Korku ile yüzleşmek

Korku, insan hayatında yer alan temel duygulardan biri. Tedirginlik, kaygı, endişe, panik; bunlar da korkumuzun derecesini ifade etmek istediğimizde kullandığımız tanımlamalar.

Korku ile yüzleşmek

Korku, insan hayatında yer alan temel duygulardan biri. Tedirginlik, kaygı, endişe, panik; bunlar da korkumuzun derecesini ifade etmek istediğimizde kullandığımız tanımlamalar.

cengiz_demirsoy Korku, aslında yaşamımız için gerekli bir duygu. Tehlikeli olaylar karşısında, korku hissi belli mekanizmaları harekete geçirerek, hayatta kalmamıza katkıda bulunur. Örneğin, elinde bıçakla üstünüze gelen bir kişi olduğunu düşünün; böyle bir durumda korku duygusu oluşur ve bu duygu, savaş veya kaç mekanizmasını harekete geçirir. Bu durumda ya o kişiyle mücadele ederiz ya da kaçarız. Böylece, hayati bir tehlikeyi atlatma şansına kavuşuruz. Eğer korku duygusu olmasaydı, böylesi olaylar karşısında savunmasız kalır, yaşamımızı sürdüremezdik. Ancak, korku, sık tekrarladığında veya uzun süre yer aldığında hayatımızı karartabilir. Psikoloji ve psikiyatrinin konusu olan Basit Fobi, Generalize Anksiyete, Panik Atak, Agorafobi, Sosyal Fobi, Posttravmatik Stress Sendromu, Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), Hipokondriasis, Vaginismus, Performans Anksiyetesi, Depresyon gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Bu gibi sorunlarda, ilaç tedavisi yararlı olabilir ancak asıl tedavi psikolojik yöntemlerle sağlanabilir. Psikolojik tedavinin, yani psikoterapinin temelini de “yüzleşme” yöntemleri oluşturur. Aslında, korku yaşayan herkes, korkunun sona ermesi  - korkudan kurtulmakiçin onunla yüzleşmek gerektiğini bilir. Ancak, yüzleşme sözcüğü bile kendi başına korku yarattığından, bundan uzak durur. İşte burada psikoterapi devreye girer. korkuPsikoterapinin asıl işlevlerinden biri,  korku ile yüzleşmeyi kişiyi korkutmadan – büyük sıkıntılara sokmadan gerçekleştirmektir. Bu amaçla ilk kullandığı yöntem, her bir hasta için ayrı ayrı olmak üzere, korkulan durumların bir listesini çıkarmaktır. Çünkü, insanların yaşadığı duygu benzer olsa da, onları hangi durumlarda yaşadıkları, kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterir. Örneğin, panik yaşayan bir kimsede, asansör korkulan bir yer iken, diğer bir panik hastasında asansör hiçbir problem yaratmayabilir. Örneğin, bir panik hastasında, panik duygusunun geldiği yerler şöyle bir liste oluşturabilir: asansör, evdeki penceresiz oda, evde yalnız kalmak, banyo yapmak, burun tıkanıklığı, sinema, büyük alışveriş merkezleri, metro… gibi. Bu liste çıkarıldıktan sonra, bu durumlar, en az korku yaratandan en çok korku yaratana doğru sıralanır. Buna hiyerarşi oluşturma denir. Bu, bir merdivenin basamakları gibi düşünülebilir. Bu hiyerarşi listesi oluşturulduktan sonra, ilkin en az korku yaratan, yani hiyerarşinin – merdivenin en alt basamağında olan durum ele alınır. Ve bu durum da kendi içinde basamaklara bölünür. Örneğin, bir hastada, asansörün en az korku yaratan durum olduğunu düşünelim. Böyle bir durumda şu gibi sorularla, asansör de kendi içinde basamaklara ayrılmalıdır; Hangi - Nasıl bir asansör? (dar, geniş, yalnız başına, başkalarıyla birlikte vs). Terapide, bu araştırmayla tüm korkulan durumların ayrıntılı bir hiyerarşi listesi oluşturulduktan sonra, en az korkulan durumla yüzleşme, yani karşılaşma başlatılır. Sonra,her bir adımda korku giderilerek, aşama aşama üst basamaklara doğru ilerlenir. Bu, terapi dışında kişilerin kendi başlarına da uygulayabilecekleri bir yöntemdir. Ancak terapide kullanılan başka yöntemlerle, bu süreç çok daha rahat yürütülür. Bunların başında imgeleme, relaksasyon, biofeedback gelir. Bu yöntemler sayesinde, zorluklar kolayca aşılabilir ve kişi sıkıntı yaşamadan korkuyu aşabilir.