Mizah ve gülme, yaşamdan alınan doyumu artırıyor

Gülmenin ve kahkaha atmanın, yüksek miktarda endorfin salgılanmasını beraberinde getirdiğini ifade eden Psikiyatrist Prof. Dr. Gökben Hızlı Sayar, güldüğümüzde üretilen endorfinin bizi iyi hissettirdiğini ve olumlu ruh haline yardımcı olduğunu açıkladı.

Mizah ve gülme, yaşamdan alınan doyumu artırıyor

Düdüklü tencerenin emniyet supabı ‘mizah’

“Mizah ve gülmenin yaşamdan alınan doyumu artırıyor” diyen Sayar’a göre,  “İnsanlar bir grup içinde birlikte güldüklerinde ve bu kimyasallar salındığında, rahatlık, beraberlik ve güvenlik duygusunu teşvik ediyor. Grubun bir üyesi gülerse, diğerlerinde endorfin salınımını tetikleyerek zincirleme reaksiyona yol açıyor. Endorfinlerin salınması, kişinin öznel mutluluğunun artmasına ve stres düzeyinin düşmesine neden oluyor.”  Rahatlatan mizahı, düdüklü tencerenin emniyet supapına benzeten Sayar, mizahın önemli ve sağlıklı bir baş etme biçimi olduğunu da vurguluyor.

Dünya Nöroloji Federasyonu tarafından “Dünya Beyin Günü” olarak kabul edilen 22 Temmuz’da, beyin sağlığının önemine dikkat çekilmesi amaçlanıyor. Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları ABD Öğretim Üyesi, NP Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gökben Hızlı Sayar, psikolojik iyi oluş ve mizahın beyin sağlığına etkilerine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Psikolojik sağlamlıkla ilgili birçok özellik bulunuyor

Psikolojik sağlamlığı “zorlu yaşam koşullarının etkisine rağmen psikolojik iyilik halini koruma ve bu hale geri dönebilme kabiliyeti” olarak tanımlayan Prof. Dr. Gökben Hızlı Sayar, “Psikolojik sağlamlık, bireyin olumsuz ve kötü koşullarla nasıl üstesinden geldiği ve travmayı nasıl atlattığı ile ilgidir. Psikolojik sağlamlıkla ilişkili birçok özellik tanımlanmıştır. Özgüven, özsaygı, zeka seviyesinin normalin üstünde olması, sosyal beceriler, yumuşak başlılık, sağlıklı biyolojik yapıya sahip olma, yetenekli kabul edilme, otokontrol becerisi, akademik başarı, iyimserlik gibi etmenlerin yanı sıra, mizah becerisi ve gülebilmek de psikolojik sağlamlıkla ilişkilidir.” dedi.

Rahatlatan mizah, “emniyet supabı” gibidir

Gülme ve mizahı birbirinden ayırmak gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Gökben Hızlı Sayar, rahatlatan mizahın emniyet supabı işlevini gördüğünü belirterek  “Gülmek iyi iken; mizah, bazen karşıdakini küçük düşürmeye yönelik bir araç olarak da kullanılabilmektedir. Direkt düşmanlık veya aktif agresyon göstermek yerine birey karşıdaki kişiye olan düşmanlık ve negatif duygularını mizah yoluyla iletebilmektedir. Bu belki kişide rahatlama yaratsa da çevresinde gerilim yaratabilmektedir. Fakat rahatlatan mizah, tıpkı bir düdüklü tencerenin emniyet supabı gibidir. Gerilim ve sinir patlaması yaşayacak olan sinir sisteminde, sistemin rahatlamasını sağlar.” diye konuştu.

Mizah önemli ve sağlıklı bir baş etme biçimidir

“Gülerek rahatlamak, kişinin daha önceki deneyimlerden biriktirdiği sinirsel enerjisini boşaltmasına ve ortaya çıkarmasına yardım eder” diyen Prof. Dr. Gökben Hızlı Sayar, “Mizah ve mizah sonucu oluşan espriler, bastırılmış duyguların ifadesine izin verir. Bu önemli ve sağlıklı bir baş etme biçimidir. Mizah içinde olmak istemediğimiz ve hoşlanmadığımız durumlar için bir kendini koruma mekanizmasıdır.” dedi.

Mizah ve gülme, yaşamdan alınan doyumu artırıyor

Prof. Dr. Gökben Hızlı Sayar, bilimsel araştırmaların mizah ve gülmenin kan basıncı, kalp atışı, solunum, gibi sistemleri düzenlediğini, acı hissini azalttığını gösterdiğini vurgulayarak “Bunun yanı sıra diğer insanlarla ilişki kurma, akıl ve duygusal sağlık içinde mizahın yüksek önemi vardır. Yaşamdan alınan doyumu artırır, daha iyi ilişkiler kurabilmemizi sağlar.” dedi.

Gülmek neden iyi hissettiriyor?

Gülmek ve kahkaha atmanın, yüksek miktarda endorfin salgılanmasına neden olduğunu ifade eden Prof. Dr. Gökben Hızlı Sayar, sözlerini şöyle tamamladı:

“Endorfinler,  beyin ve sinir sistemi içinde salgılanan ve vücut üzerinde psikolojik etkileri olan bir grup hormondur. Güldüğünüzde vücudunuz doğal olarak endorfin üretir bu doğal kimyasallar bizi iyi hissettirir ve olumlu bir ruh haline yardımcı olur. İnsanlar bir grup içinde birlikte güldüklerinde ve bu kimyasallar salındığında, rahatlık, beraberlik ve güvenlik duygusunu teşvik eder. Grubun bir üyesi gülerse, diğerlerinde endorfin salınımını tetikleyerek zincirleme reaksiyona yol açabilir. Endorfinlerin salınması, kişinin öznel mutluluğunun artmasına ve stres düzeyinin düşmesine neden olur. Gülme ile kaslar gevşer, vücutta gerginlik azalır, zihin kaygılı düşüncelerden uzaklaşır.”

Paylaş:



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı:

İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Alman psikoterapist Bert Hellinger, ailelerde kuşaktan kuşağa aktarılan bağları çözümleyerek bir psikoterapi yöntemi olarak aile dizimini keşfetmiştir
  • İnsanların şiddet karşısındaki davranışları sıkça araştırılan konular arasında yer alıyor.
  • Tatil dönüşlerinde yaşanan sorunların başında konsantrasyonu sağlayamama, isteksizlik, rutine dönüşte zorlanma, mutsuzluk ve umutsuzluk geliyor.
  • Öfke anında akıl devreden çıkar. Düşünen beyin yerine hisseden beyin aktif olur. Bu durumda beyin düşünmez, savaşmaya başlar. Buna karşı yapılması ger
  • Getireceği sorumlulukları tahmin etmeden bir evlat sahibi olmak, ebeveynlerin süreci yürütememesine yol açabiliyor.
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Vesveseler için evin kapısına gelen davetsiz misafirler diyoruz.” dedi.
  • Randevu Al