Kök hücre yöntemiyle MS tedavisinde başarı

Multiple Skleroz (MS) gibi otoimmun hastalıkları kemik iliği kaynaklı kök hücrelerle tedavi edilebiliyor.

Kök hücre yöntemiyle MS tedavisinde başarı
Paylaş:

Multiple  Skleroz (MS) gibi otoimmun hastalıkları kemik iliği kaynaklı kök hücrelerle  tedavi edilebiliyor. Haber4Dünyada ilk kez  Multiple  Skleroz (MS) gibi otoimmun hastalıkların kemik iliği kaynaklı kök hücrelerle  tedavi edilebileceğini kanıtlayan Chicago Northwestern Üniversitesinden Prof. Dr.  Richard Burt, felçli durumdaki 200'den fazla MS hastasının kök hücre yöntemiyle  tedavi edildiğini belirterek, “Hastalar, tedaviden sonra, hiçbir ilaca ya da  desteğe gereksinim duymuyor, sağlıklı bir insan gibi yaşıyor” dedi. Sapanca'da düzenlenen 1. Kök Hücre Araştırmaları Kongresi'ne katılan Prof  Dr. Burt, MS'in kök hücre uygulamasıyla tedavisindeki son çalışmaları hakkında AA  muhabirine bilgi verdi. Burt,MS'in, otoimmun hastalık olarak adlandırıldığını,  hastanın kendi bağışıklık sistemine ait hücrelerin, bilinmeyen bir nedenle  kişinin kendi hücrelerine saldırdığını söyledi. Prof. Dr. Burt, kök hücre uygulaması konusunda 10 yıldır çalıştığını,  hastalığı kök hücreleriyle tedavi edilebilmek için önce hayvanlarda daha sonra da  birçok hastada bunu denediğini ifade ederek, şöyle konuştu: “Bugüne kadar felçli durumdaki 200'den fazla MS hastası, kök hücre  yöntemiyle tedavi edildi. Hastalar, tedaviden sonra, hiçbir ilaca ya da desteğe  gereksinim duymuyor, sağlıklı bir insan gibi yaşıyor. Tedavide yüzde 60-70 gibi  bir başarı sağladık. Yaptığımız iş, bilgisayarı resetlemek gibi bir şey. Önce  hastanın kemik iliğinden kök hücre alınıyor, sonra bağışıklık sistemi tamamen yok  ediliyor. Ardından da alınan kök hücre yeniden hastaya enjekte ediliyor. Böylece  hastanın bağışıklık sistemi yeniden oluşturuluyor. Hasta, 20 gün hastanede  kalıyor, sonra tamamen özgür oluyor. Tedavinin önümüzdeki süreçte çok daha etkili  olacağına inanıyorum. Dünyanın dört bir tarafından gelen hasta var. Onların iyiye  gittiğini görmek, umut verici. İlaç ve kortizon kullanmak zorunda kalan birçok  hastam iyileşti. Amerika, Paris ve Brezilya'da çalışmalarımız devam ediyor.” “TEDAVİDE MORAL ÇOK ÖNEMLİ, HER ŞEY HASTAYA BAĞLI” Prof. Dr. Burt, tedavinin, araştırmalar karşılığında yapıldığını  vurgulayarak, “Tedavi, şimdilik ücretsiz, yani gönüllü olmak yeterli, tabii  tedaviye uygun hasta tipine uymak şartıyla. Bu şartlar nedir? MS hastası, sürekli  atak geçiriyorsa, sinir sistemi çökmüş ve tekerlekli sandalyeye mahkum kaldıysa  kök hücre tedavisini uyguluyoruz” dedi. MS'te çeşitli ilaçlar ve tedaviler uygulandığını, ancak bu yöntemlerin  sadece hastalığın belirtilerini azalttığını, ama eskiye doğru çeviremediğini dile  getiren Burt, ayrıca bu ilaçların ömür boyu alınması gerektiğini söyledi. Porf. Dr. Burt, ilaçların alınmasının engellilik halini yavaşlatsa da  ortadan kaldırmadığını, kök hücre tedavisinin ise hastalığı yok ettiğini, yani  hastayı iyileştirdiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Bazı hastalarımızda tedavi uygulanmasının üzerinden 6-7 yıllık bir süre  geçti, herhangi bir lezyon oluşumu yok. MR'larına bakıldığında temiz olduğunu  görüyoruz. Hastaların yüzde 30'unda hastalığın tekrarı gözlemlenirken, yüzde  70'nde görülmüyor. MS'te kime yardım edebileceğimizi biliyoruz. MS hastalarının  yüzde 90'ı hafif nöbetleri olan hastalardır. Yüzde 10'u ise ilerleyici olan  hastalardır. Bu yüzde 90 içerisine giren grupta kök hücre uygulaması yapmıyoruz.  Çünkü onlar, nöbetlere rağmen normal yaşantılarını sürdürüyorlar. Bu grup  içerisinde belirli bir hasta ise daha sonra ilerleyici aşamaya geçiyor, hastalığı  kötüleşiyor. İşte biz o aşamada kök hücre tedavisi yapıyoruz.” Prof. Dr. Burt, MS'te erken tanı ve tedavinin önemli bir faktör olduğunu  belirterek, moralin de çok büyük önem taşıdığını, her şeyin hastaya bağlı  olduğunu söyledi. TEKERLEKLİ SANDALYEDEN SONRA TEKRAR YÜRÜYEN, BASKETBOL OYNAYAN HASTALAR VAR” MS hastalarının geleceklerini bilememenin verdiği stresle büyük bir  depresyon içinde olduklarını vurgulayan Burt, “Başka bir hastam, 20'li yaşlarda  MS'e yakalanmış, 3 yılık bir tedavi gördükten sonra 23 yaşında tamamen eski  haline döndü. Bir başka hasta, çok zor adım atarken koşmaya başladı. Tedaviye  genç yaşta başlanması, yani 35 yaş ve altı daha iyi. Amerika'da 10 bin kişiden  birinde MS görülüyor. Kadın erkek arasında eşit görülen bir hastalık ve genetik  değil” diye konuştu. Standart tedaviyle, kendi uyguladıkları kök hücre naklini karşılaştırmalı  olarak incelediklerini belirten Burt, kök hücre tedavisinden sonra hastanın  kötüleşmeyeceğini bilmesinin, stresi ve depresyonu otomatik olarak yok ettiğini  kaydetti. Prof Dr. Burt, tedavinin doğru hastaya uygulandığı zaman çok anlamlı  derecede yaşam kalitesini arttırdığına dikkati çekerek, kök hücre konusunda  araştırmaların devam ettiğini, yakın zamanda daha da iyi sonuçlar elde  edilebileceğini ifade etti. "MS HASTALARININ ÜÇTE İKİSİ 20-40 YAŞ ARASINDA” Prof. Dr. Burt, MS'e yakalanma riskinin yaşlandıkça azaldığını  belirterek, “Hastaların üçte ikisi 20-40 yaş arasında iken üçte biri 40 yaş üstü  ya da 20 yaş altındadır. 55 yaşın üzerinde risk belirgin olarak  azalmaktadır”dedi. MS'in kişiden kişiye değişken belirti ve bulgularla başladığına dikkati  çeken Burt, belirtilerin hastalığın başlangıç döneminde kendiliğinden  düzelebilmesinin hastaların hekime başvurması ve tanı almasını geciktirebildiğini  söyledi. Prof. Dr. Burt, hastalarda gövde, yüz, kol ve bacaklarda uyuşukluk,  karıncalanma, güçsüzlük, baş dönmesi, dengesizlik, beceriksizlik, idrar kaçırma  ya da idrar yapamama, bellek sorunları, cinsel işlev, konuşma, görme ve uyku  bozuklukları gibi durumların gözlendiğini belirterek, “MS'de, yorgunluk,  halsizlik, uyuşmalar, elektriklenmeler gibi belirtiler gün içerisinde aralıklarla  olabileceği gibi günlerce, haftalarca da sürebilmektedir. Belirti ve bulguların  24 saatten uzun sürdüğü dönemler 'atak dönemi' olarak tanımlanır. Hastalığın her  kişide farklı şekillerde ortaya çıkması, seyrinin ya da tedaviye yanıtların  kişiden kişiye farklılıklar göstermesi MS'in çok farklı yüzünün olmasındandır.  MS'in tanısında hastada ortaya çıkan belirtileri çok iyi tespit etmek gerekir bu  nedenle beyin ve omuriliğin MR görüntülemeyle değerlendirilmesi oldukça  önemlidir. Kimi olgularda kesin tanı için beyin omurilik sıvısının incelenmesi,  kan testleri ve elektrofizyolojik çalışmalar gerekebilir” diye konuştu. Türkiye'de de kök hücre tedavi protokolünün uygulanabilirliği konusunda  iş birliği yapacaklarını belirten Burt, “Belki bir yıl boyunca genç Türk  doktorlar gelip, bizimle kalabilir ve hastaları değerlendirebilir. Örneğin  Singapurlu bir hekim bir yıl bizimle çalıştı ardından ülkesine dönerek, benzer  çalışmalar yaptı” dedi. CHICAGO A.A