Konuşmak için her seferinde tek hece

Bebekler dili anlamadan aylar önce konuşmayı öğreniyor. Konuşmayı öğrenirken aynı heceyi tekrar ederek ("da-da-da") anlamsız sesler çıkarıyorlar ya da heceleri birleştirerek bir söz dizisi oluşturuyorlar ("da-do-da-do").

Konuşmak için her seferinde tek hece

Bebekler dili anlamadan aylar önce konuşmayı öğreniyor. Konuşmayı öğrenirken aynı heceyi tekrar ederek ("da-da-da") anlamsız sesler çıkarıyorlar ya da heceleri birleştirerek bir söz dizisi oluşturuyorlar ("da-do-da-do").

heceFakat bebekler anlamsız sesler çıkarırken tam olarak ne yapıyor? Konuşmayı öğrenmeleri neden bu kadar uzun sürüyor? Şaşırtıcı bir kaynak bize bazı cevaplar sunuyor: kuşdili. Bebek diline odaklanan ve kuşdili konusunda uzman olan araştırmacılar, heceler arasında geçişi öğrenmenin, anlamsız sesler çıkarmayla konuşma arasında önemli bir engel olduğunu öne süren yeni bir araştırma yayımladı. Araşt ı rmanın baş yazarı olan Manhattan'daki Hunter College'dan psikolog Dina Lipkind, "Ses gelişiminin daha önce tanımlanmamış bir bileşenini keşfettik. "Bizim gösterdiğimiz, anlamsız sesler çıkarmanın yalnızca sesleri öğrenmeyi değil, sesler arasındaki geçişleri de öğrenmeyi kapsadığı" diyor. Dil öğrenimine dair ipuçları sunan sonuçlar, sonunda insanlardaki konuşma bozukluklarına ışık tutmak için kullanılabilir. Ancak bu bulguları ortaya çıkaran araştırmacılar önceleri kuşları araştırıyorlardı. Hunter College'dan kuşdili araştırmacısı Ofer Tchernichovski, "Bu işe başladığımda insan konuşmasıyla ilgili bir şeyler öğreneceğimizi hiç düşünmemiştim" diyor. O ve Dr. Lipkind ses geçirmeyen kutulardaki genç zebra ispinozlarına şarkılarındaki hecelerin sırasını değiştirmeyi öğretiyordu.

AY AY BEBEK İLETİŞİMİ

Kuşlar yeni bir şarkıyı ancak günde binlerce kez haftalarca prova ettikten sonra öğrenebiliyordu. Sadece heceler değiştiğinden, tek engel geçişlerdi. O zamanlar Japonya'daki Riken Beyin Araştırmaları Enstitüsü'nde görev yapan çalışma arkadaşları Kazuo Okanoya, aynı etkiyi çok daha doğal bir ortamda, diğer ispinozlarla dolu büyük kuşhanelerde yaşayan Bengal ispinozlarında da gördü. Dr. Tchernichovski ve New York Üniversitesi'nde bebeklerin dil öğrenimini araştıran ve araştırmanın tasarımına katkıda bulunan Gary Marcus, sonuçları bebekler açısından değerlendirdi. Yeni ve eski heceler arasındaki geçişi öğrenmek, kuşlar gibi bebekler için de meşakkatli bir süreç. Bu, çocukların dili anladıktan sonra bile neden anlamsız sesler çıkarmaya devam ettiklerini açıklayabilir. Bu araştırma, kuşdilinin insan dili hakkında bilgi edinmek için kullanılıp kullanılmayacağıyla ilgili bir tartışmayı da yeniden gündeme getirebilir. İki dilin çok az ortak noktası var ama araştırmacılar kısa süre önce çok sayıda paralel keşfetti. Kuşlar ve insanlar, aynı moleküler yapı taşlarına sahip (On sene önce bir ailenin gizemli konuşma bozukluğundan sorumlu olduğu tespit edildiğinde büyük yankı uyandıran FOXP2 geni de dahil). Görünüşe bakılırsa hem kuşlar hem de insanlar şarkı söyleme ve konuşma açısından önem taşıyan aynı beyin yapılarına sahip ve ikisi de "heceler"den kelime üretiyor. İkisi de en önemli öğrenme döneminde anlamsız sesler çıkarıyor; ikisi de şarkı söylemeyi ya da konuşmayı bir öğretmenden ya da ebeveynden öğrenen "sese dayalı öğreniciler." Sese dayalı dil öğrenimine hayvanlar arasında ender rastlanıyor; insanların evrimsel açıdan en yakın akrabaları bile bunu yapmıyor. Ancak ötücü kuşlar yapıyor. Araştırmacılarsa kuşlarla, insanlarla yapamayacakları egzersizleri yapıyor. Dr. Lipkind'in söylediği üzere, "Bebekleri ses geçirmez kutulara koyamazsınız." New York'taki Columbia Üniversi tes i'nden kuşdi l i araştırmacısı Sarah Woolley, aradaki bağın son derece ilginç olduğunu söylüyor. "Kuşdilinin bir dil olduğunu kimse öne sürmüyor. Ama arada o kadar çok benzerlik var ki. Kuralların kuşlar tarafından nasıl uygulandığını test ederek ve insanların nasıl öğrendikleriyle ilgili tahminlerde bulunarak sese dayalı dil öğrenimini modelleme fırsatı yakaladık" diyor. Ancak diğerleri, kuşdilinin insan diliyle ilgili bize gerçekten bilgi verip veremeyeceğini sorguluyor. Chicago Üniversitesi'nden kuşdili uzmanı Daniel Margoliash, "Yuvarlak solucanlar evrimsel açıdan insanlardan da bir hayli farklı. "Sizi bilmem ama yuvarlak bir solucana baktığımda, 'Tıpkı küçük Jimmy gibi! Ama yine de yararlı bir sistem' demiyorum" diyor. THE NEW YORK TIMES