Obezite estetik bir sorun mudur?

Obezite yani şişmanlık, genetik ve çevresel etkileşimleri olan, sadece irade yetersizliği ile açıklanamayacak kadar ciddi, karmaşık ve kronik bir hastalıktır. Vücutta fazla miktarda yağ dokusunun olması sebebiyle gelişir, çok sayıda faktöre bağlıdır ve tıbbi tedavi gerektirir. Obeziteden, besinlerle aşırı miktarda alınan yağlar ve fiziksel aktivite eksikliği sorumludur. Obezitenin en önemli risk etkenleri; fiziksel aktivitede azalma, beslenme alışkanlıkları, yaş, cinsiyet, ırksal faktörler, eğitim düzeyi, evlilik, doğum sayısı, genetik oluşturmaktadır. Obezite % 25-40 oranında kalıtsal olarak geçer. Özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde tıpkı bulaşıcı bir hastalık gibi hızla yayılmaktadır. Ülkemizde toplumun %25’i obezdir (erkeklerin % 7.9’u, kadınların %23.4’ü). Obezite  son 15 yıldır hızla artmaktadır. Örneğin, aynı oranda artmaya devam ettiği takdirde Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’de 2030 yılında nüfusun %100’ü obez olacaktır.

Obezite, beraberinde bir çok ciddi hastalıklara sebep olur ve yüksek sağlık harcamalarına yol açar. Obezlerde oluşma riski yüksek olan en önemli hastalıklar şunlardır: Koroner kalp hastalığı (kalp krizi gibi), yüksek tansiyon, kan yağlarının yükselmesi, damar sertliği, şeker hastalığı, inme, gut hastalığı, eklemlerde kireçlenme, topuk dikeni, bazı kanserler (meme, rahim, safra kesesi, kalın barsak, prostat kanserleri), yemek borusu iltihabı, mide fıtığı, safra kesesi taşları, karaciğerde yağlanma, cilt yırtılmaları, ciltte aşırı kıllanma (özellikle kadınlarda), uykuda nefes alamama… Obezlerde kalp ve damar hastalıklarından ölüm oranı, obez olmayanlara göre 4 kat daha fazladır. Obezlerde hipertansiyon, obez olmayanlara göre 3 kat daha sık görülür.  Görüldüğü gibi obezite sadece kültürel, ticari ya da kozmetik/estetik bir   sorun değildir ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.

Bu tedavinin ilkelerini eğitim, diyet, egzersiz, bozulmuş yeme alışkanlığının düzeltilmesi, ilaç kullanımı ve cerrahi müdahaleler oluşturmaktadır. Bu nedenle hastalığın ve tedavinin temel taşları olan psikiyatri uzmanı, iç hastalıkları uzmanı, diyetisyenin uyum içinde ve sabırla çalışması gerekir. VKI (Vücut Kitle İndeksi) %30’dan büyük olan tüm hastalarda tedaviye başlanmalıdır. Şeker hastalığı ve kalp-damar hastalığı olanların tedaviye alınma şartı ise VKI’nin  %27’den büyük olmasıdır. Obezite tedavisinin en önemli amaçlarını “kilo verilmesinin sağlanması, risk faktörlerinin iyileştirmesi, uygun süre içinde kilo verilmesi, tekrar kilo alımının uzun dönemde  engellenmesi, aktif bir hayat düzeninin sağlanması, hayat kalitesinin artırılması” oluşturmaktadır.

PSİKOLOJİK BOYUT

Obezite ilgili son araştırmalar insan psikolojisinin rolü ve tedavisinde psikiyatrik yardımın önemine değinmektedirler.Tedaviye başlamadan önce “Kişi ne için yer?” sorusuna cevap araması psikolojik testlerden geçirilmesi yeni uygulamalardır. İç hastalıkları uzmanı gerek gördüğünde Memory Center olarak üçlü tedavi protokolü uygulamaktayız.İç hastalıkları uzmanı, psikiyatri uzmanı ve diyetisyen obeziteyi yeni bir yaklaşımla tedavi edecektir.

TEDAVİ PROTOKOLÜ

1.Aşama; iç hastalıklar uzmanı değerlendirir.VKI (Vücut Kitle İndeksi) yi belirler.

2.Aşama; gerek görülürse psikiyatrik değerlendirmeden geçirilir.

3.Aşama; tedavi planı yapılır, diyetisyen ve psikolojik yardımla uygulamaya başlanır.

Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Sonuçları hayati tehlikelere kadar gidebilecek olan beslenme bozukluğuna anoreksiya adı verilmektedir.
  • Yeme bozuklukları kimler de görülür, yeme bozukluğu tedavisi var mıdır?
  • Anoreksiya nervoza bir yeme bozukluğudur. Anoreksiyalı insanların yoğun bir kilo alma korkusu vardır. Anoreksiya hem bedeni hem de zihni etkiler.
  • Anokreksiya Nevroza yeme bozuklukları kategorisine giren kilo alma ve şişman gözükme korkusu ile tetiklenen psikiyatrik bir hastalıktır.
  • Anoreksiya yemekle ilgili duygu ve düşünceler ile yeme davranışının bireyde rahatsızlık oluşturması ile ortaya çıkan bir yeme bozukluğudur.
  • Anoreksiya kilo vermenin takıntı haline gelmesi nedeniyle oluşan yeme bozukluğu olarak tanımlanabilir. Anoreksiyayı tanımlarken hem fiziksel hem de ps
  • Randevu Al