Kol ve Bacak kısalıkları ameliyatla düzelebilir mi?

Kol ve Bacak kısalıkları ameliyatla düzelebilir mi? Kol ve bacak kısalıkları problem olmaktan çıkıyor. Cücelikte ameliyatla boy uzatma mümkün. Estetik ve tıbbi amaçla kemik uzatma mümkün.

Kol ve Bacak kısalıkları ameliyatla düzelebilir mi?

Kemik uzatma ile bacak veya kollarda uzama elde edilebilmesi, bir çok doğumsal veya sonradan oluşan bacak-kol eşitsizliklerinin tedavisinde yeni imkanlar yarattı. Halk arasında rastlanan cücelik sorununun tedavisi de günümüzde uygulanan kemik uzatma ameliyatları ile artık mümkün. Doğuştan kol ve bacaklardaki kemik kısalıkları, yetişkin erkeklerde 1.30 santim kadınlarda 1.25 santimin altında ise cücelik olarak tanımlanıyor. Cücelikte eklem fonksiyonları normalken kol ve bacakların simetrik ve benzer şekilde kısa olduğu görülüyor. Bu tip rahatsızlıklar büyük oranda giderilerek, hastanın ve yakınlarının mutlu olacağı sonuçlar elde edilebiliyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Fatih Parmaksızoğlu, bacak ve kollardaki kemik kısalığına bağlı ortopedik rahatsızlıklar ile cüceliğin gerçekleştirdikleri başarılı operasyonlarla giderilebildiğini ifade etti.

Estetik ve tıbbi amaçla kemik uzatma mümkün

Kemik uzatma operasyonlarının iki farklı amaçla yapıldığını belirten  Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Fatih Parmaksızoğlu, “Bu operasyonlarda öncelikli amaç çeşitli nedenlerle oluşmuş bacak boyları arasındaki farkı gidermektir. Tıbbi ve estetik olarak ikiye ayrılıyor ama estetik amaçla isteyen hastanın boy kısalığını hayatında ciddi bir problem olarak yaşaması ve psikolojik olarak değerlendirilmesi önemli bir kriter. Estetik amaçla kemik uzatmayı bireyin hiçbir ortopedik sorunu yokken sadece boyunun kısalığını dert ederek müracaat etmesi olarak tanımlayabiliriz. Bizim için asıl tıbbi gerekçelerle yaptığımız uzatmalar önemli. Burada çünkü ciddi bir ortopedik sorun söz konusudur. Bu ortopedik sorunu aşıp hastanın normal yaşantıya uyumunu sağlamaya çalışıyoruz” dedi.

Kemik uzatma 3 ile 60 yaş arasında yapılabiliyor

Parmaksızoğlu, bazı ortopedik sorunları olan hasta grubundaki bireylerin doğduğu andan itibaren diz altı kemiklerinden birinin diğerinden kısa olabildiğini söyleyerek sözlerine şöyle devam etti; “Bunlar gerçekten çok ciddi sorunlar. Çocuk ve aile çok ciddi etkileniyor ve bu durum çaresiz gibi algılanıyor. Bu bacakları belli şartlara sahipse normale yakın fonksiyonel hale getirmek mümkün.  Bunun için yaptığımız uygulamaların sonuçları gerçekten umut verici. Ailelerin kendilerine teklif edilen ampütasyon önerilerini hemen kabul etmemelerini, araştırma yapıp çocuğun günlük ihtiyaçlarını daha fonksiyonel karşılayabilecek bir alt uzuv oluşturabilir miyiz diye araştırmalarını tavsiye ediyorum. Bazen çok ümitsiz bir tablo gibi görünse de yapılacak birtakım mucize ameliyatlar, doku nakilleri ve kemik uzatmalarla bu hastaların bir proteze göre çok daha iyi sonuç veren, tabii ki kendi vücuduna ait olduğu için çok daha faydalı bir yapıya ulaşmak mümkün. 3 yaşından 60 yaşına kadar hastalarda tıbbi kemik uzatma operasyonlarını yapabiliyoruz.”

Coğrafyamızda organ kaybı büyük sorun

Hastaların birkaç doktora gittiğinde ve protez takılması yönünde önerilerle karşılaşması durumunda kabul etmelerini normal karşıladıklarını belirten Parmaksızoğlu, “Ampütasyonda geriye dönüş mümkün olmadığı için en son noktaya kadar elde edilebilecek fonksiyonel bir organ var mı araştırmak gerekiyor. Bir ampütasyon yapıldığı zaman yani o hatalı, hasarlı organ alındığı zaman protezden başka çare kalmıyor. Doku nakilleri, uzatma ameliyatları, sinir transferleri gibi sahip olduğumuz tekniklerle o uzuvları proteze kıyasla çok daha iyi duruma getirmek mümkün” dedi.

Parmaksızoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Bazı durumlarda protezler kaçınılmaz oluyor, gerçekten yapacak bir şey olmayınca biz de diğer meslektaşlarımız gibi düşünüyoruz. Bazı durumlarda ise hasta geldiğinde biz ampütasyona dönmesin diye elimizdeki teknikleri uygulayacağımızı ifade ediyoruz ama herhangi bir noktasında ampütasyona ya da proteze mecbur kalabileceğimizi de ifade ediyoruz. Bugüne kadar böyle bir durumda karşılaşmadık ama ihtimaller arasında değerlendiriyoruz. Biz de yaptıkça iyi bir tecrübe edindiğimizi düşünüyoruz.”

Cücelik sorun olmaktan çıkacak

Toplumda sık karşılaştığımız cücelik sorununun da çözümüne değinen Prof. Dr. Ahmet Fatih Parmaksızoğlu görüşlerini şöyle ifade etti: “Cüceliği doğumla gelen, çocuğa ve aileye çok büyük bir yük oluşturan sorun olarak nitelendiriyoruz. Gelişme geriliğini 1.50’nin altı kabul edersek cücelik için erkeklerde 1.30, kızlarda 1.25’in sınır olduğunu söyleyebiliriz. Cüceliğin de iki türü var. İlki orantılı olanı, yani vücuttaki tüm uzuvların birbiriyle uyumlu olması. Normal bir insanın küçüğü olarak kabul edebiliriz. Diğeri ise orantısız cücelik olarak tanımlanıyor. Burada kol, bacak gibi kemiklerin büyüme noktalarındaki doğuştan gelen hasarlar veya faaliyet yetersizliğinden kaynaklı sıkıntılar bulunuyor. Orantısız cücelikte 5 yaşından sonra uzatma ameliyatları yapmak gerekiyor. Tahminen ortalama 3 uzatma operasyonu ile kabul edilebilir bir görüntüye ulaşmak mümkün.”

Kemik boyu 32 santim uzayan hastamız var

Tıbbi olarak kemik boyu uzatma operasyonunun sürecinden bahseden ve başarılı operasyonlar gerçekleştirdiklerini ifade eden Parmaksızoğlu, “Kemiği uzatmaya karar verdiğimiz zaman içine eğer geçebileceği bir kanal varsa çivi yerleştiriyoruz. Eğer öyle bir kanal yoksa çivi kullanamıyoruz. Sonra dışardan bir cihaz koyuyoruz. Kemikte uzamaya uygun bölgeler vardır, uygun olan yerden düşük enerji ile bütünlüğü bozmayacak şekilde çatlatarak kırıyoruz. Sonrada cihazı her gün sabah yarım tur, akşam yarım tur çevirtiyoruz. Bu süreçte birbirine yapışık olan kemikler yavaşça birbirinden ayrılmaya başlıyor. Günde 1 milim, on günde 1 santim, 1 ayda 3 santim uzatma sağlayabiliyoruz. Eğer 6 santim uzatma istersek 60 gün boyunca bu operasyona devam ediyoruz. Çevirme sırasında kemikler birbirinden ayrılırken bu uygulama kemikte büyük bir iyileşme süreci başlatıyor. Kemikler arasında oluşan boşlukları vücut kendisi dolduruyor” dedi.

Parmaksızoğlu operasyon süreci ile ilgili sözlerine şöyle devam ederken örnek vakadan da bahsetti: “Uzatıyoruz, bekliyoruz, iyileşiyor, üzerine baskı uyguluyoruz yani sağlamlığını test ediyoruz. Kemik güçlenmiş oluyor ve o süreçte zaten ve normale dönmüş oluyor. Uzatmayı kaç periyoda ayırdıysak, her periyot arasında bu testleri uyguluyoruz. Sanki hiç uzatmamışız gibi tekrar uzatmaya başlıyoruz. Belli bir zaman sonra uzatmadan dolayı yumuşak doku gerginlikleri ile sıkıntı başlayabiliyor. Durup bekliyoruz, sistemi kilitliyoruz, kemikleşme tamamlanıyor, yürütüyoruz ve bu süreçte kemikler güçlenince tekrar başlıyoruz. Uzatılan uzuvda sinirler, damarlar, kaslar var ve bunların hepsi her gün yavaş yavaş uzattığımız için o gerginliğe adapte oluyorlar. Bu operasyonlardan çok güzel sonuçlar alıyoruz. Bizim 4 ayrı operasyonda 32 santim uzattığımız doğuştan anormali bir kızımız var. Kendisi de ailesi de çok mutlu. Bir ayağının kemiği doğuştan kısa kalmış. Ayağını kullanacak pozisyona getirdik. Her uzatmada kabaca 8 santim 4 operasyonda 32 santim uzatma gerçekleştirerek iki ayağı aynı pozisyona getirdik ve sıkıntıyı sıfırladık. Teorik olarak bu uzatmanın sınırı yok. İstenirse, ihtiyaç varsa 32 santimden de yukarı çıkabiliriz.”

Tedavi sürecinde normal hayat devam ediyor

Kemik uzatma operasyonu uyguladıkları hastaların bu süreçte mutlak suretle fizyoterapi tedavisi de gördüklerini söyleyen Prof. Dr. Ahmet Fatih Parmaksızoğlu, “Her ne kadar operasyon büyük görünse de bacağı kırık bir hastanın durumu ile aynı oluyor. Kemik uzatma operasyonu süresinde hastalar koltuk değnekleri ile seyahat edebilir, günlük hayatlarına devam edebilirler. Sadece cihazı çıkarana kadar banyo yapmakta çok dikkatli olmaları gerekiyor. Eğer kemiğe çivi yerleştirebilirsek süreyi yarı yarıya kısaltabiliyoruz” dedi.

Estetik operasyon daha basit

Parmaksızoğlu, herhangi bir ortopedik sorunu olmamasına rağmen boy kısalığını dert ederek başvuran hastalar olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti; “Hareketlerini ve yaşantısını etkileyen hiçbir ortopedik sorunları görünmüyor fakat boyu kısa olduğu için bunu kendisine dert ediniyor ve boyunun uzatılmasının mümkün olup olmadığını soruyor. Teknik olarak mümkün. Ağır travmalar geçirmemiş, yapışık uzuvlar, damar, sinir sorunları olmadığı ve çok sağlıklı dokularla çalıştığımız için operasyonu diğer hastalara göre daha kolay gerçekleşiyor.



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: