüncesini ortaya attı. Böylelikle otopsiler bizlere yalnızca anatomiyle ilgili bilgiler sunmakla kalmayacak, aynı zamanda tanı ve sağaltım konusunda da bizleri aydınlatacaktı. •Bostonlu doktor Richard Cabot, 1912 yılında, otopsi sonuçlarını inceleyerek kimi hastalıklara %80 gibi akıllara durgunluk veren bir sıklıkla yanlış tanı konduğunu öne sürdü. Histopathology dergisinin 2005 yılında yaptığı bir araştırma günümüzde doktorlar tarafından konan yaklaşık her üç ölümcül hastalık tanısından birinin yanlış olduğunu gözler önüne seriyor. •Pittsburgh Üniversitesi’nin 1998 tarihli bir araştırması da yaklaşık her üç tanıdan birini oluşturan yanlış tanıların hastanın yaşamına mal olduğunu, aksi takdirde yaşamının kurtarılabileceğini ortaya koyuyor. •Andreas Vesalius’un anatomik çizimlerine kafayı takan Padovalı yargıç Marcantonio Contarini idam edilen suçlulara otopsi uygulamaya başladı. Bu uygulama kısa sürede tüm bölgede yaygınlık kazandı. 1539 yılından itibaren idamlar önceden tasarlanan ve özel meydanlarda toplu kitlelere sunulan otopsilere göre uygulanmaya başlandı. •17. yüzyılda, kimyasal testler henüz olmadığından (ve hastalık bulaştırıcı düzenekler henüz bilinmediğinden), İtalyan hekim ve otopsi uzmanı Antonio Valsalva kadavralarda karşılaştığı sıvıların özelliklerini daha iyi kavrayabilmek için kimi zaman onları tatmak zorunda kaldı. •Kanlı irinin tadı hiç de hoş değil, diyen Valsalva, “Bu nahoş tat neredeyse gün boyu damağınıza yapışıp kalıyor,” diye yazıyordu. •1828 yılında, William Burke ve William Hare adlı iki İrlandalı göçmen soru sormayan bir hekim tarafından dağıtılan kadavra primini almak için bir araya gelerek İskoçya’da 16 kişinin canına kıydı. Burke aleyhine tanıklık eden Hare, suç ortağının 1829 yılında asılmasına neden oldu. •Cansız bedeni halkın gözleri önünde parçalara ayrılan Burke’nin iskeleti o günden beri Edinburgh Üniversitesi’nde sergileniyor. Otopsi sırasında çalınan derisinden yapılmış cüzdanlar da sokaklarda satışa sunuldu. •19. yüzyılda yaşayan Avusturyalı patoloji uzmanı Karl Rokitansky’nin 30 bin kişiye otopsi uyguladığı, 70 bin otopsiye de gözetmenlik yaptığı söyleniyor. •1970’lerin başlarında Adriamycin adlı kanser ilacını kullanan hastalara uygulanan otopsiler söz konusu ilacın kalp kasında ciddi bir körelmeye yol açtığını ortaya koyunca, ilacın kullanımında kısıtlamalara gidildi. Otopsiler diz eklemi protezleri, yeni kalp kapakçıkları ve kalp nakillerinde de önemli gelişmeler sağladı. •Günümüzde hastaneler otopsi uygulamaktan pek hoşlanmıyorlar. Çok pahalıya mal olan bu uygulama patoloji uzmanlarına ayak bağı olduğu gibi, çoğu zaman doktorların tanı koyma aşamasında ciddi biçimde çuvalladıklarını da gözler önüne seriyor. •Günümüzde uygulanan otopsi işlemlerinde çoğu zaman yüz görünmez, çünkü ya göğüsten ya da kafatasından sarkan et parçasıyla örtülüdür. •Kaza sonucu kesik ve yarıkların en aza indirilmesi amacıyla tasarlanmış son derece hassas cerrahi bıçakların yerine otopsilerde kimi zaman-nalburlarda satılan türden- çok daha ucuz bahçe makaslarından yararlanılır. •Erişkinlere uygulanan otopsilerde akciğerlerde hemen hemen her zaman patolojik birtakım belirtilere tanık olunur. Bu durum yaşarken diğerlerine kıyasla çok daha sağlıklı olan kişiler için bile geçerli. Alzheimer hastalığının beyindeki yaklaşık yüzde onluk küçülmeden ötürü bir bakışta belirlenmesi ise son derece kolay. •Otopsi işleminden sonra organlar ya yakılır ya da bir torbaya konularak yeniden bedene yerleştirilir ve ardından kesilen yer dikiş atılarak kapatılır. •Tiroid ve adrenal bezi gibi küçük organların tam olarak tartılabilmesi için üç kollu teraziye gerek vardır; öteki tüm organlar sıradan bir bakkal terazisinin kefesine yerleştirilirler. •Otopsi işlemi sırasında kanın üstünüze başınıza sıçradığına pek tanık olamazsınız, çünkü kadavralarda kan basıncı söz konusu değildir. BİLİM TEKNOLOJİ EKİ
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Trol nedir, kime denir? Anlayalım, öğrenelim, saptayalım, ayıklayalım ve tabii ki kurtulalım. Peki nasıl? İşte rehberiniz...
  • Bu depresyonun sıklığı %5-20 olarak bildiriliyor. Peki Postpartum depresyonu nedir? Kadınlar doğum sonrası ilk yıl içinde, psikiyatrik hastalıklar (an
  • Ağustos böceğinin ötüşü doğanın en hoş seslerinden biri olarak görülür. Bu böceğin sesi gizemli olduğu kadar yüksektir de.
  • Kirazın gut hastalığından kaynaklanan ağrıları dindirdiği bildirildi.
  • Cep telefonları ve diğer elektronik cihazların hassas elektronik sistemleri etkileyebileceği söyleniyor. Ama bunu kanıtlamak neden bu kadar zor?
  • Vişne nelere iyi geliyor?Kırmızı meyvelerden vişnenin ekşi tadının yanında çok tatlı, sağlığa yararlı etkileri var.
  • Randevu Al