Kimler depresyona yakalanır

Kimler depresyona yakalanır, kimler risk altında? Depresyonda olduğunuzu nasıl anlarsınız. İştecevaplar.

Kimler depresyona yakalanır

NPSİTANBUL Beyin Hastanesi'nden Psikiyatri Uzmanı Dr.Oğuz Tan anlatıyor...

Maskeli depresyon nedir?

Bedensel belirtilerle ortaya çıkan depresyondur. ‘Mutsuzum. Keyif almıyorum hayattan’ demez kişi, ama doktor doktor dolaşır; nefes darlığı, çarpıntı, sıkıntı ile gezer durur. Strese bağlı bedensel belirtiler taşır. Histeriye benzer aslında. Bunu ayırt etmek önemlidir, çünkü tedavi yaklaşımları farklıdır. Karında şişkinlik, geğirme, gaz, bunlar bazı kişilerde depresyon belirtisidir.

Depresyonun yol açtığı rahatsızlıklar var mı?

Depresyon birçok probleme yol açabilir. Maskeli depresyonda bahsettiğimiz bir dizi belirti depresyon sonucu oluşur. Psikosomatik hastalıklar ortaya çıkar. Tansiyon kontrolü zorlaşır, astım atakları sıklaşabilir. Sedef hastalığına zemin hazırlar depresyon. Kronik depresyonu olanlarda kalp damar hastalıkları, kanserler erken görülür. Çünkü beyin bozulduğunda tüm vücut etkilenir bundan. Uzun süren streste böbrek üstü bezi salgıyı artırır; bu da kanda yağ ve şeker dengesini, kan basıncı kontrolünü bozar, sonuçta kalp damar hastalıkları artar.
 
Serotonin azalmasında yeme bozuklukları da çıkar ortaya. Anoreksiya, bulimiya gibi.
Zaten beyin elektrosu çekildiğinde ön bölgelerdeki bozulmalar anoreksiya ve bulimiya hastalarında da net olarak görülür (klasik elektro ile değil, QEEG ile).

Depresyonun psikolojik sebepleri nelerdir?

Kişinin büyük bir üzüntü atlatması, geçmiş yaşamında yıkıcı olaylar yaşaması depresyon riskini arttırır. 10 yaşından önce ebeveynini kaybeden çocuğun, 40 yaşında depresyona girme ihtimali dahi vardır.

Titiz, takıntılı insanlar daha sık depresyona girer. Onay görmek isteyen, başkalarına bağımlı insanlar; hayır diyemeyenler; herkes beni beğensin, takdir etsin, hakkımda olumsuz bir şey düşünmesin, kimseyi incitmeyeyim diyenler depresyona yatkındırlar. Sevilme ihtiyacı fazla olanlar, baskı altında yetişenler depresyona namzettirler. Kendini beğenmeyenler de daha sık depresyona girerler. Aşırı sorumluluk duygusu taşıyanlar, kendilerinden ve başkalarından beklentileri yüksek olanlar da depresyona eğilimlidirler. Şüpheci insanlar da depresyona girebilirler.

Kadınlarda depresyonun sık görülmesinin önemli sebeplerinden biri hormonlardır; ama kadınların baskı altında yetiştirilmeleri, duygusal-fiziksel-cinsel şiddete ve tacize daha fazla maruz kalmaları, eğitim ve iş hayatında erkeklere göre dezavantajlı konumda olmaları (daha az okutulmaları ve ekonomik durumlarının daha kötü olması), aileyle ilgili sorumluluklarının daha fazla olması (çocukların, yaşlanan anne-babaların, hasta akrabaların bakımı…) kadın depresyonunun sebepleri arasındadır.

Depresyondaki bir kişiye dışarıdan baktığımızda görüntü olarak nasıl tanımlıyoruz?

Depresif kişinin yüzüyle ilgili bir tabir vardır: omega yüzü. Ağır depresyonda insanın yüzü ters omega şeklindedir. Bütün yüz kasları kederle kasılır, çizgileri belirginleşir. Burun kenarlarından dudaklara doğru bakıldığında bir omega harfi okunur. Büyük acı çektiği, yüzünden bile anlaşılır kişinin. Depresyon geçirenlerin ağlamaklı yüzleri vardır ve ses tonları kederlidir. Alçak sesle konuşurlar, düşüncelerini toparlayamazlar, bu yüzden rahatça ifade edemezler, sorulara uzun sürede cevap verirler, zihinleri yavaşlamıştır (hatta bazen durmuş gibidir). Reaksiyon zamanları uzamıştır. Hasta, depresyonu düzelince 10-20 yaş genç görünür.

Öğrenilmiş çaresizlik nedir?

Öğrenilmiş çaresizlik, depresyona yol açan nedenlerden biridir. Bunu en iyi anlatan deneylerden biri farelerle yapılmıştır. Fareyi labirente koyarlar, ama peynir koymazlar; bu mahrumiyet bir süre devam eder. En sonunda fareyle birlikte labirente peynir de konu; ama hayvan nasıl olsa zaten peynir yoktur diyerek aramaz ve kendini açlıktan öldürür. Hayatında bir süre üzücü, çözümsüz olay yaşayanlarda bu ‘nasıl olsa çare yoktur’ duygusu gelişir ve çözülecek olayları bile çözemezler.

Kış depresyonu veya bahar depresyonundan bahsedilir. Böyle bir şey var mıdır?
Evet, ‘mevsimsel depresyon’ diye bir şey vardır. Bazı kişiler belirli mevsimlerde depresyona girerler. Mevsimsel depresyon en sık olarak sonbahar ve kışın çıkar ortaya. Aşırı bitkinlik, fazla uyku, karbonhidrata aşerme görülür. Bu hastalık ilaçların yanı sıra fototerapi (ışık tedavisi) ile giderilebilir. Depresyonun etkili tedavilerinden biri de ışık tedavisidir. Hasta her gün yarım saat ultraviyole ışını alır. Depresyon tedavisinde oldukça etkili bir yöntemdir, ama bırakılınca depresyon tekrarlayabilir. Pahalı olmayan bir tedavidir.

Mevsimsel depresyon melatonin seviyesinin değişmesine bağlı olarak gelişir. Sadece karanlıkta salgılanan bir maddedir melatonin. Ve mevsimler değiştikçe salgılanma süresi, kandaki miktarı değişir. Bazı hayvanlar melatonin seviyesindeki değişikliğe göre uykuya dalar (kış uykusu) ve çiftleşir (hayvanlarda belli mevsimlerde cinsel arzu artışı, melatonin salgısındaki değişmeye bağlıdır).

Yaz ayında neden depresyon olur peki?

Bazı insanlarda özellikle yazın depresyon görülür, ama sebebi çok bilinmez. Belki de bazı bünyelerin melatonine ters cevap vermesi olabilir bunun nedeni.

Depresyon kimlerde görülür?
Daha önce de söylediğim gibi depresyon, kadınlarda erkeklere oranla iki kat daha fazla görülür. Menstrüel döngüde (âdette) değişimler, hamilelik, düşük yapma, doğum sonrası, erken menopoz ya da menopoz gibi hormonal etkenler kadınlarda depresyon oranının yüksek olmasında etkilidir. Ayrıca birçok kadın, hem işte hem de evde birçok sorumluluk yüklenmek, yalnız başlarına çocuk yetiştirmek ve yaşlı insanların bakımını üstlenmek gibi fazladan strese neden olabilecek şeyler de yaşarlar.

Birçok kadın doğum sonrasında da aşırı hassas bir dönem geçirir. Hormonal ve fiziksel değişimlerin üstüne dünyaya yeni gelmiş bir bebeğin sorumluluğunun da binmesi, kimi kadınlarda doğum sonrası depresyona neden olabilir. Birçok kadında doğumdan sonra mutsuzluk, kaygı, sinirlilik gibi belirtiler görülebilir, bunlar çoğu zaman geçicidir ve ciddi bir depresif durumu işaret etmeyebilir. Ancak depresif bir bozukluk durumunda tedavi gerekir. Tedaviye ilaveten aile bireyleri de anneye hem duygusal olarak, hem de fiziksel olarak destek olmalıdırlar.

Erkeklerdeyse, depresyon kadınlardan daha az görülmekle birlikte, intihar oranı daha yüksektir. Depresyon erkeklerde genellikle alkol, kimi uyuşturucu haplar (drug) ya da toplumsal olarak kabullenilmiş fazla çalışma alışkanlıklarıyla maskelenir.

Ayrıca depresyon erkeklerde umutsuzluk ya da karamsarlık hissinden çok huzursuzluk, sinirlilik ya da cesaret kırılması biçiminde kendisini hissettirir. Erkekler depresyonda olduklarını hissetseler bile, yardım arama çabaları kadınlara oranla çok düşük kalır. Yeni bir çalışma, her ne kadar depresyonun hem kadınlarda hem de erkeklerde kalp damar hastalıkları riskini artırdığını gösterse de, erkeklerde bu yüzden gerçekleşen ölüm oranının da daha fazla olduğunu ortaya çıkarmıştır.



Etiketler: stres depresyon


BİLGİ PARKI
NPİSTANBUL Bilgi Parkı
ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ TV
VİDEOLAR
  • Yalan söyleyen birini nasıl anlarız?
    15 Ocak 2019, 11:59
  • Disleksi bir zeka sorunu mu?
    15 Ocak 2019, 08:53
  • Yaşlılık ne zaman başlıyor?
    14 Ocak 2019, 14:21
  • Sağlıkta yapay zeka dönemi mi başlıyor?
    14 Ocak 2019, 10:58